![]() |
![]() |
||
|
30 Aralık 2009 |
|||
|
İHD 2009 DEĞERLENDİRMESİ "Hak İhlalleri Artarak Devam Etti" |
|||
|
İnsan Hakları Derneği (İHD) 2009 yılının her alanda ağır hak
ihlallerinin yaşandığı bir yıl olduğuna dikkat çekerek, silahlı
çatışmalarda 138 kişinin yaşamını yitirdiğini, TMK'dan yargılanan 177
çocuğa 772 yıl hapis cezası verildiğini, 36 gazetecinin tutuklandığını,
38 faili meçhul cinayetin meydana geldiğini, "dur" ihtarına uymadığı
gerekçesiyle 46 kişinin yargısız infaz edildiğini ve cezaevlerinde ve
gözaltında 39 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, dernek merkezinde basın toplantısı
düzenleyerek 2009 yılını değerlendirdi. Türkdoğan, 2009’da ağırlıklı
olarak açılımların, yargı uygulamalarının tartışıldığı, özellikle Kürt
sorunu başta olmak üzere açılım söyleminin yoğun tartışmalardan sonra
yılsonu itibariyle tıkandığı bir aşamaya gelindiğine işaret etti. Kürt
sorununun adliyeye havale edildiğini ve bu konuda TBMM’nin tarihsel
sorumluluğunu yerine getirmediğini, askeri ve sivil bürokrasiye terk
edildiğini ifade eden Türkdoğan, yıl sonu itibariyle Kürt sorununun
adliye kapısı dışına çıkamadığını söyledi. TRT’nin Kürtçe yayına
başlamasını, özel televizyonların Kürtçe yayın yapması yönündeki
engellerin kaldırılmasını, cezaevlerinde sınırlı da olsa Kürtçe konuşma
imkanlarının getirilmesini bu alanda atılmış olumlu gelişmeler olarak
değerlendiren Türkdoğan, bu konuda en önemli gelişmenin ise Kürt
sorununun resmen kabul edilmesi olduğunu kaydetti.
DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ
Türkdoğan, Alevi sorununun ayrımcılıkla mücadele, din ve vicdan
özgürlüğü kapsamında ele alınıp çözülmesi gerekirken, çalıştaylarla bu
durumun oyalamaya dönüştürüldüğünü belirtti.
Türkdoğan, Türkiye-Ermenistan protokollerinin TBMM’de onaylanma
sürecinin ise Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerine bağlanmasının, konunun
dış polotika malzemesi olarak görüldüğünü gösterdiğini kaydetti.
Yine 2009 yılındaki önemli gelişmelerden birinin ise askeri vesayet
uygulamalarını azaltan çeşitli gelişmeler olduğunu belirten Türkdoğan,
ancak hükümetin sadece kendisine yönelik olan teşebbüsleri soruşturma
konusu yaptığına işaret etti. Yine bu dönemde AB ilerleme sürecinin
durağanlığını koruduğunu ifade eden Türkdoğan, “Hükümetin 2007
seçimlerinde en önemli vaat olarak ortaya koyduğu anayasa değişikliği
talebi bu yıl da yerine getirilmemiştir. Yeni siyasal oluşumların
başarılamamış olması Türkiye toplumu açısından kaçırılmış bir fırsat
olarak değerlendirilmektedir” dedi.
HAK İHLALLERİ
2009 yılında hak ihlallerinin 2008 yılından pek farklı olmadığını, hak
ve hürriyetlerdeki ihlallerin artarak devam ettiğini belirten Türkdoğan,
bu alanda yaşanan gelişmeleri şu şekilde özetledi:
“TİHV verilerine göre; 18 faili meçhul cinayet, dur ihtarı sonucu,
rastgele ateş açma sonucu yargısız infaz diye nitelendirdiğimiz şekilde
46 kişi yaşamını yitirdi. Cezaevlerinde ve gözaltı merkezlerinde şüpheli
intihar, kavga ve tedavinin engellenmesi nedeniyle meydana gelen ölümler
39’u bulmuştur. Bunlardan 6’sı gözaltı merkezlerinde 33’ü ise
cezaevlerinde meydana gelmiştir. Devam eden silahlı çatışmalarda 61’i
asker, 7’si geçici köy korucusu, 66’sı militan 4’ü sivil olmak üzere
toplam 138 kişi yaşamını yitirmiştir. Kara mayını ve askeri mühimmat
patlaması sonucu 7’si çocuk, 18 sivil, 15 asker, 1 militan, 6 geçici köy
korucusu ve 1 polis olmak üzere toplam 41 kişi yaşamını yitirmiştir.”
Yaşam hakkı ihlallerine neden olan hususlardan birinin de 2007 yılında
yapılan Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nundaki değişiklik olduğunu
ifade eden Türkdoğan, bu yasa değiştikten sonra yargısız infazlarda ölen
kişilerin sayısının arttığını söyledi.
İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, AYRIMCILIK DEVAM ETTİ
2009 yılında işkence ve kötü muamelelerin, ayrımcılık uygulamalarının,
din ve vicdan özgürlüğü ihlallerinin, düşünce, ifade ve basın özgürlüğü
ihlallerinin yoğun bir şekilde yaşandığını dile getiren Türkdoğan, şöyle
devam etti:
“Kasım ayı sonuna kadar TİHV’e işkence ve kötü muamele gördüğü
gerekçesiyle 436 kişi başvuru yapmıştır. Adalet Bakanlığı’nın resmi
istatistiklerine göre, 2008 yılında işkence ve eziyet suçlarından 153
dava açılmış, 403 kişi sanık olarak yargılanmıştır. Mukavemet suçundan
2008 yılında 11 bin 256 dava açılmış, bu davalarda 18 bin 859 kişi sanık
olarak yargılanmıştır. 2008 yılı rakamlarına göre her 1 adet işkence ve
eziyet davasına karşılık, 76.9 Mukavemet davası açılmıştır. İşkence ve
kötü muamele ile mücadele konusunda cezasızlık politikasının etkinliği
sürmektedir. Bu politika bir cezasızlık kültürü yaratmıştır.
Tespitlerimize göre; bu yıl içerisinde düşünce ve ifade özgürlüğü
kapsamında 387 kişi mahkûm olmuş, 36 gazeteci tutuklu bir şekilde
yargılanmaya devam etmiş, 31 gazete ve derginin yayını durdurulmuş, 66
kitap toplatılmış ve 4 bin 662 internet sitesine erişim engeli
getirilmiştir. Basın mensuplarının görevleri nedeniyle karşılaştıkları
soruşturmalar binlerle ifade edilmektedir. 2009 yılı; düşünce, ifade ve
basın özgürlüğü açısından kara bir yıl olarak tarihe geçmiştir.”
TMK MAĞDURU ÇOCUKLAR
Türkdoğan, 2009 yılında, gösterilere katıldıkları gerekçesiyle Ağır Ceza
Mahkemelerinde 42 davada yargılanan 177 çocuğa 772 yıl 2 ay 26 gün hapis
cezası verildiğini söyledi. 2009 yılında da 2911 sayılı kanun
değiştirilmediği gibi bu hak alanındaki ihlallerin giderek arttığını
anlatan Türkdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere 1
Mayıs’ta İstanbul’da, Aralıkta Ankara’da TEKEL işçilerine olmak üzere
kitlesel 10 toplantı ve gösteride 6 ölüm, 356 yaralanma, 12 bin 976
gözaltı ve 732 tutuklamanın olduğunu aktardı.
DTP BASKINLARI
Yine 2009 yılında, 5 siyasi parti ve 1 dernekle ilgili kapatma davasının
açıldığını hatırlatan Türkdoğan, DTP’nin kapatılmasının bu hak
alanındaki ağır ihlali ortaya koyduğuna dikkat çekti. DTP binalarına 140
kere kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendiğini belirten
Türkdoğan, başta partiler olmak üzere çeşitli kurumların binalarına
güvenlik güçlerince 48 kere baskın düzenlendiğini söyledi.
CEZAEVLERİ
2009 yılında cezaevlerinde 45 ağır hasta mahpusun bulunduğunu belirten
Türkdoğan, Kasım ayı sonu itibariyle toplam 117 bin 61 kişinin
cezaevlerinde tutulduğunu kaydetti. Türkdoğan, bunlardan 40 bin
206’sının tutuklu, 19 bin 970’inin hükmen tutuklu, 56 bin 885’inin
hükümlü olduğunu belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bulunduğu
İmralı Cezaevi’nin toplumsal gerginliğin artmasının sebebi olarak mevcut
konumunu koruduğuna da işaret eden Türkdoğan, bu cezaevinin sivil toplum
örgütleri tarafından incelenme isteğinin 2009 yılında da yerine
getirilmediğini anımsatarak, “Hiç değilse denetime açılsın, ne olup
bittiğini millete anlatalım” dedi.
Yaşanan linç girişimlerine de değinen Türkdoğan, 2009 yılında linç
girişimleri sonucunda toplam 4 kiyinin yaşamını yitirdiğini, 43 kişinin
yaralandığını, 13 kişinin memleketlerine geri dönme kararı almak zorunda
kaldığını ve 42 ev ve işyerinin hasar gördüğünü söyledi.
Türkdoğan, 2009 yılında yargı reformu strateji eylem planının ortaya
konmasına karşın, herhangi bir somut adım atılmamasının bu alanda
yaşanan ihlallerin devam etmesini sağladığını belirtti. Yargı
kararlarıyla hukuka aykırı bir şekilde telefon dinelmelerine ve teknik
takiplere izin verilmesine de değinen Türkkdoğan, haberleşme
hürriyetinin ağır biçimde ihlal edildiğini kaydetti.
MÜLTECİ SORUNU
Mülteci ve sığınmacı hakları konusunda da somut bir ilerlemenin
olmadığını ifade eden Türkdoğan, 2009’da insan hakları savunucularına
yönelik baskıların da giderek arttırıldığını şuan İHD Genel Başkan
Yardımcısı Av. Muharrem Erbey, MYK Üyesi Av. Filiz Kalaycı’nın tutuklu
olduğunu söyledi. Türkiye’nin taraf olduğu BM Genel Kurulu’nca kabul
edilen İnsan Hakları Savunucuları’nın Korunması Bildirgesi’nin fiilen
işletilmediğini de belirten Türkdoğan, Türkiye’nin tarafsız ve bağımsız
bir ulusal insan hakları kurumuna kavuşmadığını kaydetti.
Türkdoğan, 2009 yılında ekonomik ve sosyal haklarda da büyük sorunlar
yaşandığını belirterek, resmi ve gayrı resmi işsizlik rakamlarının bu
yıl zirve yaptığını söyledi. (ANF)
u
İHD: 2009'da her alanda ağır ihlaller yaşandı
|
|
||