Sosyalist Demokrasi, 13 Kasım 2009, Sayı: 85


   


Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan Geçer


SDP


   

Türkiye tarihinin en önemli siyasal skandallarından birisi yaşanıyor. Huzur ve güveni sağlamaktan sorumlu olan ordu, daha önce yaptığı gibi bir kez daha ‘insanların huzurunu nasıl bozarım, milleti birbirine nasıl düşürürüm’ün hesabını yapıyor. Son ortaya çıkan ıslak imzalı belge, İrticayla Mücadele Eylem Planının, genelkurmayın emir komuta kademelerinde kaleme alındığını açıkça gözler önüne seriyor. Bizim açımızdan bunda şaşılacak bir şey yok. Kendisini rejimin garantisi olarak gören asker her fırsatta bu ülkede ya darbe yaptı, ya muhtıra verdi ya da postmodern darbelerle sivillere gereken “nizamı” verdi. Kaç darbe planlandığını ezberimizde dahi tutamıyoruz. Bu ülke ne yazık ki, askeri liseden mezun olan her gencin ‘acaba bir gün darbe yapabilir miyim’ diye düşündüğü, her subayın gönlünde bir darbenin yattığı bir ülke.

Biz bugün askere neden darbe planlıyorsun, cunta tertipliyorsun demiyoruz.

Biz başbakana sesleniyoruz ve diyoruz ki: Görevini yerine getir ve genelkurmay başkanını görevinden al. Açık bir cunta oluşumunun gözler önünde olduğu bir ortamda, beğenilsin ya da beğenilmesin halkın oyarıyla getirdiğini alaşağı etmek için yasadışı bir tertip söz konusu olduğunda yapman gereken şeyi yap. Bu senin tercihin değil yasal sorumluluğundur. İdari bir tedbir olarak genelkurmay başkanını ve belgeyi hazırlayanları görevinden al.

Böyle bir durumda başbakanın görevi genelkurmay başkanıyla görüşerek süreç hakkında uzlaşmak değildir. Mevcut rezalet karşısında uzlaşmamaktır. Delillerin karartılmasına göz yummak değildir. Ergenekonun uzantısının genelkurmayda olduğu bugün açıkça gözler önüne serilmiş ve tarihsel bir fırsat oluşmuştur.

Ancak başbakan genelkurmayla, bir başka deyişle darbe planlayanlarla uzlaşmış durumdadır. Aynı başbakan bir diğer yandan açılımdan bahsetmekte ve demokratikleşme nutukları atmaktadır. Kürtlerin yaşamını daha çekilmez kılmak için planlarla dolu olan belgeyle başbakan zaten uzlaşmıştır ve adeta belgede yazılı olanları uygulamaya başlamıştır. Hükümetin açılımla ilgili olarak DTP’ye yüklenmesinin siyasal nedeni budur. Bu nedenledir ki başbakan açılımı Kürtsüz ve Kürtlere rağmen yapmaya çalışmaktadır.

Bu biçimde Kürt sorununun çözülmesi mümkün değildir. Ülkenin demokratikleşmesi mümkün değildir. Hükümetin Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmeye ilişkin anlattıklarının koca bir yalan olduğu açıkça gözler önüne serilmektedir.

Hükümet Kürt sorununu çözmek istiyorsa genelkurmayı değil Kürt halkını muhatap almak zorundadır.

Sosyalist Demokrasi Partisi olarak hükümete sesleniyoruz: Genelkurmay başkanını görevden alın ve tüm cunta sorumlularını mahkeme karşısına çıkarın!

 

SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ

2 Kasım 2009

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 85


Bölücü Olan Devlettir

YAYIN KURULU

Kürt Sorununun Çözümü Genelkurmayla Değil Kürt Halkıyla Mutabakattan Geçer

SDP

Sosyalizm Anlayışımız ve Çalışma Tarzımız Üzerine

N. ZAFER

Kürt Halkı Barışın Öznesidir

RIDVAN TURAN

Fena Islandılar

M. ÖZLEM

Tasfiyeden Çözüm Çıkmaz

YEŞİM ERGÜN
Erkek, Devlet Şiddetine Karşı Susmuyoruz!

Amaç 'İttifak' Yapmak mı Yoksa 'İltihak' Etmek mi?

GÜNAY KUBİLAY

H1N1 Virüsü Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor

DİLAY İNKAYA

Ekonomik Kriz ve Sınıf Mücadelesi: Ne Yapmamalı?

TAHİR OZAN

25 Kasımda Hayat Duracak

STELA E.

TKP'nin 29 Ekim Açılımı

AFŞİN DEMİR

Bir Bavula İki Dil Sığmaz mı?

GÜLEREN EREN

KESK'li Tutuklular Serbest Bırakılmalıdır

GDO Pazarı Olmamak İçin Direnişi Örgütleyelim

DERYA ÖZGÜZEL

Kapitalizmin Ocaklarında Devrimci Bilinç

CENGİZ FERAH

Bu 25 Kasımda Barışa İhtiyacımız Var!

SDP'Lİ KADINLAR



Sosyalist Demokrasi Arşivi