BEŞ VAKİT NAMAZ, BEŞ VAKİT YALAN!


HAKAN GÜLSEVEN


26 Eylül 2010


Düzmece ‘Devrimci Karargah’ operasyonunun, alelacele, karikatür gibi yapılma gerekçesi aşağı yukarı belli odu. Hanefi Avcı’nın kitabı üzerine Hanefi Avcı’yı da dahil edecekleri bir salata hazırlamışlar, evde ne varsa içine tıkıştırmışlar. Devrimci Karargah savaşçısı Orhan Yılmazkaya’nın Gazi Mahallesi’ndeki anmasında –ki binlerle insan vardı- görüntülenmiş birileri... Birileri o birileriyle aynı partideymiş… Birilerinin üzerine ifade varmış… mış… mış…

Neticede 13 tutuklama çıktı. Soruşturmanın düzmece ve alelacele olduğu o kadar belli ki, pokerde ‘beş benzemez’ tabir edilen kimseleri yan yana koyup herkesi ‘terörist’ yapmak için klip bile hazırlamış emniyet teşkilatımız. Yazarımız Hakan Soytemiz; SDP’nin Genel Başkanı Rıdvan Turan, yine senelerdir SDP ve öncüllerinden tanıdığımız Ecevit ve Ulaş; TÖP’ten Oğuzhan Ağabey ve Tuncay; ODTÜ’den ve sonrasından yakın arkadaşım Bilim ve Gelecek Editörü Baha Okar… Bu isimlerin hepsi değerli sosyalistlerdir ve fakat farklı farklı şeyler savunurlar. Kimisi birbirini şahsen tanımaz bile… Mesela biz son referandumda ‘Hayır’ oyu verilmesini savunduk ve aramızda bunu ilk telaffuz eden Hakan Soytemiz’di. Yanılmıyorsam Baha da referandumda ‘Hayır’ı savunuyordu. SDP ve TÖP’ün tercihi ise ‘Boykot’tu. Yani, bana birisi, “13 isim seç, bunları terörist ilan edip bir örgütten yargılayacağız,”dese, en son aklıma gelecek şey, bu kadar ahmakça bir kombinasyon yapmak olabilirdi!..

Anlaşılan o ki, günde beş vakit abdest alıp namaz kıldıktan sonra, o abdestli elleri ve ‘engin gönül’leriyle röntgenleme, düzmece iddialar hazırlama falan gibi işlere başlayan Simon Emmi’lerin derslerine daha iyi çalışmaları lazım… Bizim alışık olmadığımız işler bu işler. Hakikaten insanın midesi bulanıyor…

Cemaat medyası bir de Hanefi Avcı’yı tıkıştırdı ya bu operasyona, insanın tebrik edesi geliyor. 12 Eylül döneminde devrimcileri katleden Mersin Emniyeti’nin mümessili bu zat meğer neymiş de haberimiz yokmuş! Yahu, şu Simon kitabındaki iddialar için soruşturma başlatmak hiçbir savcının aklına gelmiyor mu da, Hanefi Avcı’yı alelacele bir devrimci ‘örgüt’ davasına dahil etmeye çalışıyorlar? İnternette takip ediyorum, cemaat medyasının ardından ‘yetmez ama evet’ sempatizanları da hemen başlamış sanal alemde devrimci hareketle ‘ergenekon’ arasında ilişki senaryolarına.

Boşuna uğraşmayın, o kadarını beceremezsiniz…

Senaryo çok açık: Ufukurasgiller, Baskınorangiller, Ronigiller, Bobigiller gibi cemaat solcuları ‘düzenin solu’ olarak kapıya bağlanmış vaziyette havlayacak; devrimciler ise polisiye bir vaka düzeyine indirgenerek imha edilecek…

Devrimci hareketlere Hanefi Avcı’yı ya da benzerlerini bulaştırmaya çalışarak güvenilirliklerini yok etmeye çalışacaklar. Yani her türlü dezenformasyona ve her türlü komploya hazırlıklı olmamız gerekiyor…

Elbette bu senaryoya pabuç bırakmayız. Onlar bizim gözaltına alındıktan sonra, “Aslında ben Amerikancıyım,” diye nedamet getiren ‘ulusalcı’ çöpler gibi davranacağımızı düşünüyor olabilirler. Halbuki biz bu topraklarda onyıllardır onca saldırıya direndik; onca işkencelerden, kaçırmalardan, faili meçhullerden, mahpusluklardan başımız dik çıktık; soyumuzu tüketemediler!

Yazarımız Hakan Soytemiz’in ‘DGM’ye girerkenki haline herkes baksın… “Bu nedir ki?!” diyor, onu tanıyan herkesin alacağı bir selam yolluyor. Kaldığı adrese uzun namlulu silahlar ve kameralarla girdikleri anda da, “Hangi kanal?!” diyecek kadar nüktedandı zaten!.. Bizim insan malzememiz budur; soyumuz temizdir!..

Şimdi de yapılması gereken açıktır. Bir araya gelip, bu aşağılık komplolara karşı direneceğiz. Üstelik çıplak gövdemizle değil; işçilerin, emekçilerin talepleriyle dikileceğiz karşılarına. Günde beş vakit abdest alıp, beş vakit namaz kılıp, beş vakit yalan söyleyenleri, yoksul Müslüman halkımıza teşhir ede ede ilerleyeceğiz.

Bütün devrimci hareketlerin boynunun borcudur şimdi birleşmek, bir olmak, iri olmak, diri olmak…

 


RED


Loading