KOMPLO TÜM SOSYALİSTLEREDİR


MEHMET ÖZGEN


7 Ekim 2010


Referandum öncesi Birgün gazetesinde yayınlanan bir yazımda, bu referandumun diktatörlük için bir kaldıraç olacağını yazmıştım. Çünkü karşı karşıya geldiğimiz şey, sermayenin eski ve yeni bileşenleri arasındaki çatışmanın referandumla safları netleştirip bir başka aşamaya geçecek olmasından ibaret değildi yalnızca. “Mesele, sivilleşme-demokratikleşme aldatmacasıyla, bu çatışmayı İslami bir rejimle/faşist bir düzenle aşma meselesi”ydi. Bu yöndeki ilk önemli işaret sonraki günlerde ortaya çıktı. Başkanlık sistemini gündeme getirdiler. Görünen o ki, çatışma bunun etrafında şekillenecek. İslami rejim mimarisi bu iskele üzerinden örülecek.  ABD emperyalizminin, Büyük Ortadoğu Projesinin Türkiye ayağı böylece ete-kemiğe bürünüyor. Bu proje, bilindiği gibi, NATO’nun da baş tehdit olarak tanımladığı radikal islama karşı “ılımlı İslam modelini” geliştirme stratejisiydi.

Ergenekon davasında halka karşı işlenen suçların bir tekinin bile hesabı sorulmazken, sivilleşme ve demokratikleşmenin, 12 Eylül faşizminin sorumlularından hesap sorulacağının bir aldatmaca, faşist bir demagoji olduğu belliydi. Şimdi SDP, SP ve TÖP’e yönelik komplo bunu daha da netleştiriliyor. Komplo, devleti yeniden -İslami surette- biçimlendirmenin deşifrasyonunu perdelemek amacıyla, artık bir komplo merkezi olarak iş gören Pensilvanya’daki cemaat karargahından verilen direktiflerle tezgahlandı. Muhafazakar-milliyetçi ve üstelik eski işkenceci bir emniyetçiden, MacCartyci bir senaryo ile devrimci örgüt üyesi yaratmanın başka bir izahı yok. Çünkü Hanefi Avcı’nın kitabı, siyasal islamcıların gelecekteki devletlerinin mevcut olan içindeki illegal-nüvelerini deşifre ediyor. Sadece cemaatin değil, arkasındaki ABD emperyalizminin tekerine de çomak sokmuş oluyor.

Bu yüzden, SDP, SP ve TÖP üzerinden tüm sosyalistlere yönelik bu komployu iyi okumak gerekir. Amaç sadece H. Avcı'nın susturulması değildir. Eğer bu komplo, iktidarın Kuzey Irak’ta bir üs açma niyeti ile birlikte okunursa, ABD emperyalizmi ve Kürt gericileriyle birlikte Kürt özgürlük hareketine ve onun müttefiklerine yönelik daha geniş ve boyutlu bir saldırının işaret fişeği olduğunu görebiliriz. Bu yüzden bu komploya karşı saf tutmak bütün sosyalistlerin görevidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Sosyalist Demokrasi, 7 Ekim 2010


Loading