'4 MİLYON İNSAN NEWROZ'DA REFERANDUM YAPTI'

21.03.2010 - Diyarbakır'da düzenlenen Newroz kutlamasında konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Newroz’da referandumun sonucunu alacaklarını belirterek, “Bu meydandaki 1 milyon oy yetmiyor diyenler şimdi İstanbul'da da referandum yapılıyor, Gever de yaptı, Van da yaptı, Muş da yaptı. 4 milyon insan Newroz'da referandum yaptı” dedi. BDP’li milletvekilleri hakkında toplam bin 777 yıl hapis cezası istendiğini de belirten Demirtaş, “Bizim üzerimizden tasfiye politikalarını dayatmak isterseniz BDP sizin muhatabınız değil olsa olsa kabusunuz olacak” diye uyardı. 


AYNI TEHCİR ZİHNİYETİ, AYNI IRKÇI GELENEK

18.03.2010 - Başbakan Erdoğan İngiltere gezisinde BBC’ye verdiği mülakatta Ermeni göçmen işçileri, gerekirse ülkeden göndereceğini açıkladı. Başbakan aynı açıklamayı, Britanya başbakanı Brown ile düzenlediği ortak basın toplantısında da yineledi. BBC Türkçe servisine verdiği özel mülakatta Erdoğan kelimesi kelimesine şunları söyledi: “Bakın benim ülkemde 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine 'Hadi siz de memleketinize' diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar... Ülkemde de tutmak zorunda değilim.” ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesinin ardından İsveç Parlamentosunda Ermeni soykırımının tanındığı, İngiltere, İspanya ve Almanya parlamentolarında da benzer tasarıların gündeme geleceği bir dönemde, BBC muhabirinin “Türk dış politikası sıkıştı mı?” “Türkiye komşularıyla sıfır sorun politikası izleyen ama dünyanın geri kalanıyla kavgalı bir ülke tablosuna mı geliyor?” sorusu üzerine Erdoğan’ın sarfettiği sözler ırkçı ve faşist bir zihniyeti yansıtmaktadır.

■ SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN'IN BASIN AÇIKLAMASI 


SEÇİM BARAJI KALDIRILMALIDIR

10.03.2010 - Seçim barajının anti demokratik olduğunu savunan 13 siyasi parti ortak deklarasyon yayınlayarak seçim barajının kaldırılmasını istedi. Siyasi partiler adına ortak deklarasyonu okuyan Yeşiller Eşsözcüsü Hüseyin Güngör, 12 Eylül Darbesi'nin yasakçı ürünü olan yüzde 10 barajı ile demokratik temsilin engellendiğini söyledi. Seçim barajının pek çok adaletsizliğe yol açtığını söyleyen Güngör, 'Baraj engeline takılan siyasi partilerin aldıkları oylarla çıkarmaları gereken milletvekillikleri barajı aşan partilere dağıtılmakta, bu partiler aldıkları oy oranının çok üzerinde sandalye sayısı elde etmektedirler. Bu sistem nedeniyle örneğin 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi halkın oylarının yüzde 46'sı Meclis dışında kalan partilerde toplanabilmekte, seçimde birinci olan parti ise oyların yüzde 34'ünü aldığı halde yüzde 66'ya varan bir Meclis çoğunluğu elde edebilmektedir' dedi.


HER YERDEN KADIN MÜCADELESİNİN FOTOĞRAFLARI

Her yerden kadın mücadelesinin fotoğrafları... Kadın evde var olan hegemonyayı yıkmaya çalışırken, kadın fabrikada emek sömürücülerini avlarken, kadın sokakta hakkını son kuruşuna kadar ararken... Ve kadın 8 Martlarda özgürlüğü için yürürken... 8 Martının 100. yılıyla büyürken mücadelesinde...


AYNI KAVGANIN PARÇASI

AKP hükümetinin Kürt sorununda demokratik açılım adı altında başlattığı süreç yeni baskılar, gözaltılar ve tutuklamalarla sürüyor. Bugüne kadar taş atan çocuklara verilen onyıllarca hapis cezaları, DTP’nin kapatılması, seçilmişlerin kelepçelenmesi ve daha birçok uygulamayla içi boş olduğu anlaşılan sözde açılım sürecindeki antidemokratik uygulamalara bir yenisi eklendi. Türk devletinin Kürt halkını örgütsüzleştirme ve politik temsilcilerini tasfiye etme projesi çerçevesinde Avrupa'da eş zamanlı olarak operasyonlar başlatıldı.


YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ

İnsanların büyük marketlere yönelik yağma hareketleri ‘yağmacılar felaketi fırsata çevirdiler, komşularının marketlerine saldırdılar’ şeklinde sunuluyor. Haiti ardından Şili depremleri yağma kavramının güncelleşmesini de beraberinde getirdi. Aslında söz konusu görüntülere pek yabancı değiliz. İstanbul’u göle çeviren ve minibüs içinde kadın işçilerin ölmesiyle sonuçlanan sel sırasında selin denize sürüklediği eşyaları almaya çalışanlara da aynı isim takılmıştı: ‘yağmacılar’.


III. ENTERNASYONAL VE 'TARİHİN TEKERLEĞİ' YA DA 'TEKERLEĞİN TARİHİ'

Bundan tam 91 yıl önce, 6 Mart 1919 yılında kurulan III. Enternasyonal kuşkusuz pek çok açıdan ele alınabilecek, tarihsel önemi olan bir dönemdir. Bugün bu yazı bağlamında öne çıkarmayı düşündüğüm mesele ise III. Enternasyonal’in her şeyden daha çok ‘tarih ve sınıf öznesini’ yorumlamada bir dönüm noktasına işaret etmesidir. III. Enternasyonal bu açıdan sınıfı tarihin nesnesi konumundan öznesi konumuna yükseltmiştir.


YAŞASIN 8 MART! BİJİ 8 ADARE!YAŞASIN 8 MART'IN 100. YILI!

1910’dan bugüne, 8 Mart’lar yalnızca işçi kadınların çalışma koşullarının değişmesi talebiyle sınırlı kalmadı. Kadın ezilmişliğine karşı bayrak açan her kadının taleplerini en güçlü şekilde dile getirdiği gün oldu. Tüm kadınların birlik, mücadele ve dayanışma günü haline geldi. 100 yıl sonra bugün bizler, 8 Mart’ta “Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir” diyerek alanları dolduruyoruz. Hem kapitalizmin bizi ucuz işgücü olarak sömürmesine karşı çıkıyor, hem de ev içinde harcadığımız görünmeyen emeğimize sahip çıkıyoruz. Ve bu ikisi arasında bağlar kuruyor, kapitalizmin erkek egemenliğiyle iç içe geçerek bu hayatın her alanında bizi ikincil rollere hapsettiğini teşhir ediyoruz.


KÜRT KURUMLARINA OPERASYONLAR PROTESTO EDİLİYOR

05.03.2010 - Avrupa ülkelerinde Kürtler, Belçika polisinin Roj Tv ve KNK'ye yaptığı operasyonu protestoya hazırlanıyor. Almanya'dan binlerce kişi de Belçika'ya doğru harekete geçti. Belçika Federal Savcılığı, Kürt kurumlarına yönelik bugün gerçekleştirilen baskınlara Türk asılı polislerin de katıldığını doğrulayarak, 20 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Kürt kurumlarına yapılan operasyonlara tepki gösteren BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ''Kürtlerin diyaloga yönelik çağrılarının bu operasyonla cevaplandırılması tarihi bir hatadır. Türk hükümeti çok büyük bir diyalog fırsatını geri tepti'' dedi. Roj Tv stüdyoları, KNK ve BDP temsilciliğine düzenlenen baskında ABD’nin girişimlerinin etkili olduğu ortaya çıktı. Yeşiller Partisi Senatörü Geert Lambert, ABD'nin Roj Tv’yi susturması için uzun süredir Belçika'ya baskı yaptığını söyledi.


KONGRA-GEL BAŞKANI REMZİ KARTAL VE ZÜBEYİR AYDAR GÖZALTINDA

Sabah erken saatlerde ülke çapında Kürtlere ait ev ve kurumlara baskın düzenleyen Belçika polisi Brüksel’deki Kürdistan Ulusal Kongresi binasına baskın yaptı. Baskın sırasında KNK binasında bulunan Kongra-Gel Başkanı Remzi Kartal ile Kongra-Gel başkanlığı üyesi Zübeyir Aydar gözaltına alındı. Roj Tv’ye program yapan Roj NV ve Sterk production stüdyolarına yapılan baskına 300'den fazla polisin katıldığı bildirildi. Baskında şimdiye kadar, Roj NV müdürü Gülşen Emsiz, gazeteciler Burhan Erdem, Devrim Akçadağ ve Murat Yaklav ile bazı misafirlerin bulunduğu 10’u aşkın kişi gözaltına alındı. Roj TV'nin yayını kesildi. Baskınla ilgili kısa bir açıklama yapan Roj Tv yayın kurulu, baskının anti demokratik olduğunu belirtti ve baskın sırasında yayın araçlarının tahrip edilmesini kınayarak, uygulamaya derhal son verilmesini istedi. KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Roj Tv ve KNK başta olmak üzere Kürt kurumlarına düzenlenen operasyonu sert bir biçimde kınayarak, Kürtleri protesto eylemleri yapmaya çağırdı.  Açıklamada ''düşmanca saldırılar karşısında Avrupa'da yaşayan tüm Kürtler Brüksel'de bir araya gelerek bu haksız, anti-demokratik saldırıya karşı protesto eylemlerini yükseltmeli bu haksız uygulamanın sona ermesini istemelidirler'' denildi.


ZOYA'NIN İDAMI

8 Mart’ın 100. yıldönümü nedeniyle, dünyada ve Türkiye’de kadınlar meydanları dolduracak; erkek egemenliğinin,  her türlü baskı ve şiddetin, militarizmin yok edildiği, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya özlemini haykıracaklar. Böyle anlamlı bir günün arifesinde yazı yazmak yerine, bugün de tüm dünyada devrimcilere ilham kaynağı olmayı sürdüren kahraman bir genç kadının gerçek hikâyesini bilmeyenlere aktararak, bilenlere de anımsatarak, yoldaşların mücadele belleğine küçük bir katkıda bulunmak istedim.


NA'Vİ

Bizler 21. yüzyılın ilk çeyreğini tüketirken, Hollywood antik çağınkinden fazla mitoloji üretmiş bulunuyor. Okurlar, Avatar’daki yerli halkı, Na’vileri, hatırlayacaktırlar. Daha da kötüsü var: bu retro-mitoloji öğeleriyle kendi kültürlerindeki öğeleri birleştirenler; insanları iki kere daha fazla sömürenler. Buna prim üzerinden prim yapmak denir ve çok ahlaklıcadır. Biz ise, Na’vileri mitolojik bir öğe olarak görmemekte, tersine gerçeklikle olan ilişkilerini çözümlemeye devam etmekte ısrarcıyız. 


EKONOMİK KRİZİN YAPISINA BİR BAKIŞ

Türkiye’de ve dünyada yaklaşık iki yıldır ekonomik kriz ‘uzmanları’, krizin ortaya çıkış nedeni üzerine son derece ‘teknik’ terimler içeren  ‘derin’ yorumlar yapmaktalar. Sözgelimi Yunanistan’ın krizden kurtuluş reçetesi olarak Türkiye’den gelecek turizm gelirinin çözüm olabileceği tartışılıyor. Bu liberal ekonomistler, krizin gerekçesi olarak ABD’deki emlak bunalımını öne sürmekteler.


İŞÇİ DEMOKRASİSİ KARŞISINDA DEVLET ORGANI SENDİKALAR

Tekel direnişi, sınıfın ölmediği, hâlâ istenildiği zaman oligarşinin karşısına dikilebileceği ve işçi sınıfı içindeki militan gücün giderek Kürtleştiği gibi birçok sosyal ve sınıfsal realiteyi önümüze sürerken, bir gerçekliği daha kör göze parmak sokarcasına gösteriyor. Bu da sendikal hareketin uzun yıllardır büyümekte olan krizinin doruk noktasına ulaşmış olduğudur.


BU PARTİDE REKABETÇİ SİYASAL İLİŞKİLER YASAKLANMIŞTIR!

Kapitalistler rekabeti insan doğasının ayrılmaz bir parçası olarak görürler. Eşitliği savunmanın anlamsızlığına vurgu yaparken, toplumumuzun eşit olmayanların bileşimi olduğunu ve bu eşit olmayanlar arasında da rekabetin olağan bir durum olduğunu söylerler. Bu tespitler yetmez, antropolojik kanıtlar da ararlar. Rekabetin, ilkel insanın besin kaynaklarına ulaşımını sağlayan, yaradılıştan gelen bir faktör olduğunu iddia ederler. Güçlü olanın hayatta kalmasına, güçsüzün yok olmasına ilişkin doğadan örnekler verirler. Bunların tümü palavradır, insan bugünlere rekabet ederek değil, birbiriyle dayanışarak gelmiştir.


SENDİKA KARARIYLA ÇADIRLAR KALDIRILDI

Tekel işçilerinin direnişinin 78. gününde, Tek Gıda-İş'in kararıyla çadırlar kaldırıldı. Genel Başkan Mustafa Türkel, eyleme 15-20 gün mola verileceğini, 1 Nisan'da 1000 Tekel işçisinin Ankara'da toplanarak hazırlanacak eylem takvimini açıklayacağını söyledi. "4C gibi bir ucube ortadan kalkmadan mücadelemizi bırakmayacağız" diyen Türkel'in açıklaması sırasında işçiler "Dayatma değil görüşme istiyoruz" sloganı attılar. İzmir, İstanbul ve Diyarbakır çadırlarında işçiler çadırları sökmemeyi tartıştı. Çadırlar toplanırken dünkü coşku yerini buruk bir hüzne bıraktı. İşçiler daha sonra Sakarya caddesindeki esnafa karanfil dağıtarak desteklerinden dolayı teşekkür etti.


MÜCADELE İÇİN GÜÇLENEREK BİRLEŞELİM, BİRLEŞEREK GÜÇLENELİM

Türkiye’de sosyalistler üç temel mesele etrafında saflaştı: Kürt sorunu, egemen blok arasındaki çatışma (Darbecilik, AKP-Ordu çekişmesi), işçi sınıfı mücadelesi. Bu konular etrafında liberal ve ulusalcı yaklaşımlar her ne kadar ilk bakışta birbirlerine karşıt gibi görünseler de, gelinen süreç onları tuttukları saf itibarıyla birbirlerine yaklaştırdı. Bu unsurlar utangaçça egemen güçlere yaslandılar. Kimi uluslararası egemen güçlerin lafazanlığına kimileri ise “memleketteki milli güçlerin” avukatlığına soyundu.


ÖZNE OLAMAMA HALİ

Tekel işçisinin direnişi sosyalistler arasında ve sendikalarda sınıfa bakış açılarında bir tür dizilişlere de sahne oldu. Bunun en çok göze çarpanı sınıfın birer üyesi olmasına rağmen yani sınıfın içinde olmasına rağmen dışındaymış gibi ‘destek’ kelimesini bolca kullanan sendikalar ve sınıf örgütleri, bir diğeri de eleştirirken içinde olmadığını düşündüğü halde içindeymiş gibi eleştirenler.


DANIŞTAY KARARI TEKEL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞ ÇADIRLARINI BAYRAM YERİNE ÇEVİRDİ

Tekel işçilerinin direnişi, AKP hükümetinin 'ya 4C'yi kabul et ya işsiz kal' dayatmasında sürenin dolmasına bir gün kala Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararıyla kritik bir dönemeci büyük bir moral üstünlükle aştı. Danıştay kararı haberi Tekel işçilerinin çadırlarına ulaştığı andan itibaren direniş alanı bayram yerine döndü. İşçiler gözyaşları içinde birbirlerine sarılarak direnişin 77. gününde mücadelelerinin üzerine çöker gibi olan kara bulutların dağılışını sevinç gösterileriyle kutladılar.


BU BİZİM UZUN YÜRÜYÜŞÜMÜZ...

77 gün. Dile kolay. Bir günlük iş bırakmaların bile layıkıyla yapılmadığı zamanların çocuklarıyız biz. 89’un büyük madenci yürüyüşü, 90’ların sendika mücadeleleri, harç karşıtı eylemler anlatılınca zamanın tanıklarınca inanamıyoruz. Biz öyle zamanlarda mı yaşadık diyoruz. Kendimizi masal çağlarını görmüş efsanevi insanların arasında sanıyoruz, o günleri örgütleyenleri görünce. Herhalde bundan yıllar, yıllar sonra da kendimizi efsanevi şahıslar olarak görecek, ona göre ihtimam bekleyeceğiz.


HÜKÜMET-ORDU İLİŞKİLERİ ÜZERİNE

Hatırlanacağı üzere cumhurbaşkanlığı seçimlerinde cumhuriyet mitingleriyle başlayan süreç 367 krizi ve e-muhtırayla devam etmişti. Dönemin genelkurmay başkanı Büyükanıt cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak “Cumhuriyetin temel değerlerine, devletin üniter yapısına, laik demokratik devlete sözde değil özde bağlı bir cumhurbaşkanının seçileceğini umut ediyorum” açıklamasını yapmış, Mart 2007’den o yana gerçekleşen cumhuriyet mitinglerine açıktan desteğini sürdürmüştü.  


27 NİSAN'DAN BALYOZ TUTUKLAMALARINA

ASKERİN DEFANS TEDİRGİNLİĞİ

Son günlerde Türkiye tarihi açısından önemli bir süreç yaşanıyor. Bu sürecin demokrasiye doğru mu yoksa totaliter bir rejime doğru mu gideceği önemli bir tartışma konusu haline geldi. Bir kesime göre hukukun üstünlüğüne dayanan demokratik bir Türkiye’nin temelleri atılıyor. Diğer bir kesim ise gelişmeleri sivil bir darbe diye adlandırıyor. AKP’yi Cumhuriyetin temel değerlerine karşı suç işlediği gerekçesiyle eleştiriyor.


SİZİN CANINIZ KAÇ PARA?

Ar duygusunun çatladığı günlerden geçiyoruz. İnsan canına bedel biçilen günlerden geçiyoruz. İlk olarak Bursa’daki grizu patlamasında tanık olmuştuk. Madenin sahibi hayatını kaybeden işçiler için ölüm başına verdiği parayı, afiş ve ilanlarla duyuruyordu. Ve bir işçi ölmediğine yakınıyordu. Canın bir bedeli vardır. Ve yaşamın bedeli, canın bedelinden ucuzdur. Ölümler durmadı. Tuzla’da hiç durmadı. Madenlerde de hiç durmadı. Devlet bakanı Balıkesir’deki grizu patlamasından sonra ölen işçiler için 10 bin lira ödendiğini ve cenaze paralarının peşin verildiğini övünerek açıklıyordu.


YAŞANAN GERÇEKLER DOĞRUYU SÖYLETİR, YALANI ALIR, EŞEKLİK BAKİ KALIR!

Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel dün akşam televizyonda programa çıktı, gazetecilerle söyleşti. Tekel işçileri ile ilgili 3 önemli soruya 3 önemli cevap verdi. Gazeteciler “konfederasyonlar ve sendika olarak şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sordular; “yapılabileceklerin hepsini yaptık” dedi. Gazeteciler “ay sonunda hükümetin verdiği süre dolunca ne yapacaksınız?” dediler; “biz –işçileri kastederek– oradan ayrılmayacağız, direniş pasif eylemle devam edecek” dedi. Gazeteciler son olarak bir de genel durumu kapsayan bir soru sordular; “bu sendikal yapılarla bu mücadele nasıl yürütülecek?” Mustafa Türkel bu soruya “bu yapılarla bu mücadelelerin yürütülmesi mümkün değil; bu da işçilerin sorunu, onların kaderlerini kendi ellerine almaları, bu yapıları baştan aşağı değiştirmeleri lazım!” diye cevap verdi!!


AKP BİNASINA GİREN TEKEL İŞÇİLERİNE GAZ
26.02.2010 -
Dün sabah trafik kazasında hayatını kaybeden Tekel işçisi Hamdullah Uysal'ın cenazesini Tekel işçilerinden kaçırarak memleketi Amasya'ya gönderen polis bugün de AKP il binasına giren işçilere gaz sıkıp coplayarak 13'ünü gözaltına aldı. Cuma namazı başladıktan sonra AKP il binası önüne gelen Tekel işçileri "Katil AKP hesap verecek" sloganları atarak polis barikatını zorladılar. Hazırlıksız yakalanan polis bazı işçilerin içeriye girmesini engelleyemedi. Güvenliğin şiddetine maruz kalan işçiler Çevik Kuvvet tarafından gözaltına alınıp Çankaya Emniyet Amirliğine götürüldü.


ADANA'DA TÖP ve SDP'DEN ORTAK EYLEM:

'SERMAYEYE KARŞI TEK-EL TEK YUMRUK'

25.02.2010 - Adana'da bugün öğlen saatlerinde İnönü parkı karşısı Teknosa önünde TÖP ve SDP üyeleri  zincirli eylem gerçekleştirdiler. 6 kişi Teknosa'nın önünde bulunan demirlere kendilerini zincirledi. Tekel işçilerinin direnişini selamlayan sloganlar attılar. Aynı zamanda 3 kişi de Teknosa'nın çaprazında bulunan binanın üst katından "Sermayeye Karşı Tek-el Tek yumruk" pankartı açtılar ve kuşlama yaptılar. Yaklaşık yarım saat süren eylemde emniyet güçleri zincirleri kırarak eylemcileri gözaltına aldı. Ardından pankart açanlar da gözaltına alındı. Çarşının orta yerinde iki ayrı koldan yapılan eyleme çevreden alkışlarla destek verildi.

■ FOTO 


8 MART ANKARA KADIN PLATORMU:

'8 MART'IN 100. YILINDA DAYANIŞMA İLE GÜÇLENİYORUZ'

24.02.2010 - 8 Mart Ankara Kadın Platformu ile yapılan bir basın toplantısı ile 8 Mart programı basına açıklandı. Bu 8 Mart'ta emeğe yapılan saldırıların teşhir edildiği, barış taleplerinin kararlılıkla yükseltileceği ve bu 8 Mart'ta Tekel işçisi kadınların direnişinden alınan güçle mücadele vurgusunun ön plana çıkarıldığı bir konsept belirlendi. Platform, 8 Mart'ın 100. yılında dayanışma ile güçleniyoruz, mücadele ile değiştireceğiz vurgusuyla tüm kadınları 8 Mart'ta saat 12'de Kolej Meydanına çağırdı.


TEKEL YÜRÜYOR DİRENİŞ BÜYÜYOR  

'MADENCİLERİ KATLEDEN ÜCRETLİ KÖLELİK DÜZENİDİR'

24.02.2010 - Tekel işçileri sendikaya rağmen eylemlerine devam ediyor. Her akşam 18’de çadırlarından çıkan işçiler Kızılay sokaklarını özgürleştiriyor. Direniş sokağında, Şubat ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde hakim olan belirsizlik ve gerginlik, Tekel işçilerinin sendikadan bağımsız olarak ele aldıkları eylem inisiyatifiyle dağılıyor. Her akşam kurulan eylem korteji çadırları tek tek gezerek işçileri yürüyüşe davet ediyor. Bugünkü eylemlerini Balıkesir’de grizu patlaması sonucu yaşamını yitiren 13 maden işçisi için gerçekleştiren Tekel işçileri sık sık ‘maden işçileri ölümsüzdür’ sloganları attı. "Tekel İşçileri" imzalı "Bizi 4/C Köleliğine Zorlayan, 17 Madenciyi Katleden Ücretli Kölelik Düzenidir!" pankartı taşıyan işçiler Sakarya Meydanı’nda yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdiler. Buradan  ‘4-C’ye imza atmayacağız’, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları eşliğinde çadır-kente geri dönüldü.

■ FOTO 


ESKİŞEHİR'DE TÖP ve SDP'DEN ORTAK EYLEM:

'TEKEL ÇADIRLARINA UZANAN ELİ KIRARIZ'

24.02.2010 - Bugün saat 16'da Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP) ve Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) üyesi 4 kadın 3 erkek Eskişehir Adalar'da Burger King'in çatısına çıkarak "Tekel çadırlarına uzanan eli kırarız..." pankartı açtılar. Sloganlar ve ajitasyonlarla Tekel direnişini selamladılar ve işçilere yönelik bir saldırının her an her yerde gerekli cevabı alacağını haykırdılar. Yarım saat süren eyleme güvenlik güçleri, çevrede bir çok sivil ve çevik kuvvet polisi bulunmasına rağmen müdahale etmedi.

■ FOTO 


GENEL GREV GENEL DİRENİŞ ZAMANI

İlk bakışta yazının başlığı işçi sınıfı mücadelesi içinde çok bilindik bir sloganın tekrarı gibi görülse de bu argümanın bugün salt ajitasyondan çok daha öte bir şey olduğunu yaşadığımız tarih bize çok güzel özetlemekte. Neden mi? Uzakta aramaya gerek yok. Hemen yanı başımızda: Daha geçen gün biraz fazla kâr için kim bilir hangi tedbirsizlikten kaynaklı olarak Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki maden ocağının patlaması. Ve bunun gibi maden ocağı patlamalarının daha önce de defalarca olmasına rağmen hâlâ bu konuya dair tedbirlerin alınmaması.


'MADENCİLER BUNUNLA YAŞAMAK ZORUNDA' MI?

Aralık ayında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana gelen ve 19 maden işçisinin ölümü ile sonuçlanan grizu faciası hafızalarımızdaki yerini korurken 23 Şubat günü yine çığlıklar yükseldi bir başka maden ocağından. Balıkesir’in Dursunbey İlçesi’ne bağlı Odaköy’de özel bir şirkete ait olan kömür ocağında dün saat 18 sıralarında grizu patlaması gerçekleşti ve derinliği 500 metre olan madenin 250’inci metresinde meydana gelen patlama 13 cana sebep oldu, 18 işçi de ciddi şekilde yaralandı.



 

BASINDA BİRİNCİ SAYFA HABERLERİ

 22 MART 2010


BU ATEŞ SÖNMEZ

Kürt isyanının bayramı Newroz, milyonlarca kişinin katıldığı görkemli gösterilerle kutlandı. Başta Amed olmak üzere birçok merkezde ulusal renkler etrafında buluşan milyonlarca Kürt, “Barışa da direnişe de hazırız” mesajını verdi. Kürtler tüm siyasal güçleriyle onurlu bir barışa; ortak vatanda eşit ve özgürce yaşamaya hazır. Ancak:  - Kürt halkının siyasal iradesi ve temsilcileri BDP, KCK ve Öcalan’dır  - Çok acı ve dar günlerin de bizi bekleyebileceğinin farkındayız.  - Ya özgürlük ya direniş. Barış elimizi tutacak bir muhatap arıyoruz.  - Kürt halkının iradesini engellemek için kurduğumuz yüzde 10 barajını ve TMK’yi kaldırın. 

- Tutuklamalara son verilsin; siyasetçi ve çocuklar derhal serbest bırakılsın. 

- Silahlar sussun, Meclis’teki muhatap BDP ile derhal diyalog ve müzakere süreci başlasın. 

- Sayın Öcalan’ın çözüm sürecinin içine katılabilecek biçimde koşulları düzenlensin. 


8 MART 2010

ALANLARDA 100. YIL COŞKUSU
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’nın değişik merkezlerinde coşkuyla kutlandı. Kadınların eşitlik taleplerinin ön plana çıktığı kutlamalarda Roj TV’ye yönelik baskılar da kınandı.
8 Mart’ın 100. yılı nedeniyle Türkiye ve Kürdistan illerinde kadınlar alanlardaydı. Etkinliklerde kadınlar, “Kapitalizme militarizme, milliyetçiliğe karşı feminist mücadele”, “Toprağa gömülen kadın değil kadınlıktır, aslında bütün insanlıktır”, “Savaşın sessiz kurbanları değil barışın özneleriyiz” gibi taleplerini içeren pankartlar taşıdı. 


KAVAF'IN SÖZLERİ UTANÇ VERİCİ, CAHİLCE

“Eşcinsellik hastalık. Tedavi edilmeli” diyen Bakan Kavaf’a tepki yağdı. Ali Erol (Kaos/GL): “Hastalık olmadığı 30 yıl önce açıklandı. Bakan böyle yaparsa, sokaktaki adam niye ayrımcılık yapmasın.” Prof. Fincancı: “Utanç verici bir açıklama, cehalet örneği.” Nevin Öztop (Lambda İstanbul): “Eşcinselleri hedef haline getirir.”



IRAK'TA KANLI SEÇİM: 37 ÖLÜ

Irak’ta genel seçimler bombaların gölgesinde yapıldı. Geniş güvenlik önlemlerine karşın, oy verme işleminin başlamasının ardından Bağdat ve çevresinde art arda patlayan bombalar ve havan topu saldırıları nedeniyle en az 37 kişi yaşamını yitirdi, 100’den fazla kişi de yaralandı.


'KUŞATMA'YA 2.1 MİLYON LİRA

Çağdaş Türk sanatı piyasasındaki yükseliş sürüyor. Erol Akyavaş’ın 1.5 milyon lira rekor açılış fiyatıyla satışa sunulan ‘Kuşatma’ adlı yapıtı, Antik A.Ş.’nin dün düzenlediği müzayedede 2 milyon 100 bin liraya satılarak çağdaş Türk resminin en pahalı ikinci eseri oldu. Rekor, yine Antik A.Ş.’nin 2009 Aralık ayında düzenlediği müzayedede 2.2 milyon liraya satılan Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’sinde.

6 MART 2010


KADINLAR ALANLARDA

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bu yıl da kadınlar, eşitsizliklere, şiddete karşı alanlara çıkacak; çeşitli kentlerde etkinlikler yapacak. Bugün ve yarın birçok kentte mitingler, basın açıklamaları, paneller, şenlikler düzenlenecek.


KİRLİ PAZARLIK

Ermeni soykırımı yasa tasarısının oylamaya sunulduğu gün Belçika'da Kürt kurumlarına operasyon yapılmasının Türkiye'nin isteği üzerine ABD tarafından yaptırıldığı ortaya çıktı.


AKP KURNAZ VE SİNSİ DAVRANIYOR
KCK Önderi Abdullah Öcalan, AKP’nin Kürtlere karşı kurnaz ve sinsice politikalar izlediğini belirterek “AKP Kürt sorununun demokratik çözümü önünde en büyük engeldir” dedi. "Ancak iki koşulda anayasa paketine destek veririz. Bir, seçim barajının düşürülmesi. İkincisi anti- terör yasalarının kaldırılması; çocukların ve siyasetçilerin serbest bırakılması."


KÜRDİSTAN'DA TÜRKÇE PROPAGANDA SERBEST

Irak’ta yarın yapılacak parlamento seçimleri öncesi sokakları Kürtçe, Arapça ve Türkçe afişler süslüyor.


KOMŞUDA KRİZ SOSYALLEŞİYOR
GREV DALGASI ÜLKEYİ FELÇ ETTİ

Kriz paketine direniş başladı, Papandreu Merkel’den işbirliği istedi 5 milyon nüfuslu Atina’da günler grevler ve protesto eylemleriyle geçiyor.  Yunanistan’da  ekonomik krize karşı uygulanan 4.8 milyar avroluk kemer sıkma paketine karşı grev ve eylemler başladı. Atina’da toplu ulaşım araçları çalışmadı. İki sendika genel grevi 16 Mart’tan 11 Mart’a çekti.


İSMAİLAĞA'DAN İTİRAF VE UYARI

Erzincan-Erzurum hattında yaşanan olayların odağındaki İsmailağa cemaatinin lideri Ustaosmanoğlu’nun yeğeni Saadettin Ustaosmanoğlu, AKP’nin kendini korumak için İsmailağa olayına girdiğini söyledi. CNN Türk’e konuşan Ustaosmanoğlu, cemaatin bazı üyelerinin AKP’li bakanlarla ticari ilişkilere girdiğini kabul ederek “Oy vermişler. Tabii arayacaklar” dedi. AKP’nin kendilerini korumak zorunda olduğunu söyleyen cemaatin sözcüsü Ustaosmanoğlu, “Çünkü ondan oy aldı. Kimse riyakârlık yapmasın. Herkes yandaşını korumakla mükelleftir” değerlendirmesinde bulundu.

5 MART 2010

ROJ TV'YE ALÇAKÇA SALDIRI
Belçika’da Roj TV stüdyolarına düzenlenen baskın Kürtler arasında büyük öfkeye neden oldu.
Kürtlerin sürgündeki temsilinin kurumları, organizyonlarının merkezi durumundaki Brüksel’de tam bir terörizm gösterisi yapıldı. Başta Roj TV stüdyoları olmak üzere KNK, BDP Avrupa Temsilciliği dahil 25 yere baskın yapıldı.
Roj TV’nin yayını kesildi, araçları tahrip edildi, bilgi-sistem ağı gaspedildi. KONGRA GEL Başkanı, KNK üyeleri ve bazı Roj TV çalışanları ile yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı. Roj TV yayını engellendi, çalışanları darp edildi. 
Gazeteci Burhan Erdem baskının ayrıntılarına ilişkin bilgi verdi. Sabah saat 05:40’ta yüzü maskeli bir grup ‘anti terör’ polisi tarafından baskının yapıldığını söyleyen Erdem, "Birden karşımda yüzü maskeli silahlı polisler gördüm. Bana silah doğrultarak ‘ellerini kaldır’ dediler. Yere yatırıp kelepçelediler’. Üzerimizi didik didik aradılar, cep telefonlarımıza el koydular, çalışma notlarımıza baktılar. Yüzleri maskeli olanlar arasında bizimle Türkçe konuşan polisler vardı. "Türk müsünüz", "Afyon Emirdağlı mısınız“ diye sordum. Gayet düzgün bir Türkçe ile normal polis olduğunu söyledi. 


'SOYKIRIM' TASARISI GEÇTİ

ABD'de 1915 olaylarının 'Ermeni soykırımı' olarak tanınmasını isteyen tasarı, Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi'nde yaklaşık altı saat sürüp parodiye dönen oturumda tek oy farkla kabul edildi. 22 'hayır'a karşı 23 'evet' oyu alan tasarı genel kurula gidecek.

4 MART 2010

TEKEL'DEN TARİŞ'E DESTEK

İşten çıkarılan Tariş işçilerinin eylemine, İzmir'e dönen Tekel işçileri sloganları ile katılarak destek oldu. Tekel işçileri "Dün bizimdi, bugün sizin, yarın başkalarının ekmek mücadelesi olacak" dedi.


KÜRTLER SEYİRCİ KALMAYACAK
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Türkiye’nin ‘yeniden dizayn’ edildiği sürece seyirci kalmayacaklarını, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümünü dayatacaklarını söyledi.  Türkiye’de bir dizayn olacaksa Kürtlerin de bunun içinde yer alacağının altını çizen Karayılan, gerillada yeni dönemde bir yenilik olacağının işaretlerini verdi. Karayılan, “Tüm güçlerimizde bir yenilenmeyi öngörüyoruz” dedi. Karayılan, Türkiye’de yargı-ordu-iktidar üçgenindeki gelişmeler ile PKK ve Kürt sorunu etrafında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.


KIŞ TATBİKATINDA YAZ HAVASI

Kış tatbikatı olduğu için beyaz kamuflaj kullanılıyor; ancak doğal olmayan bir şey var: Bu yıl fazla kar yok... TSK’nın en büyük planlı tatbikatları arasında yer alan bugün başlayacak Sarıkamış’taki 2010 Kış Tatbikatı’nın hazırlıkları tamam. Personelin kış koşullarındaki yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan 3. Ordu Komutanı Orgeneral Berk’in sorumluluğundaki tatbikatı Genelkurmay Başkanı Başbuğ ve kuvvet komutanları da izleyecek. Etkinliğin karlı bölümleri, Allahuekber Dağları’nda icra edilecek.


JİTEM TİMİ HAYALET OLDU
Yeşil zaten yoktu, diğerleri de yok oldu.
Diyarbakır'da sekiz kişinin öldürülmesiyle ilgili davada yargılanan üç itirafçının gerçek kimlik kayıtlarının 1992-1995 yılları arasında silindiği ortaya çıktı. Mağdurlar isyan etti.


FİLİSTİN'Lİ KADINLAR 8 MART'I KUTLADI
İsrail'in Gazze kuşatmasından en çok etkilenen toplumsal kesim olan kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına başladı. Kutlamalara Filistin bayraklarıyla katılan kadınların eylemine İsrail karşıtı sloganlar damgasını vurdu.


KOMŞUNUN UMUDU 'ÇANAK'
Yunanistan Meclis Başkanı’nın girişimi ile oluşturulan “çanak” (Dayanışma Fonu), parlamenterler, işadamları ve halkın yardımları ile ekonominin kurtarılması amacıyla dolmaya başladı. Papandreu önceki gün yaptığı açıklamada emekliler ve işsizlerin maaşlarının kasaların boş olması nedeniyle ödenmesinin mümkün olamayacağını söyledi. Bu açıklamanın ardından emekliler parlamentonun önünde toplanarak hükümeti protesto etti. Parlamentoyo yürümek isteyen emeklileri polis engelledi.


CHP'NİN ÇARŞAF AÇILIMI BİTTİ, PARTİLİ KADINLAR MERSİN'DE ÇARŞAF YIRTTI
'CHP'nin yerel seçimler öncesi başlattığı 'çarşaf açılımı' kısa sürdü. Mersin'de 'hilafetin kaldırılışının yıldönümü' nedeniyle toplanan bir grup CHP kadın kolları üyesi, yaptıkları basın açıklamasının ardından yanlarında getirdikleri çarşafları yırtarak eylem yaptı.

3 MART 2010

ÇADIRLARA VEDA ANI

Danıştay’ın kararı üzerine TÜRK-İŞ Genel Merkezi önünde TEKEL işçilerinin 76 gündür süren direnişine ara verildi. İşçiler çadırlarını kaldırmaya başlarken, Tek Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Türkel, 1 Nisan’da bin işçi ile yeni eylem planlarını açıklayacaklarını söyledi. Danıştay’ın “4/C’ye geçiş için işçilere süre verilemeyeceğine” hükmeden ve Ankara’nın göbeğinde 78 gündür tarihi bir direniş sergileyenlere 8 ay zaman kazandıran kararının ardından, eylemin simgesi çadırlar kaldırıldı. İşçiler çadırları kendi elleriyle söktü. 


TARİŞ İŞÇİSİ DE EYLEMDE

TARİŞ Pamuk Birliği Fabrikası işçileri, birliğin fabrikayı kapatma kararı alması üzerine, önceki gün TARİŞ Genel Müdürlüğü önünde eylem başlattı. İşçiler, talepleri kabul edilene kadar her gün sabah 10.00’dan 17.00’ye kadar eylem yapacaklarını açıkladılar. İşçilerden gelen tepkiler üzerine önceki gün işçilerle toplantı yapacağını duyuran Pamuk Birliği Başkanı Beliğ Azbazdar, toplantının yapılacağı Çiğli Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan TARİŞ İplik Fabrikası’na bir saat geç geldi. Basın mensupları önünde konuşmayacağını söyleyen Azbazdar’ın isteği üzerine basın dışarı çıkarılırken, işçiler, ıslık, alkış ve sloganlarla yönetimi protesto ettiler. 


860 BİN YENİ İŞSİZ OLDU

2009’da işsizlik tavana vurdu: Yüzde 14. Her dört gençten biri iş bulamıyor İşsiz ordusu büyüyor. Ekonomistler: “İşsizlikte hızlı düşüş beklenmemeli...” Türkiye’de işsizlik, verilerin kamuya sunulmaya başlandığı 1988’den bugüne en yüksek seviyeye çıktı. TÜİK verileri: 2009’da işsizlik oranı yüzde 14. 2009’da işsiz sayısı bir önceki yıla göre 860 bin kişi artarak 3 milyon 471 bini buldu. Genç nüfusta oran yüzde 25, yani her dört gençten biri işsiz.


BARAJ ŞARTI

BDP kısmi Anayasa değişikliğine destek şartlarını açıkladı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş seçim barajı tartışılmayacaksa, tartışacak bir şeylerinin olmadığını söyledi AKP'nin seçim barajına ilişkin bir düzenleme yapmanın karşısında olduğunu söyleyen Demirtaş, 'Baraj sistemi, halkın katılımını engelliyor. Anayasa paketine destek için barajın düşürülmesi kırmızı çizgimizdir' dedi.


YAŞ'A YARGI DENETİMİ
Anayasa paketi ile HSYK ve YAŞ ihraç kararları yargı denetimine açılıyor; parti kapatma TBMM'ye bırakılıyor.
Pakette yer alan en önemli düzenleme Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısının değiştirilmesi; atama, yer değiştirme dışındaki kararlarının yargı denetimine açılması olacak. Bu durumda eski Şemdinli savcısı Ferhat Sarıkaya gibi meslekten ihraç edilen kişiler mahkemeye gidebilecek. Düzenleme ile Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) ihraç kararları da yargı denetimine açılacak. Disiplinsizlik, irtica gibi nedenlerle TSK'dan atılanlar mahkemeye başvurabilecek. Meclis onay vermezse bir partinin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açılamayacak. Taslak, önümüzdeki günlerde Meclis içi ve dışındaki muhalefet partilerine sunulacak. AK Parti, "Yargıdan intikam alıyor, kendi güdümünde yargı istiyor" eleştirilerine hedef olmamak amacıyla Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'a ilişkin değişiklikleri ise gündeme getirmeyi düşünmüyor.


8 MART PROGRAMI HASANKEYF'TE AÇIKLANDI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün 100. yıl kutlamaları bir çok il ve ilçede yapılan etkinliklerle sürüyor. Batman'da kadınlar 8 Mart nedeniyle yapılacak 5 günlük programı açıklamak amacıyla Hasankeyf'i ziyaret etti.

1 MART 2010

BAŞSAVCI EL KOYDU
İl Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Merkez Komutanlığı’na 27 Şubat’ta “Gizli ve ivedi” ibareli bir yazı gönderen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, “Balyoz soruşturmasını yürüten savcıların talimatlarında başsavcıvekillerinin imzası yoksa, iade edin” uyarısında bulundu. Başsavcıvekili Çolakkadı da savcılara, “Önemli yakalama ve arama emri öncesi bize bilgi verin” talimatı vermişti.


ANAYASA TEKLİFİ MARTTA MECLİS'TE

Başbakan Erdoğan, aralarında yargı reformu, ombudsmanlık, siyasi partiler yasası gibi konuları içeren bir reform paketinin hükümet tarafından mart sonuna dek TBMM’ye sunulacağını açıkladı.


AKLIN YOLU AMED'DEYDİ
DTK tarafından hafta sonu Amed’de düzenlenen “Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri Konferansı”nda, dünyanın deneyimleri paylaşıldı. Konferansa uluslararası katılımın düzeyi dikkat çekti. Hükümet adına davetli olan İçişleri Bakanı ve ‘Milli Birlik Projesi’ Koordinatörü Beşir Atalay katılmadı.  - Türkiye’den de önemli isimlerin katıldığı konferansta Kürtlerin hakları, istemleri ve barış politikaları da net ifade edildi. Tanıma, müzakere ve barış halinin tüm etaplarında tarafların tutumlarının güven verici olmasının önemine dikkat çekildi. Müzakere sürecinin daha çok mücadele gerektirdiğinin altı çizildi. 


İŞÇİLERİN GÖZÜ DANIŞTAY'DA
Başbakanın verdiği bir aylık süre dolarken, direnişi sürdüren TEKEL işçilerinin gözü-kulağı Danıştay'da. AKP Ankara İl Başkanlığı önündeki eylem sonrası gözaltına alınan 18 Tekel işçisi serbest bırakıldı.

28 ŞUBAT 2010

TEKEL DİRENİŞİ EZBERLERİ BOZDU
Tekel işçilerinin hak arayışı dünyaya bakış açılarını da değiştirdi. Her an polis müdahalesi tedirginliğiyle yaşayan işçiler dünyayı algılayışlarındaki değişimi BirGün'e anlattı. İşçiler, "Komünistlere kışkırtıcı gözüyle bakıyorduk. Onların Türkiye'nin kötü durumunu bilen bunu değiştirmeye çalışan iyi insanlar olduğunun farkına vardık. Önceden yürüyüş yapan, sokaklarda slogan atan herkesi kışkırtıcı olarak görürdük. Artık böyle düşünmüyoruz, sokağa çıkıp haklarını arayan her eyleme biz de katılacağız."


TECRÜBE KONUŞUYOR

Demokratik Toplum Kongresi öncülüğünde çeşitli ülkelerden temsilciler Diyarbakır'da 'uluslararası müzakere ve çözüm deneyimleri'ni paylaştı. DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç: 'Çözüm için diyalog yoluna koyulma zamanı gelmiştir. İnsanla ilgili hiçbir şey ona danışılmadan, onun rızası alınmadan yapılamaz. Kürt sorunu da böyle...' Osman Baydemir: 'Kürt sorunu bugüne kadar inkar, asimilasyon, savaş ve bastırmayla çözülmedi. 'Kendi Kürt'ünü' yaratma politikasıyla da çözülemeyecektir.'  Leyla Zana: 'Kürt sorunu, ölmeden ve öldürmeden de çözülebilir. Kürtler uzatılan barış elini geri çevirmezler.' 


28 ŞUBAT'IN DÖNÜŞÜMÜ
'Müslüman Solcu', 13 yılda yaşanan dönüşümü anlattı. Milli Görüş çizgisinin tanınmış ismi Mehmet Bekaroğlu'nun ezber bozacak 28 Şubat 2010 tahlilleri.
'28 Şubat, yarattığı mağduriyetle AKP'yi iktidar yaptı. Şimdi Erdoğan  bu mağduriyetin bitişini yaşıyor. İnişe doğru dönüm noktasındayız  Bugünkü kavga, güçlünün güçsüzü patakladığı kavga değil. Şartlar eşit. İki taraf da psikolojik savaş yöntemlerini kullanıyor. Halk farkında.
'Çok eleştirilecek yönleri var bu iktidarın. Bir başörtülü kadın yağmurda eskice pardösüsü, iki çocuğu ile durakta bekliyor. O arada cipiyle geçen başka bir örtülü kadın onların üzerine su sıçratıyor. Durum bu. 'Müslümanlık'ta bu olmaz, siz bunu yaptınız' demiştim. Çok tuttu.' 'AK Parti'ye yapılacak muhalefetin en temel noktası eşitlik olmalı. Eskiden muhafazakar insanlar varoşlarda aynı mahallelerdeydi. Şimdi ayrıldılar. Zenginleşen farklılaştı, mahalleyi terk etti korunaklı sitelere çekildi. Artık eşit değiller.'  


ŞİLİ 8.8'LİK DEPREMLE SARSILDI

Güney Amerika ülkelerinden Şili’yi önceki gece vuran 8.8 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 150 kişi yaşamını yitirdi. Depremin merkez üssüne yakın, tarihi Talca kentinde, binaların çoğunun işyeri olması nedeniyle ölü sayısının fazla olmadığı bildirildi. Şiddetli depremin ardından Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan birçok ülkede tsunami korkusu yaşandı. Orta Amerika ülkelerinden Avustralya’ya, Yeni Zelanda’dan Japonya ve hatta Rusya’ya kadar çok sayıda ülkede tsunami alarmı verildi. Şili kıyılarının 660 kilometre açığındaki Robinson Crusoe adasının da tsunamiden etkilendiği bildirildi.

27 ŞUBAT 2010

ÇARŞAF VE SAKAL DALGASI

Balyoz Güvenlik Harekâtı Planı konusundaki iddialarla ilgili soruşturma kapsamında dün 13 ilde ikinci operasyon yapıldı. Dünkü operasyonda 17 muvazzaf subay ve astsubay ile bir emekli askeri personel gözaltına alındı. Bu askerler arasında, Adana’daki 6’ncı Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek ile Konya İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Özçoban da bulunuyor.


ÇETİN DOĞAN TUTUKLANDI
Balyoz Harekat Planı'nın altında adı olan eski Birinci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan dün gece "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tutuklandı. Eski Özel Kuvvetler Komutanı emekli Korgeneral Engin Alan da tutuklanarak Metris'e gönderildi.


'YAZARLARI AT' MESAJI

Başbakan’a göre eleştiri yapan köşe yazarlarından patronlar sorumlu. Yorumları beğenmeyen Başbakan ‘medya patronlarına sesleniyorum’ dedi ve şöyle konuştu: “‘Ne yapayım köşe yazarı, hâkim olamıyorum’, diyemezsin. Maaşını sen veriyorsun. Yarın feryat etmeye geldiği zaman da feryat etmeye hakkın yok.”


TEKEL İŞÇİSİ AKP'Yİ BASTI

Tekel işçileri direnişte 74 günü geride bıraktı. Taleplerine duyarsız kalan hükümete öfkeleri giderek artan işçiler dün AKP Ankara il binasını işgal ettiler. Bina balkonuna önceki gün trafik kazasında yaşamını yitiren arkadaşlarının fotoğrafını asan işçilere polis saldırdı. Tekel işçileri gözaltına alınan arkadaşları için yürüyüş yaptılar.
Dört konfederasyonun ortak kararı olarak hayatı geçirilen meşaleli yürüyüş Türkiye'nin dört bir yanında yapıldı. AKP'ye öfkenin hakim olduğu eylemlerde, maden kazasında yaşamını yitiren 13 işçi ile Ankara'da trafik kazasında ölen Tekel işçisi Hamdullah Uysal için sayfı duruşları yapıldı. Eylemler mücadelenin ilk günkü kararlılıkla sürdüğünü gösterdi.


8 KİŞİYİ KURŞUNA DİZDİK 20 KÖYÜ YAKTIK

Mardin'de 12 yıl koruculuk yapan Ethem Seyhan'dan korkunç itiraflar: 'Korucubaşı Cengiz Kaymaz ve Kutlubey Köyü Jandarma Karakolu Komutanı Haydar Kürekçi ile birlikte İdil, Midyat ve Nusaybin'e bağlı 20'yi aşkın köy yaktık, köylülere işkence yaptık. Suçları PKK'ye yıktık.'


ARTIK KÜRTLER TASFİYE OLMAZ
KCK Önderi Abdullah Öcalan, Türkiye’nin; İslamcı çizgi, sol-komünist kesimi ve Kürtleri tasfiye etmek istediğini belirterek “PKK, halk ve ben direndik, demokratik alanda büyük güçlenme yaşandı. Ve oyun bozuldu. Artık Kürtler tasfiye olmaz” dedi. "Bu görüldü. Ama bu gerçekle ne yapacaklarını, bu gerçekle nasıl yaşayacaklarını bilemiyorlar. Her iki taraf da Amerika’nın kontrolünde. Bütün bunlar Amerikanın kontrolünde gelişiyor."