DÜNYA'NIN KUPASI AFRİKA KITASINDA


MURAT YÜKSEL


28 Haziran 2010



1930 yılında Uruguay’da 13 ülkenin katılımıyla gerçekleşen ve 1942 ve 1946 yıllarında 2. Dünya Savaşı nedeniyle ara verilen ve 1950 yılından sonra düzenli olarak gerçekleşen ‘Dünya Kupası’ spor türleri arasında en çok izlenen, hatta olimpiyatlardan bile daha çok izleyici kitlesine sahip bir organizasyon. Organizasyonun simgesi olarak 1974 yılında heykeltraş Silvio Gazazniga’nın yerküreyi tutan 4 futbolcudan oluşan heykeli, FİFA tarafından 53 aday arasından seçildi.

Dünya Kupası’nın bu yıl 19’uncusu ilk kez Afrika’da gerçekleşiyor. Başlangıcından itibaren meraklı gözlerle takip etmekteyim. Gözlemlediklerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Futbol resitalleri arasına adını yazdıracak olan tek bir ülke ve geride kalan ülkeler. En başta da Afrika olmak üzere bu yılki Dünya Kupası adından çok bahsettirmekte. Afrika'da spor müsabakalarında çok kullanılan ve 1990’lı yılların ortalarına kadar hayvan derilerinden yapılan ve daha sonra plastikten üretimine geçilen vuvuzela başlangıcından sonuna kadar hiç susmadı. Burjuva basının etkisiyle maçların izlenemeyecek duruma geldiği, seyircilerin bundan rahatsız olduğu, futbolcuların kendi seslerini duyamadıkları söylendi. Hatta uyanık girişimciler vuvuzela sesinden korunma yollarına başvurarak 'kulak tıkaçları' ürettiler, ilgi de görmekte. Evsahibi ülke olan G. Afrika, kendi grubunda olan Fransa'yı yenerek evine gönderdi. Ama sadece futbolcuları evlerine gitti ya sömürüsü (peki o neden gitmemişti)? 

Afrika 19. yüzyıla kadar karanlık kıta olarak anıldı. İç kesimleri belki de o zamana kadar keşfedilmedi. Afrika kıtası sömürgeci Fransa'nın dışında, Hollanda, Belçika, Almanya ve İngiltere olmak üzere birçok ülke tarafından sömürüldü. Batılı emperyalistler sömürgecilik yıllarında ''köle ticareti''yle Afrika'nın yazgısını kararttılar.  Afrika'da gerçekleşen bu köle ticareti ABD'nin de iştahını kabartmıştı. Almış oldukları 'zenci köleleri' farklı işlerde kullanarak sömürüp, kullanılamayacak duruma geldikten sonra tekrardan kendi ülkelerin geri göndermişlerdi, hatta Afrika'ya gelen bu 'zenci köleler' kendi ülke vatandaşları tarafından kabul görmedi ve bu sebepten dolayı Afrika'da iç karışıklığa kadar bile gitti. ABD'deki ırkçılığın oluşmasında en büyük etkenin geçmişte gerçekleşen bu 'köle ticareti' olduğu ileri sürülmekte.

Bununla yetinmeyen Avrupa devletleri, Afrika'ya beyazların göç etmesiyle bir başka sömürüye daha sebebiyet vermişlerdi. Beyazların gelmesiyle (kadını ve erkeğiyle birlikte) Afrika'da yeni bir ırk meydana gelmiştir. 'Afrikaner' olarak adlandırılan bu yerleşimciler Afrika'da iç çatışmaların çıkmasında en büyük etkenlerden biri.

Şimdi 19'uncusu gerçekleşen Dünya Kupasında bir zafiyetten bahsetmekteler. Batıdan gelen futbolseverler soyulduklarını ve kendilerini güvende hissetmediklerini belirttiler ve güvenliğin artırılmasını FİFA yetkililerinden istediler! Avrupalıların Afrika'da kendilerini güvende hissetmemesindeki ironiyi bu şikayetçi futbolseverler farkettiler mi acaba?


muratyuksel87@gmail.com