![]() |
|
|
|
|
||
|
STRATEJİK HATA: DÜZENE EVET ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE HAYIR M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU 7 Eylül 2010 Anayasa değişiklikleri ile ilgili referanduma
yönelik taktik hamlelerde sosyalistler üç ayrı tavra bölündüler. Boykot,
Hayır ve Evet yaklaşımları taktik çıkışlar olarak ele alınırlarsa başka
bir tartışmaya, stratejik konular olarak ele alınırlarsa başka bir
tartışmaya ihtiyacımız var demektir. Önemli konulardaki taktik
hatalar stratejik hattı etkileyebilir fakat stratejiyi kökünden
değiştiremezler. Ana stratejiyi bozmak için hatanın da stratejik olması
gerekmektedir. Bütün bunları belli bir devrim stratejisi olduğunu
varsaydıklarımız için yazıyoruz. Belli bir stratejisi olmayanın
stratejik hata yapması da söz konusu değildir. Bu stratejik doğrultuları
konusunda teste tabi tutmaya gerek duymadıklarımız bir liberal bir
devrimci, bir ulusalcı, bir özgürlükçü bir gelenekçi olmak suretiyle
rüzgar ne tarafa doğru eserse o tarafa gitmekteler. Bunlar CHP’nin
artçısı olmaktan kurtulamazlar. Belki de kurtulmak istemezler,
durumlarından memnundurlar. Aslı dururken suretini kim ne yapsın? Bunlar
olsa olsa CHP’nin “devrimci” kanadı olabilirler.
Bu herhangi bir devrimci stratejiden yoksun,
mevcut cumhuriyetin “iyi” yönlerini savunan solda yer işgal edenler
türüne memleketimizde az rastlanan bir eylem türü geliştirdiler: Fikrini
söyleyenlere, yazı yazanlara protesto adı altında yumurta veya benzeri
maddeler atıyorlar. Bir de oradaki dinleyicilerin arasındaki kopukların
saldırısına uğruyorlar ve sonuç olarak ortaya devrimcilik adına rezalet
bir görüntü çıkıyor. (Bu noktada bu tip yanlış eylem yapmış olsalar dahi
devrimci gençlere saldıran terbiyesizler terbiyelerini takınmalıdırlar!)
İster burjuva basının klasik gazetelerinde isterse Taraf gibi
emperyalist politikaların (başta ABD olmak üzere) sözcülüğünü yapan
gazetede yazsın biz fikirlere karşı fikirlerle mücadele ederiz. Bununla
beraber devrimcileri şiddetle bastırmaya kalkanların aynı şekilde yanıt
alacaklarından şüpheleri olmasın. Dikkat edilirse Evetçiler kümesini AKP,
benzeri bazı düzen partileri, liberaller, bir kısım faşistler ve çok
küçük bir azınlık sol oluşturuyor. Hayırcılar kümesi ise CHP, MHP,
ulusalcıların diğer kesimleri ve azımsanmayacak sayıda sosyalist gruptan
oluşuyor. Boykot cephesi ise devrimcilerden ve özgürlük hareketinden
oluşuyor. Diğer Evet ve Hayır kümeleri ortak cepheler oluşturamazken,
birbirleri ile uzlaşmaz bir şekilde düşmanlıklar beslerken en tutarlı
kümeyi cepheleştirerek boykotu savunan sosyalistler ve özgürlük hareketi
gerçekleştiriyor. Çünkü boykot kısa erimde 12 Eylül anayasasına hayır
demektir. Uzun erimde oligarşik düzeni yıkabilecek devrimci bir tavır
alıştır. Bu referandumun sahte demokrasisini teşhir etmektir. Başta
seçim barajı olmak üzere ezilenleri burjuvazinin göstermelik demokrasi
oyununda figüran haline getiren tüm uygulamalara karşı çıkmanın pratik
yansıması boykottur. Hayırcıların bir kısmı “Referandum doğrudan
demokrasiye hizmet edecekse her bir maddenin teker teker oylanması
gerekir.” yaklaşımı içerisindeler. Eşitsizliğin tümüyle hakim olduğu
oligarşik bir yönetimin iş başında olduğu düzende teker teker oylanan
referandum maddeleri de doğrudan demokrasiye hizmet etmez. İşçi sınıfı
ve ezilenlerin karşısına tüm gasp ettiği zenginliklerle ve baskı
aygıtları ile dikilen burjuvazi doğrudan demokrasinin bir kırıntısına
bile imkan tanımayacaktır. Referandumun doğrudan demokrasiye tekabül
ettiğini savunmaktan daha absürd bir durum da referandumla doğrudan
yasama erkine halkın müdahale etmekte ve “Hayır” diyerek aleyhine olan
bir yasayı engellemekte olduğu yaklaşımıyla Hayır taktiğini savunmaktır.
Hayır taktiğini savunmak için bahşedilenleri savunmak yanlıştır.
Seçeneklerini ezilenlerin de oluşturabildiği demokratik ortamı
hedeflemek gereklidir. Yine bu Hayırcı kesimler çağdaş demokrasiden,
hukukun üstünlüğünden ve bunun güvencesi olarak anayasa mahkemesinden
bahsediyorlar. Ne zaman çağdaş kelimesini duysak ya işgal gördük ya
darbe oldu ya da ekmeğimizin yarısı daha elimizden gitti. Hukuk ise hep
işçi sınıfını ve ezilenleri ezdi. Biz sosyalistler için son tahlilde
hukukun da ortadan kaldırılması gereklidir. Çünkü hukuk, sınıflar
arasında bir uzlaştırma aracı değil, bir baskı aracıdır. Bu anlamda,
geçerli kılmak istediğimiz hukuk, mutlak değil, geçicidir. Ve bizim
olmadığı sürece üstün olması da pek iyi değildir. Ortadan kaldırmak
istediğimiz anayasanın mahkemesini korumak da bize kalmadı. Yasamanın
yürütme üzerindeki üstünlüğü devletin sosyo-ekonomik yapısından soyut
olarak ele alınarak ilerici/gerici durum tahlilleri çekilemez. İşçi
sınıfı ve ezilenlerin mücadelesi açısından oligarşik diktatörlük
koşulları altında yasamanın yürütmeye ya da yürütmenin yasamaya
üstünlüğü arasında ciddi bir fark yoktur. Sonuçta yasama da oligarşinin,
yürütme de oligarşinin egemenliği altındadır. Egemenlerin iç
çelişkileri ele geçirdikleri kurumlar arasında çatışmalara yol açabilir.
Devrimcilerin bu tip durumlarda taraf olmaları pek hayırlı olmaz. CHP ve MHP’nin “Hayır” demesi dolayısıyla
onlarla yanyana görünmek istemediğini ilan eden devrimciler bu
endişelerinde çok haklıdırlar. Bugün Hayır diyen devrimciler yarın için
bugünden düştükleri durumu dikkate alarak endişelenmelidirler. Bugün
Hayır demek kolayca insanı düzene evet AKP’ye hayır diyenlerin yanına
düşürebilir. Boykotçular düzene de onun AKP’sine de hayır demektedirler.
Devrimci mücadelenin ana ekseni iktidardaki partiye karşı değildir, bir
bütün olarak kapitalist devlete karşıdır. Hayırcılar boykot taktiğinin katılım oranını düşürerek Evet oylarının oranının yükselmesine ve Hayır oylarının da düşeceğine yol açarak AKP’ye yaradığını iddia ederek abesle iştigal etmektedirler. Kendilerinin bile kafası bu kadar karışıkken boykot edenlerin sandığa gitselerdi Hayır oy atacağından bu kadar nasıl emin olabiliyorlar. Evet’i ve onun meşruiyetini yani Hayır’ı kısaca sahte referandumu ortadan kaldıracak tek taktik boykottur. Unutulmamalıdır ki antitezi olmayan tez yoktur. 12 Eylülde Boykot işçilerin, ezilenlerin sokaktaki eylemi ve darbecilerden, işkencecilerden, emperyalistlerden hesap sormanın eylemi olacaktır. |
||
|
Loading
|