![]() |
![]() |
||
|
Sosyalist Demokrasi, 12 Eylül 2009, Sayı: 83 |
|||
|
Açılımdan Operasyon Çıktı |
|||
|
Tüm bunlarla birlikte hayatın tüm alanlarını zor aygıtları ile
kuşatmakta, sorunun çözümüne dair kendisi ve benzerleri dışında söz
söyleyenleri yok saymakta ya da gözaltılar, tutuklamalar hatta canına
kast ederek yıldırmaya çalışmaktadır.
Son süreçte demokratik açılım tartışmalarının ortasında saldırılar ve
tutuklamaklar hız kazanmaktadır. Hükümet bir yandan demokratik adımlar
atacakmış gibi davranırken bir yandan da artarak devam eden baskılarla
hak ve özgürlüklerimizi gasp etmeye devam ediyor.
TMY çıktığından bu yana demokrasiden, emekten yana mücadele edenlere
yönelik antidemokratik uygulamalar yaşamın her alanında kendini
göstermektedir. Barıştan, kardeşlikten söz edenler TMY ile de güvence
altına alınmış hukuksuz uygulamalar ile karşı karşıya kalmaktadır.
Demokratik siyasetin önü kapatılmaya çalışılıyor hem de demokrasi
tartışmalarının tam ortasında. 8 Eylül sabah saatlerinde İstanbul,
İzmir, Ankara, Bursa, Çanakkale, Dersim, Amed ve Malatya’da Ezilenlerin
Sosyalist Platformu, Sosyalist Gençlik Derneği ve Atılım gazetesi
büroları ve aktivistlerin evleri Terörle Mücadele polisleri tarafından
basıldı ve 40’a yakın insan gözaltına alındı. Ankara 11. Ağır Ceza
mahkemesinin kararıyla yapılan bu operasyonun gerekçesi ise; sosyalist
aydın Kutsiye Bozoklar’ın cenaze törenine katılınmış olunmasıdır.
ESP’ye yönelik yapılan bu operasyonun amacı açık ve bellidir:
Sistem kendi gibi düşünmeyeni sindirmeye, susturmaya, yok etmeye
çalışmaktadır. Hepinizin bildiği gibi binlerce kişi bu törene katılmış,
yazar Bozoklar`ı sonsuzluğa uğurlamıştı. Bu operasyonla eşitliğe,
özgürlüğe, adalete inanan, yazılarıyla bizleri aydınlatan aydın Kutsiye
Bozoklar da yasa dışı ilan edilmeye çalışılmıştır. Yazar Kutsiye
Bozoklar şahsında tüm ilerici, aydın, demokrat kişilere ve kurumlara
yönelik sistemin tahammülsüzlüğü bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Yaşları 12 ile 17 arasında değişen Kürt çocukları onlarca yıl hapis
tehdidiyle cezaevlerine doldurulurken… Antidemokratik ve asimilasyoncu
yasa ve anayasa maddeleri yerli yerinde dururken, yerel seçimlerin
ardından başlatılan baskın ve gözaltı terörüyle DTP sindirilmeye
çalışılırken… DTP üyeleri Beytüşşebap’ta kafaları ezilerek, Iğdır’da
özel tim eliyle yargısız infaz edilip dereye atılarak 90’lı yıllardaki
gibi katledilmeye başlamışken… Diyarbakır’daki son olay gibi polisler
DTP Kadın Meclisi üyesi bir kadına evinde tecavüz girişiminde bulunurken
ve failleri devlet güçlerince bilinmesine rağmen hala yargılanmazken...
Kadına yönelik taciz ve tecavüz her geçen gün devlet güçlerince
meşrulaştırılarak hız kazanırken… KESK’li tutuklular hukuksuz bir
biçimde cezaevlerinde tutulmaya devam ederken… Sosyalist, muhalif aydın
ve yazarlarımız sokak ortasında öldürülürken, cezaevlerine sokulurken ya
da kutsiye Bozoklar’da olduğu gibi cenaze törenine katılmak, onun son
uğurlamasına gitmek bile suç sayılırken…
Örnekleri olabildiğince çoğaltmak mümkün. Böylesi bir siyasal süreçten
geçerken demokrasiden bahsetmek mümkün müdür?
Sistem tek tip insan yaratmaya çalışmaktadır. Kendi gibi düşünen ve
yaşayan. Onun kırmızı
hatlarının dışına çıkmayan ve sözde demokrasi, sözde vatandaşlık ile
yetinmesini bilen insan tipi yaratmaya çalışmaktadır. Onlar bize bu
kırmızı çizgilerin dışına çıkıldığında sıranın herkese gelebileceğini
söylüyor.
Bu yazı yazılırken Diyarbakır ve Van’da aralarında DTP’li il genel
meclisi başkanı, belediye başkan yardımcıları, eski belediye
başkanlarının da bulunduğu 20 kişi evlerine operasyon yapılarak
gözaltına alındılar. Bu operasyonla demokratk siyasetin önü kapatılmaya
çalışılmakta, Kürt halkının demokratik yol ve yöntemlerle örgütlü
mücadelesinin önü kesilmek istenmekte, bölgedeki yerel yönetimler baskı
altına alınmaya ve sindirilmeye çabalanmaktadır.
Gözaltına alınan ESP’liler ve EKD’liler derhal serbest bırakılmalıdır.
Bu saldırı değerli sosyalist aydın, yazar Kutsiye Bozaklar’ın anısına,
onun şahsında hepimize yapılmış bir saldırıdır. Yapılan bu saldırı
sistemin devrimcilere ve sosyalistlere karşı tahammülsüzlüğünü bir kez
daha ortaya koymuştur.
Kendimizi
ihbar ediyoruz eğer Kutsiye Bozoklar’ın cenazesine katılmak suç ise
hepimiz suç işledik. Kutsiye Bozoklar’ın cenazesine genel başkan
yardımcılarımız, MYK üyelerimiz, Ankara il başkanımız ve Ankara SDP
üyelerimiz ile birlikte katıldığımızı deklare ediyoruz. Onurumuza sahip
çıkıyoruz. Kutsiye Bozoklar’ın sistem tarafından yasa dışı ilan edilmeye
çalışılmasını kınıyor ve bu antidemokratik uygulamalara son verilmesini
istiyoruz.
|
■ Bu Oyuna Artık Devam Etmek İstemiyoruz |
||