MASKELER DÜŞÜYOR


FERHAT TUNÇ


7 Ekim 2010


SDP ve TÖP operasyonu ile verilmek istenen mesaj “Kürtlerle dayanışmayın, onları yalnız bırakın” mesajıdır. Uzun süredir Kürtlerle dayanışmayı strateji olarak benimseyen sosyalistlere dönük bu saldırılar genel olarak sosyalist harekete verilen gözdağıdır.

Türkiye’de özellikle son dönemlerde yaşanılanlar tipik bir Türk işi olarak ortaya çıkıyor. Bu memlekette her an gündemler değişebilir, tüm gerçekler ters düz edilerek servis edilebilir. Egemenlerin Türkiye’nin ilerici kesimlerine dönük saldırılarını en fazla artırdığı dönemin Türkiye’ de demokrasi ve özgürlüklerin en fazla geliştiğinin iddia edildiği dönemlere denk gelmesi çok şaşırtıcı olmasa gerek.

Referandum sırasında başbakan referandumun özgürlükleri büyüteceğini, demokrasinin gelişeceğini söylüyordu. Çok geçmeden nasıl gelişeceğini gördük: Ferhat Tunç barış istediği için yargılanıyor, Ragıp Zarakolu kitap bastığı için yargılanıyor, Dersim’de ormanlar yanmaya devam ediyor, işçi sınıfına dönük saldırılar sürüyor, hapishanelerde insanlar ölmeye devam ediyor ve son olarak da Türkiye’nin devrimci güçlerine dönük saldırı dalgası gelişti. Görüldüğü gibi başbakan yalakaları, liberaller ve umudu Tayyip olmuş solcuların çok savundukları AKP tipi özgürlük gelişiyor.

Bu saldırı dalgalarını nasıl okumalı? Saldırıya uğrayan güçlerin ortak özellikleri nelerdir? İyi bakmak ve anlamak gerekiyor.

Türkiye egemenleri, Kürt sorunun çözümü noktasında yaşadığı tıkanmayı saldırılarla aşmaya çalışıyor. Demokratik Kürt hareketinin barış ve Türkiyelileşme hedefleri ilerleme kaydettikçe egemenlerin de yönelimleri değişiyor. Bunun için de strateji olarak Kürt hareketi ile birlikte olmaya, onlara omuz vermeye çalışan tüm güçlere saldırıyor. Şahsıma açılan davada suçlama, barışı savunmam, diğer yargılamalarda konu; Kürt sorunu SDP, TÖP üyesi arkadaşların, Dönüşüm, Bilim Gelecek ve Red dergisi yazarı arkadaşların tutuklanma sebebi de Kürt halkı ile olan bağlarıdır.

SDP ve TÖP operasyonu ile verilmek istenen mesaj “Kürtlerle dayanışmayın, onları yalnız bırakın” mesajıdır. Uzun süredir Kürtlerle dayanışmayı strateji olarak benimseyen sosyalistlere dönük bu saldırılar genel olarak sosyalist harekete verilen gözdağıdır. Gerçekle alakası olmayan, düzmece ifadelerle sosyalistlerin tutuklanması başka türlü izah edilemez

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ile diğer arkadaşların kelepçeli görüntüleri ile Kürt belediye başkanlarının kelepçeli görüntüleri arasında fark yoktur.

Tüm bu gelişmelerin Türkiyeli ilerici güçlere yüklediği görevleri unutmamak gerekiyor. Saldırılara karşı devrimcilerin birlik olması, dayanışma içerisinde olması gereklidir. Saldırı dalgasını püskürtmenin yegâne yolu birlik ve dayanışmadır.

Tüm ilerici güçler, sosyalistlere dönük bu saldırılara karşı sessiz kalmamalı, sessizlik saldırıların sürmesine sebep olacaktır. O yüzden de farklı düşünsek dahi saldırıların genel olarak sosyalistlere, Kürt halkı ile dayanışmaya, kardeşlik ve barışa dönük olduğunu unutmamalıyız. Özcesi bugün birlik ve dayanışma günüdür. Saldırılara karşı topyekûn birlik, günümüzün görevidir.



Sosyalist Demokrasi, 7 Ekim 2010


Loading