![]() |
|
|
|
|
||
|
ZİNDANLARINIZA GÜVENMEYİN! DURSUN YILDIZ 16 Ocak 2011 21 Eylül 2010 günü evleri basılarak gözaltına alındıktan sonra tutuklanan SDP ve TÖP yöneticileri aylardır mahkemeye çıkarılmadılar. Halkların kardeşliği şiarının teorik ve pratik gereklerini yerine getirme çabasında ilerleyen, devrimci, sosyalist dostlarımıza sistem tarafından büyük bir komplo düzenlendi. Yıllardır devrimcilere, sosyalistlere işkence yapan geçmişi kirli, eli kanlı birilerinin iftiralarıyla devrimci, sosyalist dostlarımız Silivri’de rehin tutulmaktadır. KCK davasında Kürt yurtseverlere oynanan oyunun bir başka versiyonu Türkiyeli devrimcilere uygulandı. Görülüyor ki tekelci oligarşik sistem Türk-Kürt kardeşliğini engellemek istiyor. Bu nedenle Türkiye emekçilerinin ve devrimcilerinin elini kolunu bağlamak istiyor. Türkiye tarihini incelediğimizde, Bizans ve Osmanlı’dan kalan envai çeşit oyunlarla karşılaşmak mümkündür. Geçmişte Türkiye İşçi Partisi, Kürtlerin varlığından söz edince kapatıldı. Kürt sorununu dillendiren İbrahim Kaypakkaya işkenceyle katledildi. Türk-Kürt kardeşliğini savunan Denizler idam edildi. Hem Kürtlerden söz etmek hem de sosyalist olmak, devletin sinir uçlarına dokunuyor. Mevcut sistem Kürtlere, emekçilere, Alevilere ve diğer çevrelere karşıdır. Onları tümden yok sayar. Kürt sorunu başta olmak üzere, Alevi sorunlarından, emek sorunlarından ve de çözüm yollarından söz eden herkes sistemin amentüsünü bozmuş olacaktır. Kardeşlik ve barış propagandasından, vebadan korkar gibi korkan mevcut hükümet, devrimcilerin ve sosyalistlerin yükselen sesini boğmak istiyor. Metropollerde gelişen devrimci kalkışma iktidarı ürkütmeye yetiyor. Hain korkak olur derler, gerçekten doğrudur. Egemen statükocu siyasal iktidar zindanlara güvenerek, korkularını gidermiş oluyor. Bence nafile. Hiçbir kelepçe, hiçbir demir parmaklık mevcut düzenin garantisi olamaz. Tarih boyunca nice zindanlar yıkılmış, nice kelepçeler parçalanmıştır. Spartaküsler, Kemal Pirler, Mazlum Doğanlar var olduğu sürece daha nice tahtlar ve saraylar yıkılır. Pir Sultan’ın deyimiyle bozuk çark düzen tutmaz ve tutması da mümkün değildir. SDP ve TÖP’lü kardeşlerimizin özgürlük sevdaları ve şiarları, dağlarda ve sokaklarda yankılanıyor. Biz dışarıdakiler olarak onlara güven katacağız, seslerine ses olacağız. Eminiz ve inanıyoruz ki bir gün mutlaka dağlarımıza bahar gelecektir. Geçmişimizle onur duyacağız o gün. Ve yine o zaman başları öne eğik utanıp sıkılanlar kim olabilir dersiniz? Balkonda oturup olup biteni seyredenler, at gözlüğü takanlar, deve kuşu gibi başını kuma gömenler, cellatlarına aşık olanlar ve daha niceleri, utanacaklardır ve belki de maskeyle dolaşacaklardır. Kim bilir?
|
||
|
Loading
|