SİNSİ DÜŞMAN


TESLİM TÖRE


7 Ekim 2010


Sosyalistlerin karşısındaki şimdiki düşmanın daha sinsi, daha makyavelist, daha mıymıntı, sünepe ve sünepe olduğu kadar da kalleş ve kahpe olduğunun bilinmesi ve bundan sonra buna göre davranılması gerekir diye düşünüyorum.

Türkiye sosyalist hareketi hiçbir dönemde düşmansız kalmamıştır. Her dönemde düşmanı olmuştur, ama her dönemin düşmanı farklı yöntemler kullanmıştır. Mustafa Suphilerin, Denizlerin, Mahirlerin düşmanları, katilleri farklı zamanlarda farklı odaklar olmuştur. Ama hepsinin amacı aynı olmuştur: mücadeleyi engellemek, imha etmek.

Yaşayarak da tanık olduğumuz kadarıyla, SDP ve TÖP üyelerine yönelik operasyon ve gerekçeleri, bugünkülere oranla daha sinsice, daha kalleşçe bir yöntemle yapıldı. Bugüne kadarkiler daha harbiden, daha doğrudan yönelimlerdi. Sosyalistlerin, sistem karşıtlığı, ideolojik, politik duruşları vb. nedenlerle saldırı yapılıyordu.

SDP ve TÖP üyelerine yönelik saldırı, sosyalistlerin işkencecisi, katili, ideolojik düşmanı bir kişinin bağlantısı ile yapılıyor. Sosyalizme, sosyalistlere düşmanlarından değil de, Hanefi Avcı ile kontaklarından dolayı saldırı yapılıyor havası veriyorlar. Düne kadar, sosyalistlere işkence yapmış, işkence sonucu devrimcileri katletmiş bir polis şefini (müdür), yaptığı telefon konuşması ile bütün dini ve ideolojik inançlarından vazgeçmiş, tarikatını, tanrısını bırakmış, ideolojik değişim yaşayarak (!) sosyalistlerin safına geçmiş gibi gösteriyorlar.

Hanefi Avcı, sadece dinden biri değil, hem dini ideolojiye hem de devlet ideolojisine sahip, üst düzey bir devlet güvenliği bürokratı. Nasıl olmuşsa, böylesi bir kişiyi, işkence yaptığı ve daha sonra da “özür” dilediği kişi, ikna ederek, iflah olmaz bir devrimci yapmış! Buna kargalar bile güler. Bu kafalar dini kirlettikleri gibi şimdi de zaten yeterince kirli olan sistemi bile eskisinden daha beter kirletiyorlar.

Dün bunların hepsi, bir mıh çıkını gibi sosyalizme ve sosyalistlere karşı idiler. Ergenekoncuları ötelediler, devleti kendileri ele geçirdiler. Devleti ele geçirirken, nemalanırken, çıkar çelişkisine düştüler. Daha fazla tıkınmak için birbiri ile kapıştılar. Çıkar çatışmalarında bile, iğrenç yöntemlere başvuruyorlar.

Devrimcilerin işkencecisini devrimci, sosyalistleri ise kendi işkencecisinin işbirlikçisi gibi gösteriyorlar. Bu gibilere ne söylenir ya da söylediklerim yeterli midir bilemiyorum. Ama sosyalistlerin karşısındaki şimdiki düşmanın daha sinsi, daha makyavelist, daha mıymıntı, sünepe ve sünepe olduğu kadar da kalleş ve kahpe olduğunun bilinmesi ve bundan sonra buna göre davranılması gerekir diye düşünüyorum. Ve lanetliyorum.

 

 

 

 

 

 


Sosyalist Demokrasi, 7 Ekim 2010


Loading