Sosyalist Demokrasi, 13 Kasım 2009, Sayı: 85


   


Sosyalizm Anlayışımız ve Çalışma Tarzımız Üzerine


N. ZAFER


   

Sosyalizm anlayışımız bu üç temel üzerine inşa olmuştur. Esasen sosyalist demokrasi  anlayışımız sosyalizm ve işçi sınıfı, sosyalizm ve ezilen halklar arasındaki denklemin doğru kurulmasının tek yoludur. Siyasal topografyada sosyalist demokrasi, işçi sınıfı sosyalizmi ve enternasyonalizm çizgilerinin kesiştiği noktada SDP yer almaktadır.

 

SDP’nin politik programı sosyalizmi hedefliyor. Sosyalist bir toplum hedefine sahip olmak siyasal topografyada ne olduğumuza, ne yapmaya çalıştığımıza ilişkin veriler sunsa da gerçek manada siyasal koordinatlarımızı, arazideki yerimizi açıklamakta yeterli olamıyor. Çünkü adında sosyalizm, komünizm olan ve sosyalizmi komünizmi hedefleyen pek çok siyasal yapı aynı siyasal topografyada yer almış durumda. TKP de sosyalizm hedefine sahip, Türk solu da, SDP de. Bu yapıların sosyalizm anlayışlarıyla polemik yürütmek bu yazının konusu değil. Ancak kendi sosyalizmimize ilişkin önemli bazı vurgular yapmadan geçmek de doğru değil.

Bizim sosyalizmimiz bir sacayağı üzerinde oturuyor. Sosyalizmimize rengini veren çok önemli olgular var. İşte bu olgular siyasal topografyada SDP’nin tam yerini bulmamıza yardım eden koordinat noktalarıdır.

Bunlardan birisi işçi sınıfı sosyalizmidir. SDP işçi sınıfının egemen bir sınıf olarak örgütlenmesinden yanadır. Bunun için çalışma yürütür. Bizim sosyalizm anlayışımızda işçi sınıfı öncü güçtür. Bu açıdan sosyalizm anlayışımız küçük burjuva sosyalizminden, anarşizmden ve askeriyenin darbe ile kuracağı bir cuntacı sosyalizm perspektifinden uzak ve bu anlayışlara taban tabana zıttır. Sosyalizm işçi sınıfının ve ittifak güçlerinin kolektif eylemleriyle başarıya ulaşabilir. İşçi sınıfı adına askeri ya da sivil bürokrasinin iktidarını reddeder. Gerçek sosyalizmin işçi sınıfının söz-yetki-karar hakkına sahip olmasıyla mümkün olacağını öngörür. Ancak çoğulcu bir perspektifle böyle bir sosyalizmin yaratılacağını saptadığı içindir ki kapitalist özel mülkiyetin reddi temelinde kurulmuş olan fikirlerin düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü meşru görür. Sınıfın tüm çıkarlarının tek partide somutlandığına ilişkin bürokratik tezi kabul etmez. Bürokrasinin ve monolitizmin sosyalizmin düşmanları olduğunu kabul eder. İşte bu sosyalizmimizin diğer önemli özeliğini, koordinatını verir. O da sosyalist demokrasidir.

Sosyalist anlayışımızın bir diğer özelliği enternasyonalizmdir. Enternasyonalizm ulusalcı-milliyetçi sosyalist anlayışla uzlaşmaz. Ulusal sınırlara sıkışmış bir ulusalcı sosyalizmi savunmaz, dahası sosyalizmin tek ülkede kurulsa da, enternasyonalist bir bağa ve dayanışmaya sahip olmadan yaşayamayacağını saptar. Bu nedenle tüm dünya halkları ile enternasyonalist bir dayanışma içinde olacak bir sosyalizmi esas alır.

Sosyalizm anlayışımız bu üç temel üzerine inşa olmuştur. Esasen sosyalist demokrasi anlayışımız sosyalizm ve işçi sınıfı, sosyalizm ve ezilen halklar arasındaki denklemin doğru kurulmasının tek yoludur.

Siyasal topografyada sosyalist demokrasi, işçi sınıfı sosyalizmi ve enternasyonalizm çizgilerinin kesiştiği noktada SDP yer almaktadır.

İşte SDP’nin politik programına bu ilkeler yön veriyor. Bu ilkeler SDP’nin eyleminin niteliğini belirliyor. Günlük politikalarımızı bu esaslar ekseninde belirliyoruz. Bu ilkelerimizin pratik politik düzeyde ifadesi, sosyalist hareketin yeniden yapılanması ve sosyalistlerin birliği ile Kürt özgürlük hareketiyle  stratejik ittifaktır.

Elbette bu hedefler, hedeflere uygun yol ve yöntemleri, mücadele araç ve biçimlerini gerektiriyor. Yani mesele bu önemli tespitlerin hemen ardından bir anda örgüt meselesine dönüşüveriyor. Ancak planlı ve organlı çalışmayı esas alan, siyasal sürekliliği sağlamış bir örgütün bu hedeflere ulaşabilmesi mümkündür.

Peki nasıl bir örgütsel çalışma ile başarıya ulaşılabilir? Başarı organlı, süreğen ve sistemli bir politik çalışmayla mümkündür. Böyle bir çalışma bugün partimizin merkezden yerele kadar tüm alanlarda ciddi bir yeniden yapılanma politikasına sahip olmasıyla mümkündür. Parti-mizde yeniden yapılanmanın stratejik adımı par-tinin kitleselleşmesi, bir kitle hareketi haline dönüşmesi ve bu hareket içinden yeni kadroların çıkarılmasıdır. Yeniden yapılanmanın dinamik gücü gençliktir.

Bu nedenle, partinin üye bileşimini nicel ve nitel olarak artırmak, taban örgütleri ağını var güçle yaymak, kitle içinde parti çalışmasını örgütlemek, sendikalarda, demokratik kitle örgütlerinde parti çalışmasını güçlendirmek, gençlik ve kadınlar arasındaki parti çalışmasına hız vermek, partinin ideolojik düzeyini yükseltmek, yeni bir kadro politikası çizmek ve kadro eğitimi gerçekleştirmek ve en önemlisi bütün bu görevleri sosyalist demokrasi ve çoğulculuk ilkeleri temelinde gerçekleştirmek görevimizdir.

Gerek sosyalist hareketin yeniden yapılanmasının ve sosyalist birliğin, gerek Kürt özgürlük hareketiyle stratejik ittifakın ve gerekse SDP’yi her bakımdan güçlendirmenin bütün bu karmaşık görevlerini yerine getirmek, partinin merkezden taban örgütlerine doğru yeniden tahkim ve inşası ile  mümkün olacaktır.

Parti örgütümüz, örgütlenme çalışmalarını mahalle ve fabrika-işyeri komiteleri oluşturma hedefi ile yürütecektir. Örgütleme ve siyasal teşhir çalışmaları planlı ve süreğen bir biçimde yapılan çalışmalar olacaktır. Bu çalışmalar, günlük parti faaliyetinin temelini oluşturacaktır.

Partinin temel örgütleri, taban örgütleri olarak adlandırdığımız fabrika, işyeri, mahalle, okul komiteleridir. Parti esasen bu komitelerin toplamından oluşacaktır. Tüm parti üyeleri, bu taban örgütlerinden birisi içinde yer almak ve çalışmalarda bulunmakla yükümlüdür.

Mahalle, işyeri, fabrika komitelerinin amacı, partiyi buralarda örgütlü hale getirmek ve partinin örgütsel omurgasını buralarda oluşturmaktır. Komiteler, partinin siyasal hattının propagandasını yapmak, partiye üye ve sempatizan kazanmakla yükümlüdür.

Her oluşan komitenin somut hedefleri olmalıdır. Bir çalışma programı çerçevesinde faaliyet sürdürmelidir. Komite nerelerde ve ne kadar sürede ilişkilere sahip olacağını önceden hedeflemeli ve planlamalıdır. Bunun için, örgütlenecek alan her neresi ise orada ayrıntılı bir etüd yapılmak suretiyle, alanın bilgisine sahip olunmalıdır. Esas olarak, partimizin çıkardığı afiş, bildiri gibi materyaller buralarda tüketilmelidir.

Partinin günlük faaliyetleri bu çok sayıdaki taban örgütlerinde sürdürülürken, parti mekanları bu faaliyetlerden doğan toplantı ihtiyaçlarında ya da eğitim çalışmalarında kullanılacaktır. Bu nedenle parti binaları, boş zaman mekanları olmaktan hızla çıkarılarak faaliyetlerin sevk ve idare edildiği üsler haline getirilmelidir. Partimiz bu örgütlenme perspektifi üzerinde inşa edilerek devrimci bir kitle partisi haline gelecektir.

Önümüzdeki yeniden yapılanma sürecine böylesi bir örgütsel çalışma rengini verecektir. Tüm SDP üye ve sempatizanları bu hedefe uygun bir planlama içinde yer alacak ve çalışma sürdürecektir.

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 85


Bölücü Olan Devlettir

YAYIN KURULU

Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan Geçer

SDP

Sosyalizm Anlayışımız ve Çalışma Tarzımız Üzerine

N. ZAFER

Kürt Halkı Barışın Öznesidir

RIDVAN TURAN

Fena Islandılar

M. ÖZLEM

Tasfiyeden Çözüm Çıkmaz

YEŞİM ERGÜN
Erkek, Devlet Şiddetine Karşı Susmuyoruz!

Amaç 'İttifak' Yapmak mı Yoksa 'İltihak' Etmek mi?

GÜNAY KUBİLAY

H1N1 Virüsü Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor

DİLAY İNKAYA

Ekonomik Kriz ve Sınıf Mücadelesi: Ne Yapmamalı?

TAHİR OZAN

25 Kasımda Hayat Duracak

STELA E.

TKP'nin 29 Ekim Açılımı

AFŞİN DEMİR

Bir Bavula İki Dil Sığmaz mı?

GÜLEREN EREN

KESK'li Tutuklular Serbest Bırakılmalıdır

GDO Pazarı Olmamak İçin Direnişi Örgütleyelim

DERYA ÖZGÜZEL

Kapitalizmin Ocaklarında Devrimci Bilinç

CENGİZ FERAH

Bu 25 Kasımda Barışa İhtiyacımız Var!

SDP'Lİ KADINLAR



Sosyalist Demokrasi Arşivi