Kadınlar barışta ısrarlı


CEREN A.


23 Ocak 2010



22 Ocak Cuma günü, Ankara’daki kadınlar barış için sokaktaydı. Ankara Yüksel Caddesi barış noktası ilan edildi. Barışa her zamankinden daha çok ihtiyacımız var, savaş konsepti hız kazanırken kadınlar olarak barışta daha da kararlıyız, ısrarlıyız dendi. İstanbul’un her yerinde barış noktaları kuran kadınlar Ankara’da da her yerde barış noktası oluşturacaklarını söyleyerek savaşa karşı barışın dilini kurmakta ısrarcı olduklarını belirttiler. Basın açıklamasında barışın öznesi olacaklarını, sokaklarda demokratik taleplerini ve sorunlara çözüm perspektiflerini dile getirmeyi sürdüreceklerini vurguladılar. Daha öne yapılan barış noktasında savaşın empoze ettiği eril dile karşı kadınların barış sözleri sokakta yankılandı. Ankara’da oluşturulan barış noktasına, 60 kadın destek verdi. kadınların söylemlerine damga vuran savaşın değil barışın olduğu bir ülkede yaşamaktı. Kadınlar bu noktada azımsanmayacak kadar önemli bir özne olduklarını bir kez daha vurguladılar. Çünkü kadınlar yıllardır bu ülkede yaşanan ve adeta bir rant mücadelesine dönüşen, kurumsallaştırılmaya çalışılan çirkin pazarlıktan en çok zarar gören kesim. Milliyetçilik söylemlerinde yatan ana fedakarlığı, şehit söylemleriyle ölümü ve öldürmeyi kutsayan bu zihniyet dünyasına artık dur diyen kadınlar bu mücadelede oldukça kararlı adımlarla yürüyeceklerini söylediler.

Savaşta tacize uğrayan, savaş sonunda ganimet olarak görülen ve savaşın argümanlarını temin etmekte önemli bir unsur olan kadınlar artık bu çirkin süreci baltalamakta ısrarlı. Ankara’daki kadınlar olarak taleplerimizin görünür olması için sloganlarımızla barış noktasında yer aldık.       

Barış noktası ilan edilen Yüksel Caddesindeki basın açıklaması İlke Işık Sağdık tarafından okundu. Savaşa değil kadına bütçe, Kadınlar barış istiyor, Jin jiyan azadi, Yaşasın kadın dayanışması gibi sloganlar atılarak bir süre barış noktasında oturularak beklenildi. Daha sonra kadınlar 39. gününü dolduran Tekel işçilerinin direnişine destek vermek için Türk-İş’in önüne geldi. Burada da adalet, özgürlük, kardeşlik ve barış taleplerine yönelik sloganlar atıldı. Türk-İş’in önünde girişim adına Yeşim Ergün konuşma yaptı. ‘Emek, demokrasi, özgürlük istiyorsak önce barış demeliyiz’ dedi. Tekel işçisi kadınlarla beraber atılan ‘Yaşasın kadın dayanışması’ sloganları ile eylem son buldu.

 

BARIŞ NOKTASINDA OKUNAN BASIN AÇIKLAMASI:

 

BARIŞ İÇİN ISRAR EDİYORUZ

Bugün Barış Noktası olarak ilk eylemimizi Yüksel Caddesi insan hakları anıtının önünden başlatmamız anlamlıdır.

Bugün buradayız. Sözümüzü ve gücümüzü sokağa taşımak, barış mücadelesini örgütlü gücümüzle somut eylemlere  dönüştürmeyi  hedefledik. Çünkü: şiddeti   yıllar boyunca, yaşadıklarımızı, bu yaşanmışlıklara dair tanıklıklarımızı, duygularımızı paylaşmak istiyoruz. Birlikte  konuşabileceğimiz, özgürleşeceğimiz barış noktalarımızı çoğaltmak istiyoruz. Barış taleplerimizi dillendirirken, birbirimizi güçlendirmek, barışın herkese, en çok bize, biz kadınlara gerekli olduğunu anlatmak ve barışta ısrarlı olduğumuzu haykırmak için barış noktasında buluşuyoruz.

Barış için ısrarcıyız, sözümüzü ortaklaştırırken , eylemlerimizi  yerelleştireceğiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Arap, Gürcü ve hangi milliyetten, mezhepten olursa olsun,  işçi, emekçi,  genç ve bir tek kadın dahi özgür değilse hiçbirimiz özgür olamayız. İlan ediyoruz ki barış mücadelesi  biz kadınlar için aynı zamanda eşitlik ve özgürlük mücadelesidir çünkü evde, işte, sokakta biz kadınlara yönelik şiddet yıllarca süren savaşla birlikte daha da katmerleşti. Şiddetin  topluma verdiği zararı, neden olduğu linçleri, öfke ve düşmanlığı biz kadınlar her birimiz hayatlarımızda benzer ya da başka şekillerde  yaşadığımızın  farkındayız.Şiddetin hayatlarımızda nelere mal olduğunu en iyi biz kadınlar biliyoruz.

 Biz kadınlar barış istiyoruz

Şiddetin hem savaş, hem görece barış zamanında öncelikli mağduru olan, kimlikleri yok sayılan, göçe zorlanan, dilleri yasaklanan, tutuklanan, Ceylan gibi öldürülen, gözaltında kaybedilen, işkence gören, taciz ve tecavüzleri yaşayan, Kürt kadınları ile birlikte  bu topraklarda yaşayan kadınların olduğunu biliyoruz. Bunları yaşatan katillerin, tecavüzcülerin “Bin operasyon yaptık” diyen devletin muteber ’iyi çocukları’nın hesap vermesini “Devlet Sırrı” olarak korunmasına karşı çıktığımız için barışta ısrar ediyoruz.

Barış için ısrarcıyız, çünkü insanların açlıktan öldüğü bir dünyada, devasa bütçelerin silah endüstrisine ayrılmasını istemiyoruz. Vergilerimizle oluşturulan bu bütçelerin silaha, bombaya,tanka değil, kadınların yaşamını değiştirmeye ve sığınma evlerine  harcanmasını istiyoruz. Tekel işçisi kadınların işsiz kalmamasını, gündelikçi kadınların sigortasız, ev eksenli çalışan kadınların kayıtsız çalışmamalarını istiyoruz.

Barışı, kadınların dayanışmasıyla güçlendirmek için susmayalım, haykıralım

Kürt sorununda yaşanan tıkanıklığın önü kadınların öncülük edeceği bir süreçle aşılacaktır. Militarist kurumların ve onların sözcülerinin yapacağı her türlü ırkçı, şoven, savaş politikalarına karşı biz kadınların  eşitlik, kardeşlik,adalet,özgürlük ve barış taleplerini daha güçlü dile getireceğiz.

Barış için ısrarcıyız, çünkü egemen savaş diline karşı biz kadınlar toplumsal yaşamda bizi yok sayan erkek egemenliğine, militarizme, cinsiyetçiliğe, homofobiye  ve ırkçılığa karşı  durabilmemizin tarihin bu evresinde barış dilinin egemen olması ve annelerin göz yaşının dinmesinin barışla mümkün olacağını biliyoruz.

Bize suskunluk dayatılıyor!

Biz barışta ısrar eden kadınlar, her yere barışın sesini taşıyalım.

Barışı, kadınların dayanışmasıyla güçlendirmek için susmayalım, haykıralım.

JIN JİYAN AZADİ

BİZ KADINLAR BARIŞ İSTİYORUZ!

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

 


.