Sosyalist Demokrasi, 12 Eylül 2009, Sayı: 83


   


Yük Değil Kadındılar


Y. E.


   

“İnsanının her zaman üretimin amacı olarak göründüğü eski anlayış, insanın amacının üretim ve üretimin amacının da servet olduğu modern dünya ile karşılaştırıldığında çok daha yüce görünür.” (Marx, Formen s. 25.)

Doğal felaket değil bu yaşananlar, kapitalizmin insanı yok eden felaketi. Patronların aşırı kâr hırsı ve AKP’li belediyelerin insanı hiçe sayan rantçı belediyeciliği, İstanbul’un merkezinde 30’u aşkın insanı öldürdü.

Ve kadınlar... 7 kadın. Servis yerine yük taşıma aracında oldukları için, araba insan taşımaya değil de yük taşımaya uygun olduğu için arabanın kapısını açamadılar. Boğuldu 7 kadın işçi. Pameks Tekstil Fabrikası tarafından, insanı hiçe sayan, insan yerine kâr hırsını koyan belediyecilik yüzünden, sorumsuzca davranan hükümet yüzünden, rantçı belediyecilik yüzünden öldü 7 kadın işçi, öldürüldü.

2005 yılında Bursa’da bir tekstil atölyesinde gece mesaisindeyken çıkan yangında 5 kadın işçi hayatını kaybetmişti. Gece vardiyasında, üzerine kilitli kapılar, yangından kaçamayan, 5 kadın işçi. Biri hamile, biri çoçuk yaşta, hepsi sigortasız. Fabrika kapısı üzerlerine kilitli olduğu için yangından kaçamayan Ayşe, Sadife, Gülden, Sevgi ve Necla acımasızca ölüme terk edildi. Öldürüldü.

2007 Şubatında Urfa-Ceylanpınar’da yine insan taşınması yasak olan kamyona doldurularak işe götürülen ve dere sularında boğulan 10 tarım işçisi kadın.. Devletin servis aracı olarak bu işçilere tahsis ettiği kamyonun yasadaki tanımı şöyle: insan taşıması yasak olan araç. İşte bu insan yerine konmayan insanların büyük çoğunluğu 12-15 yaşlarındaki kız çocuklarıydı. Daha nerden ve nasıl kâr edeceği üzerine projeler üretip duran kapitalizmin, sigortasız çalıştırılan veya kamyon kasalarında taşınan, ölüme mahkum edilen işçilerle ilgilenecek vakti hiç olmadı. 10 kadın işçi öldürüldü.

Kadın işçilerin hamileliğini bile sıraya koyan Novamed patronundan, tuvalete gitmesin diye kasiyerlerini bezleten market patronlarını biliyoruz biz. Biliyoruz çünkü yaşıyoruz.

Tuzla cehenneminde katledilen tersane işçileri, Bayrampaşa’da patlamada yanan işçiler.

9 Eylül günü yaşanan felaketi doğal afet diye adlandırmak mümkün değil.

Kadınlar ezilmekte, ölüme mahkûm edilmektedir. Tarihin eski zamanlarından beri cadı denilerek, şeytan ilan edilerek ya da cenneti ayaklarımızın altına koyup sırtımızdan sopayı eksik etmeyerek öldürüldük. Güvenceden yoksun çalıştırılarak, ucuz emek gücü sayılarak, hayatımızın her alanını saran taciz ve tecavüz ile, mülk sayılarak yok sayıldık. Birilerinin namusu uğruna cezalandırıldık, kapıları arkadan kilitli fabrikalarda yanarak, yük ve hayvan taşıma araçları ile taşınırken selde ya da dereye düşen araçta boğularak katledildik…

İnsanın amacının üretim ve üretimin amacının da servet olduğu sefil modern dünya, bizi ikincilleştiren erkek egemen sistem  yok sayıyor, öldürüyor. Artık yeter diyoruz.

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 83


Tırsak General

AFŞİN DEMİR


■ Bu Rota Doğru mu?

DİLAY İNKAYA


■ Kampanyanın Ardından

RIDVAN TURAN


■ Yürüyüşün Eskişehir Durağı 

NURETTİN ALDEMİR


■ Ankara'da Barış Platformu


■ Muhatap Bulamadık!


■ 1 Eylül'de Diyarbakır'dan


■ Barış Sürecinde Kadınlar

YEŞİM ERGÜN


■ Bu Oyuna Artık Devam Etmek İstemiyoruz

NURŞEN YILDIRIM


■ Kent AŞ İşçileri Direniyor

FİLİZ KURNAZ


��� Olanaklar ve Olasılıklar

M. ÖZLEM


■ Açılımdan Operasyon Çıktı


■ 6-7 Eylül Olayları

ASLIHAN UMAR


■ Sessiz İmhaya Son!

STELA E.


■ İkitelli'de Olanlar

TAHİR OZAN


■ Yük Değil Kadındılar

Y. E.



Sosyalist Demokrasi Arşivi