![]() |
![]() |
||
|
|
|||
|
SDP'Lİ KADINLAR: Barışa İhtiyacımız Var! |
|||
|
Sosyalist Demokrasi Parti’li kadınlar olarak IV. Kadın Konferasımızı
yaptığımız bu günlerde, barışın bizler için son derece yakıcı bir
ihtiyaç haline geldiğini tespit ediyoruz.
Biz SDP’li kadınlar, bugün burada barışa duyduğumuz ihtiyacı haykırmak
için toplandık. Çünkü biz kadınlar, kararını vermediğimiz bu savaşta
yakınlarımızı kaybediyoruz. Biz kararını vermediğimiz bu savaşta
yaşadığımız toprakları ateşe bırakıp gitmeye zorlanıyoruz. Biz kararını
vermediğimiz bu savaşın ganimeti gibi görülüp tecavüze uğruyoruz. Ve
bizler biliyoruz ki savaş dönemleri en çok bizim canımızı yakıyor,
krizler en çok bizi vuruyor
Hükümet, bu savaşı, kimsenin içeriğini bilmediği bir “demokratik açılım”
ile çözmeyi vaat ediyor. Aynı anda, Kamu Emekçileri Sendikaları
Konfederasyonu’ndan kadınlar, terör örgütü üyesi oldukları suçlamasıyla
cezaevine konuyor, yargı süreçleri uzatılıyor. Demokratik alanda
mücadele eden kadınlar gayrımeşru ilan edilmeye çalışılıyor.
28 Mayıs 2009 tarihinden beri KESK kadın arkadaşlarımızın tutukluluğu
dört ayı aştı. KESK kadın sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim Sen kadın
sekreteri Gülçin İsbert, Eğitim Sen eski kadın sekreteri Elif Akgül
Ateş, İzmir Eğitim Sen 4 No’lu Şube Kadın Sekreteri Mine Çetinkaya,
İzmir Eğitim Sen 4 No’lu Şube üyesi Şermin Güneş, İzmir Eğitim Sen 1
No’lu Şube üyesi Sakine Esen Yılmaz, İzmir SES Hukuk ve Kadın Sekreteri
Yüksel Özmen, İzmir BES İş yeri temsilcisi Meryem Çağ, İzmir Eğitim Sen
5 nolu şube üyesi Süeda Demir, KESK eski üyesi, Türkiye Barış Meclisi
üyesi Yüksel Mutlu ve ayrıca SES Ankara Hukuk Ve Kadın Sekreteri Seher
TÜMER, SES Eski MYK Üyesi Olcay KANLIBAŞ bugün hala cezaevindeler.
Sürekli davaları ertelenerek cezaevinde tutuluyorlar.
Şu anda Ankara’da KESK’li kadınlar ve çeşitli demokratik kitle
örgütlerinden kadınlar, cezaevinde tutuklu olan KESK üyesi kadınların
salıverilmeleri için bir eylem yapıyorlar. Burada toplanan biz SDP’li
kadınlar, onların eylemini selamlıyoruz ve tutuklu arkadaşlarımızın
derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Eğer gerçekten barış için
adım atılıyorsa, eğer gerçekten demokratik bir çözüm isteniyorsa,
yıllardır kamu emekçilerinin hakları için, kadın kazanımları için
mücadele eden KESK’li kadınlar da “terör örgütü üyesi olmak” gibi
mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalmamalıdır. Şiddet ve
çözümsüzlüğe karşı barış ve özgürlük taleplerini yükselten KESK’li
kadınlar, daha fazla vakit kaybedilmeden serbest bırakılmalıdır.
Yalnızca KESK’li kadınlar da değil, Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nden
yol arkadaşımız kadınlar da cezaevlerine konuluyor. Diyarbakır’da
kadınlar, evlerine düzenlen baskınlar sırasında, devlet güçlerinin
fiziksel ve cinsel saldırısına maruz kalıyor. Gözaltında taciz ve
tecavüze karşı mücadele eden biz SDP’li kadınlar, devlet güçlerinin
kadınlara yönelik tacizini ve tecavüzünü protesto ediyoruz.
Baskılar, tutuklamalar sürerken, aynı anda, Diyarbakır Lice'ye bağlı bir
mezrada yaşan 12 yaşındaki Ceylan Önkol, evinin
Bir yanda, Barış Grubu’nun Kandil ve Mahmur’dan gelmesi ve
tutuklanmamaları barış için umutlarımızı arttırırken, hükümet
yetkililerinin barış sürecini coşkuyla karşılayan Kürt halkına yönelik
tehditkâr bir üslup benimsemesi bizleri kaygılandırıyor. Yıllardır bu
savaşta gençlerini, sevdiklerini, yakınlarını kaybeden bir halkın, barış
sürecini coşkuyla selamlaması neden bir tehdit olarak algılanıyor? En
başta Kürt kadınları, barış özlemini yıllardır dile getiriyor. Biz
kadınlar artık savaşta ağlayanlar değil, barışta kutlayanlar olmak
istiyoruz. Barışı kutlayanlardan korkmaya gerek yoktur. Bu coşku
Kürtlere ve kadınlara çok görülmemelidir.
Bugün barış hem çok yakın, hem de çok büyük bir ihtiyaç. Bu nedenle, biz
SDP’li kadınlar, hükümeti, uzatılan barış elini tutmaya davet ediyoruz.
Eğer ki hükümet “demokratik açılım” söyleminde samimi ise barışa doğru
bir adım da kendisi atmalı, barışın dilini konuşmayı öğrenmelidir. Operasyonların durdurulmasını, tezkerenin geri alınmasını, barış sürecinin sekteye uğratılmamasını, Kürt halkının uzattığı barış elinin tutulmasını, kadın hareketinden yol arkadaşlarımız DÖKH’li, KESK’li kadınlarla Kürt halkının barış mücadelesinde tutuklanan tüm kadınların serbest bırakılmasını istiyor, erkek egemenliğine ve savaşa karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi söylüyoruz.
Barışa İhtiyacımız Var!
Yaşasın Kadın
Dayanışması!
SDP’li Kadınlar
|
■ Bu Oyuna Artık Devam Etmek İstemiyoruz |
||