Sosyalist Demokrasi, 21 Ekim 2009, Sayı: 84


   


Mutaf Anbar İşçileri Direnişte


FİLİZ KURNAZ


   

"Sendikanın imzaladığı sözleşmelerdeki maaş 1400, işveren bize 800 veriyordu. İşverenin yapmaya çalıştığı şey sendikayı kaldırmak, taşeron getirmek. İşveren bizimle çok uğraşıyor. Hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor, polis zoruyla grev çadırını kaldırmaya çalışıyor. Tüm yasal haklarımızı kullanarak direnişimize devam edeceğiz."

 

Balıkesir  tabakhaneler mevkii tren yolu üzerinde bulunan Mutaf Anbar'da sendikalaşma nedeniyle yine işçiler işten atıldı. Yaklaşık 14 yıllık  bir işyeri olan Mutaf Anbar'da  tam 13 yıldır işçiler Türk-İş konfederasyonuna bağlı Tüm-Tis sendikasının Bursa Şubesine  üyeler.. Mutaf Amnbarı patronu Mehmet Mutaf ise işçilerin örgütlü gücünü tam 13 yıldır bertaraf etmek için her yolu denemekte. Bir çok kez işyeri kapatan, isim değişikliğine giden Mehmet Mutaf ve  oğulları yine işbaşına geçti. Kendine ait işyerinde üç ayrı taşeron (fason)  işyeri kuran işveren bu taşeronlardan birini de, kendisi de aynı işyerinde işçilik yapan bir işçi üzerine yaparak ne kadar ileri gideceğini göstermekte. Sendikanın sözleşme sürecine yakın zaman kala kurduğu taşeronlara işçi alarak sendikayı zayıflatmaya çalışan işveren  aynı zamanda kriz bahanesiyle 7 işçiyi işten çıkarmış daha sonra eski işçilerden üçünü geri alarak  sendikayı yok etmeye çalışmış. Geriye alınan üç işçi ise taşeronlarda  çalışan işçilerle yeniden görüşerek sendikal süreci ve örgütlenmeyi yeniden başlatıyor. Sendikanın yeniden örgütlenmesi Mutaf patronu   Mehmet Mutafı yeniden harekete geçiriyor ve tüm çalışan işçileri 29 Ağustos 2009 tarihinde işten atıyor. Bununla yetinmeyen Mutaf patronu yerel basını satın alarak "işçilerle sorunu olmadığını, sendikanın ortalığı karıştırdığını, tüm işçilere haklarını verdiğini" söyleyerek yalan beyanla işçilerin mücadelesini engellemeye çalışıyor. Bu sürece dur diyen sendika daha önce de kullanmaktan vazgeçmediği demokratik hakkını bir kez daha kullanıyor. Mutaf patronun basına yaptığı yalan beyanları cevapsız bırakmıyor.

Yağma yok... Mücadeleye devam...

İşçilerin ve sendikanın düzenlediği basın açıklamasına sendika merkez ve şube  yöneticileri, İzmir ve Bursa'dan sendika üyesi işçiler, direnişteki işçilerin aileleri destek verirken, Sosyalist Demokrasi Partisi de işçileri eyleminde yalnız bırakmadı. Basın açıklamasını  Bursa şube başkanı  Ahmet Güllü okudu. Güllü  açılamasında "Mutaf anbarı işvereni yalana, karalamaya başvurmuştur. Gazetelere çarşaf çarşaf ilan vererek yaptı bu işi. Yağma yok. Yaptığı sözleşmeye uymayan, işçisini 14-15 saat çalıştıran, maaşını ödemeyen, kanun tanımayan işverenin yalancı yüzünü teşhir etmeye devam edeceğiz... İkili görüşmelerimizde sendika istemiyorum diyorsunuz. Bunu bize açıkça söylediniz.Bütün sorun, taşeron şirketlere aldığınız  7 işçinin sendikamıza üye olması. İşçileri tehdit etmediniz mi?... Geçen sene çıkardığınız 4 işçinin tazminatını ödediniz mi? 51 gün önce işten çıkardıklarınızın maaşlarını, tazminatlarını ödediniz mi?" diyerek işverenden hesap soran Güllü, açıklamasının sonunda Balıkesir kamuoyuna seslenerek "işçinin maaşını dahi ödemeden 14-15 saat çalıştıran, sendikaya üye oldukları için işçileri işten atan  Mutaf patronuna karşı verdikleri mücadeleye destek olmaya çağırdı. İşçiler  basın açıklamasında sürekli olarak "Ya sendika girecek, ya  kepenk inecek, yaşasın sınıf dayanışması, kahrolsun emek düşmanları, baskılar bizi yıldıramaz, sloganlarını atarken  babalarına desteğe gelen çocukların ellerindeki "Babamızı işsiz, evimizi aşsız, bizi geleceksiz bırakmayın" yazılı dövizler dikkat çekmekteydi. Eyleme desteğe gelen görüştüğümüz işçi aileleri "eşlerinin sendikalı olmadan önce de maaşlarını alamadıklarını, Şubat ayından beri işverenin  düzenli para ödemediğini, bu yüzden aylardır kiralarını ödeyemediklerini, işçilerin sendikaya üye olmasından sonra evlere tehdit telefonları geldiğini aktardılar. Tüm bunlara rağmen yine de aileler olarak yaşanan direnişi sonuna kadar desteklediklerini belirtiler.

Alilerin yanı sıra sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve direnişteki işçilerle yaşadıkları sürece dair sohbet ettik:

Cafer Kömürcü

(Genel Örgütlenme Sekreteri)

"96 yılından beri  Mutaf Amnbarda  sözleşme imzalıyoruz. Burada 7 işçi çalışıyordu. Kriz bahanesiyle İzmir hattını kapatınca sendika üyesi 4 işçiyi işten çıkardı.Bu işçilerin tazminat hakları ise hala ödenmedi. Kalan üç işçi ile sözleşmelerimiz devam ediyor. İşverenin asıl amacı taşeronlaşarak  sendikayı yok etmek. Kriz nedeniyle işçi çıkartıyor ama  kamyon, araç almaya  devam ediyor. Sendikalı üç işçiyi de habersizce kurduğu taşeron firmalara  kaydırmış. Tabi taşeronda da çalışma koşulları çok ağır, maaşlar ödenmiyor.Bu üç işçi arkadaş taşeron işçileri de sendikaya üye yapınca fırtına kopuyor. Bu basın açıklamasını da aslen işverenin yerel basındaki yalan beyanları üzerine gerçekleştirdik. İşçilerin parasını ödedim diyor ama daha bir yıl önce işten çıkardığı işçilerin parasını ödemedi. 29 Ağustosta çıkardıklarının parasını da ödemedi. Sendikanın ve işçilerin üzerine valiyi, emniyeti saldı. Emniyet ve zabıta burada kurduğumuz grev çadırını kaldırmak için çok uğraştı. Hatta Cumhuriyet Savcısına kadar eli uzandı. Örgütlülüğü kırmak için maddi ve manevi her türlü olanağını seferber etti.  Biz sendika olarak elimizden geleni arda bırakmayacağız. Buradaki direnişimiz devam edecek.

Özdemir Arslan

(Bursa Şb. Sekreteri)

Şu an burada üç ayrı şirket var. İşveren sendikalı işçileri habersiz bir şekilde diğer taşeron firmalar üzerinde göstererek sendikayı hukuken zayıflatmaya çalıştı ama başaramadı. Taşerondaki işçiler de sendikaya üye oldu. Tabi tüm bunlar 12 Eylülün yarattığı hukuksuzluklar. İşçiler bu hukuksuzluklar karşısında, hayatın bittiği dedikleri noktada sendikayı, örgütlenmeyi seçtiler. Direnişimiz haklarımızı alıncaya kadar  devam edecek.

Salim Tomuş

(İşyeri Temsilcisi)

Ben 14 yıllık işçiyim. Burası da 13 yıldır sendikalı. İşveren 1.5 yıldır İzmir Hattını kapattı. Ben de İzmir'den Balıkesir'e geldim. Servis şoförlüğü yapıyordum. İşi küçültmeye gideceğini söyleyerek 7 işçiyi işten çıkardı. Çıkardığı işçilerin tazminatlarını da nakit değil senet olarak verdi. İşçiler hâlâ paralarını alamadılar. 7 kişiden ben dahil olmak üzere (Yaşar Kulis, Mehmet Koç) üç kişi tekrar işe geri alındık. 1 yıl sonra sözleşme süresi geldiğinde bizim imza sirkülerimiz gelmedi. Taşerondaki arkadaşlar da 5-6 aydır maaşlarını alamıyorlardı. Bir arkadaş özürlü kadrosundan çalışmasına rağmen ağır iş yapmak zorunda bile kalıyordu. Taşerondaki arkadaşlar da bu koşullar karşısında benimle görüşerek sendikaya üye oldu. 29 Ağustos 2009 tarihinde ilk önce beni çıkardılar. Tüm haklarımızla sendikalı olarak işe dönünceye kadar buradayız.

Yaşar Kulis

8.5 yıldır çalışıyorum. İşyerinde düzensiz çalışma vardı. Sendikanın imzaladığı sözleşmelerdeki maaş 1400, işveren bize 800 veriyordu. İşverenin yapmaya çalıştığı şey sendikayı kaldırmak, taşeron getirmek. İşveren bizimle çok uğraşıyor. Hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor, polis zoruyla grev çadırını kaldırmaya çalışıyor. Tüm yasal haklarımızı kullanarak direnişimize devam edeceğiz.

Mahmut Baydan

Ben 9 aydır burada çalışıyorum. Ramazanın ilk günleriydi, gece 12  kadar  kamyon sardım sonra sabah 5'te yola (İzmir) çıktım. Ertesi gün saat 5'te yine dönüş yaptım. Öğlen ikide beni tekrar işe çağırdılar. Mecbur kalktım gittim. Yani patrona 15-16 saat de yetmiyor. Yine en iyi durumda olan benim sanırım. 1 aylık alacağım var sadece. Tabi vergi desteklerini, çocuk parasını, ikramiyeleri saymıyorum sadece maaştan bahsediyorum. Burda içme sularını dahi biz getirirdik, patron da akşam evine götürürdü.

Bayram Ali Ateş

Üç yıldır çalışıyorum. Daha önce 1.5 yıl götürü çalıştım. Daha sonra 1.5 yıl işçi olarak çalıştım. Patron  beni telefonla arayarak (28 Ağustos 2009) seninle çalışmayacağım dedi.  Aracını teslim etmemi istedi. Ben de o saatte aracını teslim ettim. Bana "Karşıma çıkarsan hakkım helal değil" diyerek mesaj atmış. Yüz yüze görüştüğümde ise "Balıkesir'e beni rezil ettiniz. İstersen istediğini vereyim sendikadan istifa et sonra da işine bak" dedi. Ben de reddedince hakaret ederek  beni kovdu. Kriz var diyerek bizleri işten attı ama sonra taşeron firmalara işçi aldı. 30'a yakın işçiyi işe aldı. Onlar da koşullara dayanamayıp birkaç gün sonra işi bıraktılar.

Şeyma Baydan

(işçi yakını)

Babamı etkilediği gibi beni de etkiledi tabii ki. Ben lise son öğrencisiyim.Üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. 3 kardeşiz. Bir kardeşim 7. sınıfta diğeri ise 3. sınıfta. Babam elinden geldiğince ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışıyor. Maaşların ödenmemesi okul masraflarını sıkıntıya soktu. Hayatsa sadece yemek-içmekten ibaret değil. İnsanın sosyal ihtiyaçları da oluyor. Ve benim bazen 1 lira bile cebimde olamıyor. Babamın da içinde olduğu bu direnişi destekliyorum. Arkadaşlar olarak birbiriyle dayanışmaları çok güzel. Hiç kimse vazgeçmeden bugüne geldiler.

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 84


 

Teslimiyet Edebiyatını Bırakın

RIDVAN TURAN


Sancaktepe'de AKP Yıkımı


Barikatlar Sokakları Kapatır Ama Perspektifleri Açar

N. ZAFER


Hrant İçin Adalet Çok mu Zor? 

TAHİR OZAN


Oligarşinin Ortadoğu Açılımları

AFŞİN DEMİR


'Sıcak Savaş'tan 'Soğuk Savaş'a

GÜNAY KUBİLAY


Tarihi Yaşamaya Geliyoruz


Devlet Bir Adım Atarsa


İşçilerin Tercihi Birleşik Metal İş

NURETTİN ALDEMİR


Mutaf Anbar İşçileri Direnişte

FİLİZ KURNAZ


Kent AŞ İşçisi Ankara'da Direniş Sürüyor


Dün de Buradaydık Yarın da Burada Olacağız

KEREM CANİK


Barış İçin Neler Yapabiliriz?

YEŞİM ERGÜN


342 Çocuktan Biri: Ceylan

GÜLEREN EREN


İMF'ye Barikat YÖK'e İsyan

R. PAMİR


Paralı Eğitime Karşı Oturuyoruz


KESK'li Kadınlarla Dayanışmaya

NURŞEN YILDIRIM



Sosyalist Demokrasi Arşivi