HER DÖNEMEÇTE BİRLEŞİK GÜÇ


SİBEL UZUN

EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ GENEL BAŞKANI


7 Ekim 2010


AKP referandumda çıkan evetleri cebine doldurduktan sonra, belli ki büyük bir sabırsızlıkla planladığı saldırıyı gerçekleştiriyor. Asılsız iddialarla hesapta devrimci ve demokrat güçleri yıldırmaya çalışıyor. ‘Darbe ile hesaplaşıyoruz’, ‘ demokrasi gelecek’ başlıkları ile yaptığı reklam kampanyasının gerçek sonuçlarını şimdi görmeye başladık.

Referandum süreci boyunca özellikle boykot cephesine yapılmaya çalışılan baskılar ve yasaklamalar, Bursa’da referandum mitinginde Akın Birdal’a yapılan saldırı,

Hemen ardından gerçek bir boykot zaferi elde etmiş Hakkari’de yapılan saldırı ve 9 kişinin hayatını kaybetmesi,

Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne hukuksuz bir şekilde yapılan operasyonlar ve tutuklamalar,

30 Mart 1972’de Kızıldere’de ölen Mahir Çayan ve arkadaşlarına anma gerçekleştiren ESP, Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri üyeleri ile Devrimci Proleter ve Barikat dergisi okuru olan 21 kişiye 10 ay hapis cezası,

Sosyalist Parti Adana İl Örgütü binasında üyeleri toplantı halinde iken kapı önüne parça tesirli ses bombasının bırakılması ve patlatılması,

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Gaziantep il örgütünün kapısının kırılması ve binasına izinsiz girilmesi,

Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan Turan’a, Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüsü Oğuzhan Kayserilioğlu’na, yöneticilerine, üyelerine, Dönüşüm Dergisi okuruna, Red Dergisi yazı işleri sorumlusuna hukuksuz bir şekilde operasyon düzenlenmesi ve tutuklanmaları,

Saldırıların sistematik, haksız, hukuksuz bir şekilde devrimci ve demokrasi güçlerine yöneldiği açık bir şekilde ortadadır. Bu saldırı AKP eli ile yürütülmektedir. İşsizlik, özelleştirme, ezilen Kürt halkı, demokrasi mücadelesinde gerçek bir düşman ve hedef olarak gördüğü devrimcilere, Kürtlere, demokratlara elinden gelen her türlü baskı yöntemlerini uygulamaya çalışıyor.

Sosyalist Demokrasi Partisi’nin de diğer siyasi partiler gibi alanlarda, toplantılarda seçime girmek için örgütlenen, mücadelesini yürüten bir güç olduğu herşeyi ile ortadadır. 4. kongresini yapmış ve genel başkanını seçmiş bir siyasi partiye yapılan haksız ve hukuksuz saldırı planı ancak ve ancak demokrasi düşmanları tarafından yapılabilir. AKP bu dönemin demokrasi düşmanıdır. Seçimde ve iktidarda neredeyse yüzyıllar boyunca tek olacağı bir sistemin planlamasını yapıyor.

Asıl saldırılması gerekenler patronlardır, linçcilerdir, kadınları katledenlerdir, gözaltındakileri kaybedenlerdir, işkencecilerdir, katliamcılardır. AKP bu güçlere hiç bir şey dememektedir, bu güçlerle anlaşmaktadır.

Kadınlar olarak haksız bir şekilde gözaltına alınan ve asılsız iddialarla basında yer alan Sultan Seçik arkadaşımızı sahipleniyoruz. Sultan arkadaşımızın anlatımından anlıyoruz ki gözaltında suçlanmakta oldukları “Devrimci Karargah” ile ilgili tek bir soru sorulmamıştır. Fakat iletişim araçlarında üyesi oldukları yönünde yoğun bir karalama politikası yürütülmüştür. Hiçbir güç sosyalist kadınları, demokrasi mücadelesi veren, kurtuluş mücadelesi veren kadınları, demokratik haklarını kullanmaktan, örgütlenmekten alıkoyamayacak, yıldıramayacak.

Birleşik bir mücadele ihtiyacı her dönemeçte karşımıza çıkıyor. Saldırıları, tutuklamaları kendimize yapılmış gibi gördük. Arkadaşlarımızın hesabını sormak için, onları kurtarmanın mücadelesini vermek için kolları sıvadık. Fakat egemenlerin saldırılarına çok öncelerden hazır olmak, birleşik mücadeleyi her dönemeçte güçlü tutmak büyük bir ihtiyaç.



Sosyalist Demokrasi, 7 Ekim 2010


Loading