SDP'Lİ KADINLAR:

Barışa İhtiyacımız Var!



   

SDP’li kadınlar 24 Ekim Cumartesi günü 4. Kadın Konferansının 1. oturumunu tamamladı. Konferans 60 kadının katılımı ile gerçekleştirildi. SDP'li kadınlar, KESK’li kadınların, tutuklu kadınların serbest bırakılması talebi ile Ankara’da  gerçekleştirdikleri eylemle eşzamanlı olarak İstanbul Galatasaray’da basın açıklaması yaparak KESK’li kadınların eylemine destek verdiler. SDP'li kadınlar basın açıklamasında KESK’li tutuklu kadınların serbest bırakılması talebini yinelerken ‘Barışa ihtiyacımız var!’ sloganını yükselttiler. Basın açıklamasının ardından cezaevinde bulunan KESK'li tutuklu kadınlara kart atma eylemi gerçekleştirildi.

SDP'li kadınların basın açıklaması:

Sosyalist Demokrasi Parti’li kadınlar olarak IV. Kadın Konferasımızı yaptığımız bu günlerde, barışın bizler için son derece yakıcı bir ihtiyaç haline geldiğini tespit ediyoruz.

Biz SDP’li kadınlar, bugün burada barışa duyduğumuz ihtiyacı haykırmak için toplandık. Çünkü biz kadınlar, kararını vermediğimiz bu savaşta yakınlarımızı kaybediyoruz. Biz kararını vermediğimiz bu savaşta yaşadığımız toprakları ateşe bırakıp gitmeye zorlanıyoruz. Biz kararını vermediğimiz bu savaşın ganimeti gibi görülüp tecavüze uğruyoruz. Ve bizler biliyoruz ki savaş dönemleri en çok bizim canımızı yakıyor, krizler en çok bizi vuruyor 

Hükümet, bu savaşı, kimsenin içeriğini bilmediği bir “demokratik açılım” ile çözmeyi vaat ediyor. Aynı anda, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’ndan kadınlar, terör örgütü üyesi oldukları suçlamasıyla cezaevine konuyor, yargı süreçleri uzatılıyor. Demokratik alanda mücadele eden kadınlar gayrımeşru ilan edilmeye çalışılıyor. 

28 Mayıs 2009 tarihinden beri KESK kadın arkadaşlarımızın tutukluluğu dört ayı aştı. KESK kadın sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim Sen kadın sekreteri Gülçin İsbert, Eğitim Sen eski kadın sekreteri Elif Akgül Ateş, İzmir Eğitim Sen 4 No’lu Şube Kadın Sekreteri Mine Çetinkaya, İzmir Eğitim Sen 4 No’lu Şube üyesi Şermin Güneş, İzmir Eğitim Sen 1 No’lu Şube üyesi Sakine Esen Yılmaz, İzmir SES Hukuk ve Kadın Sekreteri Yüksel Özmen, İzmir BES İş yeri temsilcisi Meryem Çağ, İzmir Eğitim Sen 5 nolu şube üyesi Süeda Demir, KESK eski üyesi, Türkiye Barış Meclisi üyesi Yüksel Mutlu ve ayrıca SES Ankara Hukuk Ve Kadın Sekreteri Seher TÜMER, SES Eski MYK Üyesi Olcay KANLIBAŞ bugün hala cezaevindeler. Sürekli davaları ertelenerek cezaevinde tutuluyorlar. 

Şu anda Ankara’da KESK’li kadınlar ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinden kadınlar, cezaevinde tutuklu olan KESK üyesi kadınların salıverilmeleri için bir eylem yapıyorlar. Burada toplanan biz SDP’li kadınlar, onların eylemini selamlıyoruz ve tutuklu arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Eğer gerçekten barış için adım atılıyorsa, eğer gerçekten demokratik bir çözüm isteniyorsa, yıllardır kamu emekçilerinin hakları için, kadın kazanımları için mücadele eden KESK’li kadınlar da “terör örgütü üyesi olmak” gibi mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalmamalıdır. Şiddet ve çözümsüzlüğe karşı barış ve özgürlük taleplerini yükselten KESK’li kadınlar, daha fazla vakit kaybedilmeden serbest bırakılmalıdır. 

Yalnızca KESK’li kadınlar da değil, Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nden yol arkadaşımız kadınlar da cezaevlerine konuluyor. Diyarbakır’da kadınlar, evlerine düzenlen baskınlar sırasında, devlet güçlerinin fiziksel ve cinsel saldırısına maruz kalıyor. Gözaltında taciz ve tecavüze karşı mücadele eden biz SDP’li kadınlar, devlet güçlerinin kadınlara yönelik tacizini ve tecavüzünü protesto ediyoruz.

Baskılar, tutuklamalar sürerken, aynı anda, Diyarbakır Lice'ye bağlı bir mezrada yaşan 12 yaşındaki Ceylan Önkol, evinin 250 metre uzaklığında askeri karakoldan atılan havan topu mermisiyle öldürülüyor. Ceylan’ın katillerinin cezalandırılmasını istiyoruz.

Bir yanda, Barış Grubu’nun Kandil ve Mahmur’dan gelmesi ve tutuklanmamaları barış için umutlarımızı arttırırken, hükümet yetkililerinin barış sürecini coşkuyla karşılayan Kürt halkına yönelik tehditkâr bir üslup benimsemesi bizleri kaygılandırıyor. Yıllardır bu savaşta gençlerini, sevdiklerini, yakınlarını kaybeden bir halkın, barış sürecini coşkuyla selamlaması neden bir tehdit olarak algılanıyor? En başta Kürt kadınları, barış özlemini yıllardır dile getiriyor. Biz kadınlar artık savaşta ağlayanlar değil, barışta kutlayanlar olmak istiyoruz. Barışı kutlayanlardan korkmaya gerek yoktur. Bu coşku Kürtlere ve kadınlara çok görülmemelidir.

Bugün barış hem çok yakın, hem de çok büyük bir ihtiyaç. Bu nedenle, biz SDP’li kadınlar, hükümeti, uzatılan barış elini tutmaya davet ediyoruz. Eğer ki hükümet “demokratik açılım” söyleminde samimi ise barışa doğru bir adım da kendisi atmalı, barışın dilini konuşmayı öğrenmelidir.

Operasyonların durdurulmasını, tezkerenin geri alınmasını, barış sürecinin sekteye uğratılmamasını, Kürt halkının uzattığı barış elinin tutulmasını, kadın hareketinden yol arkadaşlarımız DÖKH’li, KESK’li kadınlarla Kürt halkının barış mücadelesinde tutuklanan tüm kadınların serbest bırakılmasını istiyor, erkek egemenliğine ve savaşa karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi söylüyoruz.

Barışa İhtiyacımız Var!

Yaşasın Kadın Dayanışması!

 

SDP’li Kadınlar


 

 

 

SOSYALİST DEMOKRASİ 83


Tırsak General

AFŞİN DEMİR


■ Bu Rota Doğru mu?

DİLAY İNKAYA


■ Kampanyanın Ardından

RIDVAN TURAN


■ Yürüyüşün Eskişehir Durağı 

NURETTİN ALDEMİR


■ Ankara'da Barış Platformu


■ Muhatap Bulamadık!


■ 1 Eylül'de Diyarbakır'dan


■ Barış Sürecinde Kadınlar

YEŞİM ERGÜN


■ Bu Oyuna Artık Devam Etmek İstemiyoruz

NURŞEN YILDIRIM


■ Kent AŞ İşçileri Direniyor

FİLİZ KURNAZ


��� Olanaklar ve Olasılıklar

M. ÖZLEM


■ Açılımdan Operasyon Çıktı


■ 67 Eylül Olayları

ASLIHAN UMAR


■ Sessiz İmhaya Son!

STELA E.


■ İkitelli'de Olanlar

TAHİR OZAN


■ Yük Değil Kadındılar

Y. E.



Sosyalist Demokrasi Arşivi