Sosyalist Demokrasi, 13 Kasım 2009, Sayı: 85


   


25 Kasımda Hayat Duracak


STELA E.


   

KESK dayatılan sermaye yanlısı politikalara ve uygulamalarının yol açtığı baskıya, sömürüye ve yoksulluğa karşı GREVE GİDİYOR.

KESK krizlerin bedelinin emekçilere ödetilmesine karşı GREVE GİDİYOR

KESK kamu personel kanunu taslağı ile performansa dayalı, güvencesiz, sözleşmeli ve esnek çalışma koşullarına hayır demek için GREVE GİDİYOR.

KESK  grev ve toplu sözleşme haklarının siyasi iktidar tarafından engellenmesine karşı GREVE GİDİYOR.

KESK toplumu etnik, dinsel ya da toplumsal cinsiyet temelinde ayrımcılığa tabi tutan milliyetçi, cinsiyetçi ve muhafazakâr politikalara, örgütlenme özgürlüğü önündeki engellere ve insan haklarının yok sayan tutuklama ve operasyonlara karşı GREVE GİDİYOR…

Sermayenin küreselleşmesinin bir gereği ve sonucu olarak kamu sektörünün yeniden yapılandırılmasını hedef alan yasa ve düzenlemeler getirilmektedir önümüze her gün. Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde imzalanan Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) çerçevesinde, hizmet sektörü olarak anılan tüm alanlarda ayrımcı, engelleyici, zorlaştırıcı uygulamaların kaldırılması ya da en aza indirilmesi yoluyla eğitim, sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasının önü açılmıştır. Sağlık hizmetleri ticarileşirken, 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası’nın sorunları çözmek bir yana, sağlık alanını giderek paralı hale getirdiği, sosyal güvenlik kurumlarını tasfiye ederek özel sağlık sigorta tekellerinin insafsızlığına terk etmektedir. Sağlık, eğitimde dönüşüm programları ile herkese paran kadar sağlık, paran kadar eğitim dayatılmaktadır. Bu uygulamaların sonucu ise toplumsal yıkım demektir. Sigortasız, sosyal güvenceden yoksun ve örgütsüz bir yaşam dayatılmaktadır emekçilere. İş sağlığı ve iş güvenliğinin sermayenin yükünü arttırdığı gerekçesiyle yok sayılması sonucu madenlerde, hastanelerde, tersanelerde, mevsimlik işlerde yaşanan kaza ve ölümler de kadermiş gibi sunulmaktadır. Kapitalizmin kâr hırsı insan yaşamının önünde konumlandırmakta ve sermaye yanlısı politikalarla desteklenmektedir. İşsizlik her geçen gün artmakta kapitalizmin yükü ise emekçilere ödetilmek istenmektedir.

Kamu Personel Kanunu Taslağı ile performansa dayalı, güvencesiz, sözleşmeli ve esnek çalışma koşulları da kamudaki iş kollarında da uygulanmaya başlamıştır. Sanayi devrimi sonrası kitle üretiminde verimi arttırmaya yönelik “bilimsel” çalışmalarıyla ünlenen Taylor nasıl ki işgücünün standardizasyonu, parça başı iş ve “bilimsel” yöntemlere dayanan işbölümü ve koordinasyon ile kapitalist sömürünün ince yollarını örmeye başlamışsa, Kamu Personel Kanunu Taslağı ile adımları atılan personel performansını ölçmeye yönelik “objektif ve saydam” standartlar ile de kamu emekçileri arasında rekabet artırılarak dayanışma olanakları ve örgütlenme özgürlükleri yok edilmeye çalışılacak ve sosyal hakları budanacaktır. Devlet Planlama Teşkilatının 2008-2010 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programına göre,  kapsamlı bir personel reformu hayata geçirilerek,  personel istihdamına ilişkin sınırlamalar sürdürülecek, performansa dayalı ücret sistemine geçilip, mevcut kadrolu istihdamın azaltılmasına devam edilecektir.

Uygulanan bu sömürü politikalarına karşı KESK 25 Kasımda genel greve gitmektedir. Emek ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak, hak verilmez alınır şiarı ile 25 Kasımda bir gün süre ile hayat duracak. Çünkü sermaye ezilen sınıfları her gün daha da fazla tutsaklaştırmaktadır. Sermayenin ezilenlerin ve emekçilerin boynuna doladığı sömürü zinciri ancak ve ancak örgütlü mücadele ile kırılabilir. Sistem ezilenlere bireyciliği dayatarak ezilenleri haklarından yoksun bırakmayı, suskunlaştırmayı amaçlamaktadır. Bizlere dayatılan cinsiyetçi, milliyetçi, faşist, vb. her türlü tahakküm biçimine ve şiddete karşı mücadele edilmelidir. İş sözleşmesini ve grevi tanımayan hükümet emekçilere sömürü politikaları karşısında örgütsüzlük dayatmaktadır. Dayatılan örgütsüz bir yaşama karşı işçilerin birliğini esas alan bir mücadele anlayışı temel ilke olmalıdır. 25 Kasımda KESK’in grevine Türkiye’nin her yerinde destek verilmelidir.

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 85


Bölücü Olan Devlettir

YAYIN KURULU

Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan Geçer

SDP

Sosyalizm Anlayışımız ve Çalışma Tarzımız Üzerine

N. ZAFER

Kürt Halkı Barışın Öznesidir

RIDVAN TURAN

Fena Islandılar

M. ÖZLEM

Tasfiyeden Çözüm Çıkmaz

YEŞİM ERGÜN
Erkek, Devlet Şiddetine Karşı Susmuyoruz!

Amaç 'İttifak' Yapmak mı Yoksa 'İltihak' Etmek mi?

GÜNAY KUBİLAY

H1N1 Virüsü Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor

DİLAY İNKAYA

Ekonomik Kriz ve Sınıf Mücadelesi: Ne Yapmamalı?

TAHİR OZAN

25 Kasımda Hayat Duracak

STELA E.

TKP'nin 29 Ekim Açılımı

AFŞİN DEMİR

Bir Bavula İki Dil Sığmaz mı?

GÜLEREN EREN

KESK'li Tutuklular Serbest Bırakılmalıdır

GDO Pazarı Olmamak İçin Direnişi Örgütleyelim

DERYA ÖZGÜZEL

Kapitalizmin Ocaklarında Devrimci Bilinç

CENGİZ FERAH

Bu 25 Kasımda Barışa İhtiyacımız Var!

SDP'Lİ KADINLAR



Sosyalist Demokrasi Arşivi