|
Yunan mitolojisinde bir insan vardır. Hayatta kalmak
için kendini yer. Sanıyorum kapitalizmin son geldiği noktada
durumu liberalizm açısından son geldiği aşamada (beşeri ve doğal
kaynakların tükenme oranlarını içine katmadan söylüyorum) böyle
açıklayabiliriz. Dünya üzerinden birkaç örnekle kapitalizmin geldiği
eşitsiz dağılım hakkında fikir sahibi olalım.
- Bütün Peru halkının zenginliği Microsoft’un sahibi
Bill Gates’in zenginliğine eşit
- Dünyada 1.400.000 insan temiz su içemiyor.
- Dünyada 4.000.000 insan günde 2 dolardan az bir
parayla geçinmek zorunda
Konuyu daraltmamak için örnekleri geniş
tutmayacağım. Şimdi üniversitelerin tüketim içerisindeki yeri nedir onun
hakkında konuşalım. ABD’de iki tane okul vardır. Bunlardan biri
Connecticut üniversitesi, diğeri Yale üniversitesi. İki tane okul vardır
diyorum çünkü diğerleri sermaye görevi görürler. Garip bir şekilde
ABD’deki yöneticilerin %90’ı buralardan yetişir. Eee peki diğer
üniversiteler neden var? Bunun için 1 yıl önceye dönüp hafızamızı
tazeleyelim daha sonra tekrar geri gelip Tüik’in verilerini
inceleyeceğiz.
Geçen sene üniversite kontenjanları rekor oranda
arttırıldığında üniversite öğrencileri dışında toplumda pek bir
hareketlenme olmadı. Hatta lise öğrencileri için fırsat doğdu herkes
üniversiteli olacak dediler. Bir sürü öğrenci üniversiteye girdi ve
maske ortaya çıktı. Bu kontenjanlar arttırılmasa üniversiteye
giremeyecek öğrenciler (üniversiteye girmese işsiz sayılacak insanlar
yani) üniversiteye girip işsiz rakamlarından uzaklaştırıldılar.
Kapitalizm doğası gereği yine anı kurtarma derdinde,
4 yıl sonra o rakamlar ne olacak belli değil. Sistem işsiz kalacak
insanları işsizlikten kurtardı. Ama bunu o insanları iş sahibi yaparak
yapmadı. Zaten yapmaz, yapamaz ki.
Örneğin ben devlet üniversitesinde sosyoloji
bölümünde okuyorum. Eğer burjuvazinin sosyologa ihtiyacı olursa
Bilkent’ten bunu kolayca temin edebilir. Eğer bölümü yoksa da bunu
açması ve dünyaca ünlü hocalarını sınıfsal (işçi sınıfı değil
kesinlikle) eğitimini tamamlaması açısından getirmesi hiç zor
olmayacaktır. ABD’nin Irak ve Afganistan işgallerinden sonra coğrafyada
iletişim kurmalarının sıkıntısından kaynaklı Arapça Bölümlerinin önem
kazanması ve yeni Arapça bölümleri açılması gibi. Daha sonra başka bir
bölüm açılacaktır, bir süre sonra başka bir bölüm, burjuvazi ihtiyacını
bitirince bölümlerin önemi kaybolacaktır. Bütün bunlar işsizliğin temel
sebepleri (kapitalizmin ihtiyaç duyduğu mesleki bölümlere göre bölümler
açılması).
Fakat şu durumları da yok sayarsak üniversite
öğrencilerinin ileride (yine de) işsiz kalacaklarını öğrenmek için de
çok bir şey yapmamız gerekmiyor. Bunun için internetten en gözde
mesleklerden oluşan EMO’nun işsiz verilerinden genç işsiz verilene
bakmamız yeterli. Bu veriler şöyle: %10 işsiz bunun %88,2’si genç(25 yaş
altı) işsiz. Keşke durum sadece EMO’ ya bağlı mühendislikler için
olsaydı. Ama öyle değil.
EMO “kapitalizm mühendisleri teğet geçmedi” diye
açıkladığı oranlarda şöyle söylüyor.
EMO’ ya bağlı mühendislerin %69,3’ü krizden
etkilenmiş. Yapılan bir anket sonucu ortaya çıkan tablo şöyle: EMO’ ya
bağlı mühendislerin
- %10’u işsiz, işsizlerden %44,3’ünün umudu
kalmamış.
- %31,3’ü geleceğe güvensiz bakıyor.
- %13’ü borçlarını ödeyemiyor.
- %10,7’si iş yeri sahibi ve iş kapasitesi daraldı.
- %7,9 parasını düzensiz alıyor ya da hiç alamıyor.
- %7,6 ücreti düşmüş, iş yükü artmış.
Bir de diğer verileri açalım. TÜİK’ in verilerine
göre %14,7 işsiz bulunuyor. Bu oranın rakamsal karşılığı 3 milyon 470
bin. Durum bu rakamlarla dahi vahim ama maalesef rakamlar çok daha kötü.
Çünkü TÜİK’e göre yalnızca 23 milyon insanımız çalışma çağında gözüküyor
ama çalışma çağını 18-65 yaşı arasındaki herkes olarak alırsak bu 51
milyon 686 bin insana tekabül eder.
İş sahibi olup çalışanların da büyük bir kısmı kendi
işini yapamıyor. Bunun içinde yaklaşık 18 bin veterinerden 3 bini işsiz,
6 bini de kendi meslekleri dışında iş yapıyor bu da ancak yarısının
kendi işini yapabildiğini gösterir. Ya da Türkiye’de şu an itibariyle
neredeyse tüm dünyaya yetecek kadar maden mühendisi yetişmiş durumda.
Başbakan her ne kadar “40 bini öğretmen 20 bin polisi işe alacağız” dese
de T.C.’ye bağlı topraklarda her yıl 50 bin eğitim fakültesi mezun
oluyor. Şu ana kadar mezun olup iş bulamayanları saymıyorum bile.
Önceden sorsan iş bulamayan insanlar tembel
insanlardı. Anne ve babalarımız bize derslerimizi çalışmayıp tembellik
yaparsak işsiz kalacağımızı anlatırdı iş bulamayan eş-dost için “arasa
bulur. ülkede iş mi yok?” derdik. Ama rakamlar o kadar kötüye gidiyor ki
hayat anlatılanlar gibi değilmiş öğreniyoruz.
|