![]() |
|
|
|
|
||
|
KAİDEYİ BOZMAYIN HAKAN ÖZTÜRK 5 Ekim 2010 Gizlice çekilmiş görüntüleri ifşa edilerek
Deniz Baykal’a karşı sonuç alan bir komplo yapılmış olması kötü bir
eğilimi yükseltti. Deniz Baykal’ın görüntülerinin gizlice
çekilmiş olması sorun olmadı. Görüntülerin Baykal’ın kesinlikle özel
kalması gereken hayatına dair olması sorun olmadı. Askeri müdahale tehdidinin imkanıyla siyaset
yapmaya kalkıştığı yani siyasetin meşru sınırlarının dışına çıktığı için
eleştirilen Baykal’a tamamen siyaset dışı bir yolla saldırılmış olması
sorun olmadı. Herkes çok fazla Kurtlar Vadisi izliyordu ve
oradaki gibi bir senaryo kimseyi fazla rahatsız etmedi. Baykal’ın müstehcen görüntülerini görmüştük.
Daha ne gerekirdi ki? O da öyle yakalanmasaydı yani. Bunun siyasetle ne alakası var? Hiç ama önemli değil. Cin şişeden çıktı. Siyasetin dışındaki
alçakça bir yol çok geniş bir şekilde açılmış oldu. Deniz Baykal’ın bu metotla etkisiz hale
getirilmesini CHP de kabul etmese iyi olurdu diyeceğim ama maalesef bu
işin altında CHP’lilerin olduğu konuşuluyor. Hakikaten küçük Amerika olmuş durumdayız.
Amerika’nın yine tekniğini değil ama ahlaksızlığını alıverdik. Memlekette ana muhalefet partisinin genel
başkanına bu yapılabiliyorsa geri kalanımızın vay haline. Bu durum karşısında sürekli askeri müdahale
ile yani siyaset dışı faktörlerle tehdit edildiğini söyleyerek şikayet
eden Tayyip Erdoğan ne yaptı? Bu komployu benimsedi. Görüntülerin
içeriği hakkında görüş belirtmeye başladı. Bundan yararlandı. Ama kendisi siyaset dışı faktörlerin
mağduruydu güya. Baykal’ın siyaset dışı faktörlerle mağlup
edilmesini canı gönülden onayladı. Genel olarak başbakanın, siyaset yapanların
ve toplumun durumu bu. Ortalığı Kurtlar Vadisi’ndeki gibi yönetmek
isteyenlerin yararlandığı zemin de bu. Bu zeminden Fetullahçılar yararlanmaz mı? Yararlanır tabii ki. Neden yararlanmasın? Aynı familyadan olan Erdoğan’ın Baykal’a
yönelik komploya ilişkin tutumu ortada. Fetullahçılar, Sosyalist Demokrasi Partili ve
Toplumsal Özgürlükçü arkadaşlarımıza da aynı ana fikirle davranıyor. Bu defa, “Pensilvanya’dan gelen samimi üzüntü
telefonları” da yok dikkat edilirse. SDP genel başkanının önüne alıp bir CD’de
toplanmış görüntülerini koyuyorlar. Bu sefer de görüntüleri titizlikle
hazırlamışlar. Ne var görüntülerde? Devrimci Karargah
örgütünün eylemleri. Başka ne var? Gayet normal basın açıklamaları
ve eylem görüntüleri. Her partinin yaptığı eylemler. Sayın AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan Turan’a kendi siyaseti
dışındaki unsurlarla hücum edemezsiniz. Buna hakkınız yok. SDP Genel Başkanı’nın silahlı bir örgütle
elbette ki ilişkisi yoktur. SDP’nin kendi siyaseti ve eylemleri hukuk
çerçevesinde istendiği kadar tartışma konusu edilebilir ama başka bir
örgütün eylemlerinin görüntüsü devreye sokulamaz. Her şeyin bir kaidesi var. Kimse kaideleri
bozmaya kalkışmasın. Otuz senedir Kürt halkına karşı bozulmuş
kaidelerin bedelini ödüyoruz. Güvencesiz hale getirilen TEKEL işçilerinin
yanında yer aldıkları için kızılıyor aslında SDP ve TÖP’e. Kürt halkının, genç liselilerin, kadınların
yanında yer aldıkları için kızılıyor. Vicdansız, egoist ve liberallerin dünyasında
örgütlü mücadele yürüttükleri için kızılıyor. Onlar kendileriyle çelişenlerden dostluk
temenni etmiyorlar. Hiçbir kavgada ağlayıp sızladıkları da
görülmedi daha. Tek istedikleri hile yapılmadan
dövüşülmesidir. Ortalığa asılsız CD’ler atıp müstehcen
görüntüler yaratmaya çalışmak ise müstekrehtir.
|
||
|
Loading
|