SDP’lilere ve Toplumsal Özgürlük Platformu sözcülerine ve okurlarına yönelik yargı baskısını protesto ediyorum. Türkiye’de muhalifler her dönemde benzer gerekçelerle gözaltı, tutuklama ve yargılama muamelelerinin muhatabı olmaktadır.
Türkiye’de ne yazık ki, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı soruşturma ve kovuşturma makamları tarafından ihlal edilmektedir. Bireylerin özel hayatlarının dokunulmazlığına ve haberleşme özgürlüklerine saygı gösterilmemekte ve keyfi müdahaleler yapılmaktadır.
Muhalif düşüncelerin ifade özgürlükleri ve örgütlenme özgürlükleri ihlal edilmektedir. Yukarıda bahsettiğim hak ve özgürlükler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin sırasıyla 5, 6, 8, 10 ve 11. maddelerine karşılık gelmektedir. Türkiye bu Sözleşmenin 1954 yılından beri tarafıdır.
Türkiye’nin altına imza attığı bu Sözleşmenin hükümlerine tam 56 yıldır uymadığının tanığı, gözaltı merkezlerinin hücreleri, hapishanelerin koğuş ve hücreleri ve mahkeme salonları ve dava dosyalarıdır.
56 yılın onbinlerce düşünce suçlusudur. Yine de umudu diri tutmak ve insan hakları ve demokratik standartların yükseltilmesi, ve yaşama geçmesi için mücadeleye devam etmek lazım. Haklar ve özgürlükler böyle kazanılıyor çünkü. Emekle...
