Sosyalist Demokrasi, 21 Ekim 2009, Sayı: 84


   


KESK'li Kadınlarla Dayanışmaya


NURŞEN YILDIRIM


   

"Bizler KESK aracılığıyla yaşanan tüm eşitsizliklere karşı yürüttüğümüz sendikal mücadelemizi kadın bakış açısıyla da savunmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Bizi buraya mahkum eden zihniyet erkek egemen zihniyet ve onun orkestrasıdır. Onlar akıllı kadınları; düşünen, üreten, özgürlüğü bireyde başlatıp topluma mal eden ne kadını ne emekçiyi ne Kürdü istemezler. İşte biz Bergama'daki ve diğer cezaevlerindeki kadınlar onlar için tehlikeyiz."

- Songül Morsümbül

KESK Kadın Sekreteri

28 Mayıs'ta KESK üye ve yöneticilerine yöneliak operasyon sonunda tutuklananların tutukluluğu dört ayı aştı. İddianamenin Ağustos ayı başında mahkemeye sunulmasına karşılık, duruşma tarihinin 19-20 Kasım'a atılması İzmir Adliyesi'nin yoğunluğuyla değil, KESK'lilerin fiili bir cezalandırmaya tabi tutulduğuyla açıklanabilir ancak. Gözaltına alınırken yaşananların ve tutuklamaların insan haklarına ve uluslararası sözleşmelere aykırılığı da gün gibi açıkken üstelik.

Şu an cezaevinde bulunan KESK'lilerin  yarısı kadın. KESK Kadın Sekreteri, Eğitim Sen Kadın Sekreteri, Eğitim Sen Eski Kadın Sekreteri, Eğitim Sen İzmir 4 Nolu Şube Kadın Sekreteri, SES İzmir Şube Kadın Sekreteri, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri... Görüldüğü gibi bu kadınların ortak özellikleri KESK kadın mücadelesinin yöneticileri ve aktivistleri olmaları.

Türkiye'deki sendika ve konfederasyonlar arasında kadın üyelik oranının ve bunun yanı sıra karar ve yönetim organlarında yer alan kadın sayısının en yüksek olduğu sendikalar KESK'e bağlı olanlar. Bunun temel nedenini kadın istihdamının kamu sektöründeki çokluğuna değil, KESK'in temel ilkelerinde ve sendikal anlayışında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadele etmeyi hedeflemesi ve kadınlara pozitif destekler sunmasına bağlamak daha doğru olsa gerek.

KESK bu ülkede emek ve kadın mücadelesini birleştiren, kadınları görünür kılan bir örgüttür. Kadın mücadelesiyle emek ve barış mücadelesinin ayrılmaz bir bütün olduğuna işaret etmiştir. Kadınların tüm mücadelelerinde yanlarında olmuş, eylem örgütlemiş, birlikte iş yapmış, haklar elde etmiştir (kamu çalışanlarının pantolon giyme hakkı, doğum öncesi ve doğum sonrası izinlerin uzatılması, emzirme izinleri...) KESK kadın hareketinin de önemli bileşenlerinden biridir. KESK'li kadınlar birbirlerinden ve kadın hareketinden aldıkları güçle hak mücadelesini yürütmüşlerdir. İşte bu yüzden özellikle KESK'li kadınlar hedef alınmıştır. Kadının örgütlü emeği ürkütmüştür birilerini.

Bugün KESK'li kadınlar şahsında emek, demokrasi, barış ve kadın mücadelesi gözaltına alınmıştır.  Bu topraklarda emeğin hakları, barış ve demokrasi için mücadele etmenin zor, bedelinin ağır olduğu bilinmektedir.

Bu nedenle, sadece tutuklu bulunanlar için değil kendimiz için, çocuklarımız için, kadın hareketinin geleceği için, kadınların özgürleşme mücadelesi için, eşit, demokratik, barışçı, özgür bir ülke, bir dünya için, KESK'li kadınların 24 Ekim'de Adalet Bakanlığı önünde yapacakları "KESK'e Dokunma" eylemlerinde yanlarında olmak, 14 Kasım'daki oturma eylemlerine katılmak, 19-20 Kasım'da İzmir Adliyesi önünde olmak görevimiz olmalıdır.

 

 

KESK'Lİ KADINLARIN MEKTUBU

Sevgili Arkadaşlar

28 Mayıs sabahı kapılarımız çalındığında, postallarla bölünen uykularımızın mahmurluğunda OHAL'i hatırladık. Meğer kıştan-bahara evimizin içinde bir "kulak" en mahrem sohbetlerimizin sıcaklığını işliyormuş teyplere... Kimdik biz? Nasıl bir pervasızlık vardı ki gülüşlerimizde özgürlüğümüzden yoksun bırakıldık. Üç kadın, üçü de sendikal çalışmalar yapmış, kadın çalışmalarında yer almış. Üçü de emeğin en yüce değer olduğuna inanmış. Cinsel, ulusal, sınıfsal mücadelenin aktivisti olmuş. Diğeri ise insan hakları, demokrasi ve barış mücadelesini ilmek ilmek dokumak için 52 koca yılı devirmiş, inancını bilincine yazdığı yazılara aktarmış bir kadın. Adları Elif olmuş, Yüksel olmuş, Şermin olmuş, Sakine olmuş, ne fark eder! Emek mücadelesi veren, kadınların kurtuluşundan yana olan, sırf cinsiyetlerinden ötürü ayrımcılığa uğramış, ötekileştirilmiş herhangi bir kadın olabilirdi çünkü.

Bu "güzel ve yalnız ülke"de kapitalizmin tuzağına düşmeyen, yani verili yaşamın dayattığı -kadın- olmayı ret eden; ülkesinden daha da yalnız ama bir o kadar mağrur ve onurlu herhangi bir kadın olabilirdi bugün Bergama M Tipi Kapalı Cezaevinde ve ülkenin diğer cezaevlerinde kalan.

Sevgili arkadaşlar

Elbette bizler nerede olursak olalım "ekmek ve gül" istemeye devam edeceğiz. Ekonomik krizlerin kadınları ucuz ekmek kuyruklarına, akşam üstü Pazar tezgahlarına, işten atılıp eve kapanmaya mahkum ettiğini anlayacak kadar okuduk, yazılmamış tarihimizi.

Ve yine elbette ki bizler "barış" diyeceğiz. Gözyaşlarımızın rengi olmadığını öğrenecek kadar ağladık çünkü. Savaşın ve militarizmin  bedenlerimize, yüreğimize, beynimize kazıdığı acıları bizden iyi kim bilebilir ki...

Basın açıklamalarıyla, yürüyüşlerle, mitinglerle, açlık grevleri ve her biri birbirinden değerli katlarla bizlerden desteğini esirgemeyen değerli dostlar; sesiniz sesimize güç katıyor, moral veriyor. Birlikte yürünecek daha çok yolumuz, özgürleştirilecek alanlarımız var, söylenecek türkülerimiz var...

Tüm mücadele yoldaşlarımızı saygıyla sevgiyle selamlıyoruz.

• Bu tutuklulardan Elif Akgül Ateş, Eğitim Sen'in 8 yıl kadın sekreterliğini yaptı. Hipofizde kist, lenf bezi kistleri ve beyin ana damar tıkanıklığı, unilar desresyon hastası. Son mektubunda kistinin büyüdüğünü yazdı bana. Süeyda Demir ise yeni beyin ameliyatı olmuştu ve beyni su topluyor. "Sağlık sorunları" nedeniyle hastaneye kaldırılıp bazı generaller tahliye edilirken, aylardır uğraşılmasına rağmen bu kadınlar tahliye edilmediler. Tıpkı Güler Zere gibi.

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 84


 

Teslimiyet Edebiyatını Bırakın

RIDVAN TURAN


Sancaktepe'de AKP Yıkımı


Barikatlar Sokakları Kapatır Ama Perspektifleri Açar

N. ZAFER


Hrant İçin Adalet Çok mu Zor? 

TAHİR OZAN


Oligarşinin Ortadoğu Açılımları

AFŞİN DEMİR


'Sıcak Savaş'tan 'Soğuk Savaş'a

GÜNAY KUBİLAY


Tarihi Yaşamaya Geliyoruz


Devlet Bir Adım Atarsa


İşçilerin Tercihi Birleşik Metal İş

NURETTİN ALDEMİR


Mutaf Anbar İşçileri Direnişte

FİLİZ KURNAZ


Kent AŞ İşçisi Ankara'da Direniş Sürüyor


Dün de Buradaydık Yarın da Burada Olacağız

KEREM CANİK


Barış İçin Neler Yapabiliriz?

YEŞİM ERGÜN


342 Çocuktan Biri: Ceylan

GÜLEREN EREN


İMF'ye Barikat YÖK'e İsyan

R. PAMİR


Paralı Eğitime Karşı Oturuyoruz


KESK'li Kadınlarla Dayanışmaya

NURŞEN YILDIRIM



Sosyalist Demokrasi Arşivi