BAŞKA PERSPEKTİFLER


BEGÜM DADAK


12 Şubat 2010


Bu güne kadar hep tartıştık homoseksüelliği, biseksüelliği. Biyolojik mi, yoksa toplumun sapkınlığı(!)  mı? Herkesin bir fikri, söyleyecek bir şeyi vardı.

Kimilerine göre bu bir suç, bir sapkınlıktı. Toplumun yozlaşması, değer yargılarını yitirmesi vs vs idi. Temel nedeni, başlangıcı, dolayısıyla tedavisi(!) birey toplumdan, onu bu güne getiren çevresel faktörlerden bağımsız olarak incelenemeyeceği için net olarak ortaya konulamazdı.

Bu noktada doğaya ait içgüdülerinden vazgeçmemiş; kölelik, feodalite, faşist, oligarşist, emperyalist, kapitalist toplum düzenlerinin öznesi ya da parçası olmamış bir grup canlıya şiddetle ihtiyaç duymaya başlıyoruz.

Sanırım böyle bir alemin varlığının hepimiz de ayırdındayız. HAYVANLAR ALEMİ…

Bu noktadan hareketle hayvanların davranışları gözlemlendiğinde bazı ilginç örnekler kayda alınmış. Bunlardan bazıları şöyle:

Bilim insanları ve öğrenciler gördüklerinden oldukça şaşırmış durumda. Dişi bir maymun bacaklarını diğer bir dişinin beline dolayıp klitorisini diğerininkine sürterken zevk çığlıkları atıyor. Araştırmacı açıklamaya başlıyor: Bu bir tür tanışma ya da barış/uzlaşma davranışıdır. Belki de besin değiş tokuş hareketi; ama bu kesinlikle seks değil. Kesinlikle lezbiyen bir seks değil(!)

Altı iri boynuzlu yaban koyunu erkeği bir araya gelip birbirlerine sürtünüp, burunları ile birbirlerini dürtüyorlar ve birbirlerinin üzerine çıkıyorlar. Biyolog bunu "Agreseksüel bir davranış" olarak açıklıyor: Sadece dominantlık sağlama yöntemi(!)

Hayvanat bahçesindeki penguenlerden biri diğerine yaklaşıp uysal bir şekilde eğiliyor. Kuşlar neredeyse birbirinin aynısı ve ziyaretçiler hangisinin dişi ya da erkek olduğunun nasıl anlaşıldığını soruyorlar. "Davranışlarından anlayabiliriz" diyor araştırmacı. "üstteki erkek Eric, dişi Dora'ya kur yapıyor." Daha sonra bakıcı erkek Eric'in yumurtladığı haberini veriyor!

Gerçekler bizden hep saklandı, gerçekler hep göz ardı edildi. Dağ gorillerinden, kedi, köpeklere ve kobaylara kadar doğa homoseksüel ve biseksüel hayvanlarla dolu. Diğer cinsiyetle hiç ilişkiye girmeyen ve onların davranışlarını kabul eden travesti ya da biseksüel hayat süren hayvanlar var. Şaşırtıcı ve vurgulanası olan gözlemcilerin çoğunlukla ne gördüklerini tanımlamaktan aciz olmaları ve kendi erkek egemen kültürlerinden bağımsız yorumlarda bulunamamaları. Dişi ve erkeğin birbirine çok benzediği durumlarda; çiftleşen iki hayvan görüldüğünde üstekine hemen erkek deniyor! Penguen Eric buna iyi bir örnek. Daha sonra ismi Erica'ya değiştirildi. Hayvanlar bu tür davranışlar içine sık sık girdiklerinden artık araştırmacılar bunu saklayamıyor.

Çeşitli güçler(!) burada da etkin tahmin edilebileceği gibi. Örneğin Amerikan Deniz Memelileri Komisyonu için hazırlanan hükümet raporunda katil balina erkekleri arasındaki homoseksüel ilişkiler basımdan hemen önce siliniyor. Bilim adamları sevdikleri hayvanları temize çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Gorillerin gay ya da lezbiyen olduğunu öğrendiğimizde onları korumak için daha az mı duyarlı olacağız sizce?

 Bu noktada çalışmalarından kaynak aldığım Bruce Bagemihl devreye giriyor. 10 yılını hayvanlardaki alternatif seksüalite üzerine bilgi toplayarak biyolojik bir rapor tutmaya harcayan ,"Biyolojik Coşku: Hayvanlarda Homoseksüellik ve Doğal Çeşitlilik adlı kitabında hayvanlardaki homoseksüellikten ve biyologların bunun açıklamasında kullandıkları kaçamak yöntemlerden bahseden; orangutanlardan, balinalara, meyve yarasalarından sarıasmalara kadar yaklaşık 200 memeli ve kuşta sıra dışı seksüaliteyi tartışan Bruce Bagemihl’in sakin tavrı bilimsel yöntemin işleyişini sağlıklı kılan tarzdan.

Bagemihl, araştırmacıların hayvanların homoseksüel olmayacakları konusundaki ustaca açıklamaları ile dalga geçiyor. Dominantlık, profesörlerin bulduğu en yaygın bahane. Bagemihl "dominantlık homoseksüel davranışlar için o kadar çok kullanılıyor ki sonunda anlamını yitiriyor" diyor.

Tutsak hayvanlar, hapishanedeki insanlara benzetiliyor. İddialara göre doğal olmayan bir ortamdaki mahkûmlar gibiler bu nedenle de gerçekten homoseksüel değiller. Güya bazı tutsak hayvanlar "sevdiğinle olamıyorsan olduğunu sev" davranışını uygularken diğerleri de cinsel hayatlarını sona erdiriyorlar. İş özgür doğaya geldiğinde ise bu açıklamalar kendiliğinden çöküyor.

Hayvanların bir diğerinin cinsiyetini anlamaktan aciz olduklarından homoseksüel davranışlar sergiledikleri fikri, hayvanları aptal yaratıklar mertebesinde gören geri kalmış, antibilimsel bakış açısından başka bir şey değil. Ve tersi ispat edilen iddialar böylece devam ediyor…

Bu tartışmayı tüketme çabalarına bu kez “içgüdü mü, bilinç mi?” eklenecek diye öngörmüyor değilim. Ancak bildiğim ve emin olduğum şey; bu tartışmaların erkek egemen sistemin işleyişi doğrultusunda var olana eklemleneceği, ancak gerçeklerin yıkılamayacağı ve daima var olacağıdır.