Tekel İşçileri Genel Grevi Zorluyor


CEREN A.


17 Ocak 2010


Tekel işçilerinin direnişinin 34. gününde ve Türkiye’nin dört bir yanından gelip Türk-İş genel merkezinin önünde başlattıkları oturma eyleminin ikinci gününde düzenlenen büyük mitinge onbinlerce işçi katıldı.  Çocuklarıyla alanları dolduran  binlerce Tekel işçisine Türk-İş’e bağlı sendikalar, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, sol/sosyalist partiler ve çevreler destek verdi. Tekel işçileri mücadelelerindeki kararlıklarını gösterdiler.

34. gününü dolduran direnişin net mesajları işçiler ve onlara destek veren binler tarafından dile getirildi ama ev sahibi Türk-İş işçinin beklentisini boşa çıkardı ve genel grev talebini dillendirmedi bile. Mustafa Kumlu’nun konuşmasının tek bir yerinde bile genel greve çağrı yoktu. Mitingdeki konuşmasında Tekel işçilerinin “Genel Grev Genel Direniş” sloganlarına kayıtsız kalarak genel grev sözü etmeyen Türk-İş genel başkanı Mustafa Kumlu işçiler tarafından protesto edildi. İşçiler Kumlu’nun konuşmasının ardından kürsüyü yarım saat işgal ederek protestolarını sürdürdüler.  Umutlarını bu büyük mitinge bağlayan işçiler, umutları ve umutlarıyla sınanan ekmeklerinin çalınmasıyla miting sonunda istediklerini duyamayınca iyice gerildi.

Oturma eylemlerini sürdürmek için döndükleri Türk-İş genel merkezinin önünde “Kumlu istifa”, “Türk-İş göreve genel greve” sloganları atılmaya başlandı. Ardından işçiler kapıyı zorlayarak Türk-İş binasına girdiler. Normalde onların olan sendika kapıları işçilere kapatılmaya çalıştığından, bir işgal oldu ister istemez. Tekel işçileri artık bu yoldan dönüşün olmadığını açık bir şekilde aktardılar. Kendilerine sunulan ve çözüm olarak lanse edilenin özlük haklarına vurulmuş darbeyi daha da derinleştireceğinin bilincinde olan emekçiler bu işgalde Kumlu’yu istifaya çağırdı. Kitleyi sakinleştimek için bir konuşma yapan Tek Gıda-İş genel başkanı Mustafa Türkel işçilere yılmamaları ve direnişi daha da kitleselleştirip devam etmeleri konusunda mesajlar verdi. Tekel işçileri kararlılıklarını 4-C’de ısrar eden hükümete olduğu kadar sendika yöneticilerine de gösterdiler.

Tekel işçileri: Genel grev gerekli

Tekel işçisi olan Rahmi Şaşmaz, Kumlu’nun söylemine tepkili olmakla beraber kararlarında bir kırılma olmadığını ve bu inançla açlık grevine gideceklerini söyledi. Mitingde yapılan konuşmalarda esamesi okunmayan genel grevin gerekliliğini belirterek konuşulanlardan  tatmin olmadıklarını söyledi.

Bir diğer işçi Yusuf Aşan’a göre ise bugün yaşananlar 34. gününe giren direnişin tam olarak göstergesi değildi. Beklentilerinin altında kalan konuşmalar 4-C dayatmasına irade göstermenin örneği olamazdı.

Yasin abi ise bu direnişi çok güzel bir özeteleme yaparak anlattı: “Bu mücadele işçi sınıfı adına kazınılmaya çalışılan bir emek hareketinden öte bizden sonraki kuşaklara örnek olmalı” dedi ve bundan sonraki süreçte de olacaklardan korkmadıklarını, iktidarın copla biber gazıyla emekçilere saldırmasından çekinmediklerini ifade etti.

 

Kadınlar bayrağı yükseltiyor

Yaşananların bir göstergesi de bu direnişin öznelerinin kadınlar olmasıydı. Kadınlar gerek bu uzun erimli direnişte gerekse direnişin örgütleyicisi olmaları nedeniyle sendikal alanda bayrağı yükseltiyorlardı. Çoğu zaman yaşanan gerginlikleri yatıştırmada önemli bir etken olan kadınlar özel alandan çıkıp bir 3.vardiya olarak nitelenen sendikal hak arama sürecine çocuklarıyla dahil oluyorlardı. 70 bine yakın katılımın olduğu bu mitingde kadın var olma mücadelesindeki umudu kamusal alanda da sergilemiş oldu.                  

Konuştuğumuz İzmir Tekel kadın işçileri “Biz türkülerimizle direnişi devam ettireceğiz. Ankara yazında donsak da coplansak da burada kalıp mücadele edeceğiz. Günlerdir çocuklarını görmeyen anneler olarak onların ekmeğine sermayenin kanlı ellerini uzattırmayacağız” dediler. Hep birlikte süren bu direnme 4-C ve hükümetin saldırılarına inat büyüyerek devam edecektir.

Tekel işçilerinin direnişi geniş toplumsal kesimlerin desteğini kazanmış durumda. Önümüzdeki zaman içinde bu mücadele sadece Tekel işçileriye sınırlı kalmayıp her kesimin ses vereceği bir mücadele olacak. Düzene karşı direnen işçi sınıfı deneyimlerini de arkasına alarak kadın, çocuk, memur, öğrenci hep birlikte taşları yerlerinden oynatacak. Yetimin hakkının Bilal’in gemiciğinde saklı olmadığı, insanca bir yaşamın mümkün olduğu bir düzen bu halkın dişiyle tırnağıyla elde ettiği bir kazanım olarak tarihe geçecek.

FOTO GALERİ 17 OCAK 2010


.