22
Ocak Cuma günü, Ankara’daki kadınlar barış için sokaktaydı. Ankara
Yüksel Caddesi barış noktası ilan edildi. Barışa her zamankinden
daha çok ihtiyacımız var, savaş konsepti hız kazanırken kadınlar
olarak barışta daha da kararlıyız, ısrarlıyız dendi. İstanbul’un her
yerinde barış noktaları kuran kadınlar Ankara’da da her yerde barış
noktası oluşturacaklarını söyleyerek savaşa karşı barışın dilini
kurmakta ısrarcı olduklarını belirttiler. Basın açıklamasında
barışın öznesi olacaklarını, sokaklarda demokratik taleplerini ve
sorunlara çözüm perspektiflerini dile getirmeyi sürdüreceklerini
vurguladılar. Daha öne yapılan barış noktasında savaşın empoze
ettiği eril dile karşı kadınların barış sözleri sokakta yankılandı.
Ankara’da oluşturulan barış noktasına, 60 kadın destek verdi.
kadınların söylemlerine damga vuran savaşın değil barışın olduğu bir
ülkede yaşamaktı. Kadınlar bu noktada azımsanmayacak kadar önemli
bir özne olduklarını bir kez daha vurguladılar. Çünkü kadınlar
yıllardır bu ülkede yaşanan ve adeta bir rant mücadelesine dönüşen,
kurumsallaştırılmaya çalışılan çirkin pazarlıktan en çok zarar gören
kesim. Milliyetçilik söylemlerinde yatan ana fedakarlığı, şehit
söylemleriyle ölümü ve öldürmeyi kutsayan bu zihniyet dünyasına
artık dur diyen kadınlar bu mücadelede oldukça kararlı adımlarla
yürüyeceklerini söylediler.
Savaşta tacize
uğrayan, savaş sonunda ganimet olarak görülen ve savaşın
argümanlarını temin etmekte önemli bir unsur olan kadınlar artık bu
çirkin süreci baltalamakta ısrarlı. Ankara’daki kadınlar olarak
taleplerimizin görünür olması için sloganlarımızla barış noktasında
yer aldık.
Barış noktası ilan
edilen Yüksel Caddesindeki basın açıklaması İlke Işık Sağdık
tarafından okundu. Savaşa değil kadına bütçe, Kadınlar barış
istiyor, Jin jiyan azadi, Yaşasın kadın dayanışması gibi sloganlar
atılarak bir süre barış noktasında oturularak beklenildi. Daha sonra
kadınlar 39. gününü dolduran Tekel işçilerinin direnişine destek
vermek için Türk-İş’in önüne geldi. Burada da adalet, özgürlük,
kardeşlik ve barış taleplerine yönelik sloganlar atıldı. Türk-İş’in
önünde girişim adına Yeşim Ergün konuşma yaptı. ‘Emek, demokrasi,
özgürlük istiyorsak önce barış demeliyiz’ dedi. Tekel işçisi
kadınlarla beraber atılan ‘Yaşasın kadın dayanışması’ sloganları ile
eylem son buldu.
BARIŞ NOKTASINDA
OKUNAN BASIN AÇIKLAMASI:
BARIŞ İÇİN ISRAR
EDİYORUZ
Bugün Barış
Noktası olarak ilk eylemimizi Yüksel Caddesi insan hakları anıtının
önünden başlatmamız anlamlıdır.
Bugün buradayız.
Sözümüzü ve gücümüzü sokağa taşımak, barış mücadelesini örgütlü
gücümüzle somut eylemlere
dönüştürmeyi
hedefledik. Çünkü: şiddeti
yıllar boyunca, yaşadıklarımızı, bu yaşanmışlıklara dair
tanıklıklarımızı, duygularımızı paylaşmak istiyoruz. Birlikte
konuşabileceğimiz, özgürleşeceğimiz barış noktalarımızı
çoğaltmak istiyoruz. Barış taleplerimizi dillendirirken, birbirimizi
güçlendirmek, barışın herkese, en çok bize, biz kadınlara gerekli
olduğunu anlatmak ve barışta ısrarlı olduğumuzu haykırmak için barış
noktasında buluşuyoruz.
Barış için
ısrarcıyız, sözümüzü ortaklaştırırken , eylemlerimizi
yerelleştireceğiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Arap,
Gürcü ve hangi milliyetten, mezhepten olursa olsun,
işçi, emekçi,
genç ve bir tek kadın dahi
özgür değilse hiçbirimiz özgür olamayız. İlan ediyoruz ki barış
mücadelesi biz kadınlar
için aynı zamanda eşitlik ve özgürlük mücadelesidir çünkü evde,
işte, sokakta biz kadınlara yönelik şiddet yıllarca süren savaşla
birlikte daha da katmerleşti. Şiddetin
topluma verdiği zararı, neden olduğu linçleri, öfke ve
düşmanlığı biz kadınlar her birimiz hayatlarımızda benzer ya da
başka şekillerde
yaşadığımızın
farkındayız.Şiddetin hayatlarımızda nelere mal olduğunu en iyi biz
kadınlar biliyoruz.
Biz
kadınlar barış istiyoruz
Şiddetin hem
savaş, hem görece barış zamanında öncelikli mağduru olan, kimlikleri
yok sayılan, göçe zorlanan, dilleri yasaklanan, tutuklanan, Ceylan
gibi öldürülen, gözaltında kaybedilen, işkence gören, taciz ve
tecavüzleri yaşayan, Kürt kadınları ile birlikte
bu topraklarda yaşayan kadınların olduğunu biliyoruz. Bunları
yaşatan katillerin, tecavüzcülerin “Bin operasyon yaptık” diyen
devletin muteber ’iyi çocukları’nın hesap vermesini “Devlet Sırrı”
olarak korunmasına karşı çıktığımız için barışta ısrar ediyoruz.
Barış için
ısrarcıyız, çünkü insanların açlıktan öldüğü bir dünyada, devasa
bütçelerin silah endüstrisine ayrılmasını istemiyoruz.
Vergilerimizle oluşturulan bu bütçelerin silaha, bombaya,tanka
değil, kadınların yaşamını değiştirmeye ve sığınma evlerine
harcanmasını istiyoruz. Tekel işçisi kadınların işsiz
kalmamasını, gündelikçi kadınların sigortasız, ev eksenli çalışan
kadınların kayıtsız çalışmamalarını istiyoruz.
Barışı, kadınların
dayanışmasıyla güçlendirmek için susmayalım, haykıralım
Kürt sorununda
yaşanan tıkanıklığın önü kadınların öncülük edeceği bir süreçle
aşılacaktır. Militarist kurumların ve onların sözcülerinin yapacağı
her türlü ırkçı, şoven, savaş politikalarına karşı biz kadınların
eşitlik, kardeşlik,adalet,özgürlük ve barış taleplerini daha
güçlü dile getireceğiz.
Barış için
ısrarcıyız, çünkü egemen savaş diline karşı biz kadınlar toplumsal
yaşamda bizi yok sayan erkek egemenliğine, militarizme,
cinsiyetçiliğe, homofobiye
ve ırkçılığa karşı
durabilmemizin tarihin bu evresinde barış dilinin egemen
olması ve annelerin göz yaşının dinmesinin barışla mümkün olacağını
biliyoruz.
Bize suskunluk
dayatılıyor!
Biz barışta ısrar
eden kadınlar, her yere barışın sesini taşıyalım.
Barışı, kadınların
dayanışmasıyla güçlendirmek için susmayalım, haykıralım.
JIN JİYAN AZADİ
BİZ KADINLAR BARIŞ
İSTİYORUZ!
YAŞASIN KADIN
DAYANIŞMASI!
.