DİYARBAKIR MİTİNGİ VE ERDOĞAN'IN UNUTTUKLARI


FİLİZ KURNAZ


5 Eylül 2010


AKP’nin Referanduma yönelik günlerdir beklenen Diyarbakır Mitingi dün yapıldı. Muhalefet partileri CHP ve MHP’nin üzerinde fırtınalar kopardığı, medyanın gün saydığı miting dün Amed’de gerçekleşti. Muhalefet partileri ve medya tarafından bunca ilgi gören AKP mitingine Amed halkı gerekli ilgiyi göstermedi. Mitinge katılım iki onbini aşamadı. Taraflı ve tarafsız medya miting rakamlarından bahsederken net bir rakam kullanamazken taraflı medya ise sadece 20 bin rakamını net olarak telaffuz edebildi. Bu denli kritik bir mitingde rakamlar elbette anlam taşıyor. Ama asıl önemlisi AKP Genel Başkanı ve Başbakan sıfatı bulunan Tayyip Erdoğan’ın Amed’de neler anlatacağıydı.

Tayyip Erdoğan’ın Amed halkına nasıl hitap edeceği ile ilgili olarak günlerdir bir kaşık suda fırtına kopartılıyordu. Oysa dün Amed’de gerçekleşen AKP mitingi, fırtına bir yana rüzgar dahi olamadı. Tayyip Erdoğan Amed mitinginde Musa Anter’i, Ahmet Kaya’yı anarak Kürt halkının taleplerini geçiştirmeye çalıştı. Bir de “ben de cezaevinde yattım” diyerek cezaevlerinde yaşamlarını yitirenlerle, onlarca yıl cezaevinde yatanlarla boy ölçüşmeye kalktı. Cezaevinde kaldığı için kendini Amed’li sayan Başbakan bugün cezaevlerinde “terör” suçlusu ilan edilen ve yaşlarının çok üstünde cezalar alan çocuk tutukluları hiç anımsamadı.

Amed halkına şirin gözükmek çabasıyla ‘Diyarbakır Cezaevini yıkıyoruz’ diyerek güya Amed cezaevinde yaşanan işkencelerle, ölümlerle kendince hesaplaştı. ‘Diyarbakır cezaevini müze yapıyoruz’ diyemedi ama yerine başka cezaevleri, başka işkencehaneler yapıyoruz dedi. Amed’i cezaevsiz bırakmayacağını, Amed halkını cezalandırmaktan vazgeçmeyeceğini karşısında duran Amed halkına ilan etti.

Amed halkına yeni 5. koğuşlar yaratacağının sözünü verdi. Başta Musa Anter olmak üzere Kürt halkının değerlerini unutmadığını söyleyen Tayyip Erdoğan üzerinden fazla bir zaman geçmemesine rağmen, tutuklanan, kelepçeli fotoğrafları basında boy boy yayınlanan belediye başkanlarını, BDP temsilcilerini unutmuşa benziyordu. Bunlardan hiç bahsetmedi. Tayyip Erdoğan’ın unutmadıklarının yanında unuttukları, unutmak istedikleri çok daha fazlaydı elbet. Kapatılan Demokratik Toplum Partisi, zorla dokunulmazlıklarına dokunulan, yasaklanan milletvekilleri asla hatırlamak istemedikleri arasındaydı…

Başka nelerden bahsetti Tayyip Erdoğan? Ekonomiye de değindi elbet. Hayvancılığa yaptığı katkılardan,  çiftçilere verdiği önemden, ayrılan bütçelerden bahsetti. Bir de hava yolu ulaşımında artan yolcu sayısından! Tayyip Erdoğan Amed ekonomisini nasıl da kalkındırdığını güzel güzel anlata dursun, Diyarbakır’da ramazan ayında evde iftarlık yemek bulamadığı için bunalıma girerek intihar eden babanın geride bıraktığı ailesi Amed halkının yoksulluğunun resmini çiziyordu. Başbakan bu resmi miting alanında hiç hatırlamadı.

Tayyip Erdoğan’ın unutmadıklarına dönersek elbet BDP’yi tehdit etmeyi unutmadı. BDP’nin Anayasa referandumunda yaptığı Boykot çağrısını antidemokratik! bulmayı unutmadı. Erdoğan’ın demokrasisinde söz konusu Amed olunca önce “Evet’e” yer vardı sonra “Hayır’ dahi bu demokraside yer bulabilirdi. Fakat Kürt halkının temsilcilerinin Boykot çağrısı onun demokrasi sınırlarına sığmıyordu. Boykot demek var olan sistemi ret etmekti. Boykot demek ne 12 Eylül Anayasasına ne de AKP’nin Kürt halkını, işçileri yok sayan değişim aldatmacasına boyun eğmekti…

Tayyip Erdoğan’ın hafızası unutmaya alışıktı. Miting alanında aslen Amed halkının ne duymak istediğini unutuverdi. Amed halkı operasyonların durmasını istiyor… Amed halkı tutuklanan onlarca temsilcisinin serbest bırakılmasını istiyor… Amed halkı barış için dağların yücesinden gelenlerin sesini sesine katarak müzakere başlasın diyor… Amed halkı kirli savaşın son bulması için, Barış için savaşıyor…

 


Filiz Kurnaz
Loading