Sosyalist Demokrasi, 12 Eylül 2009, Sayı: 83


   


Muhatap Bulamadık!


   

Barış, kardeşlik ve Kürt sorununda demokratik çözüm için SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın partililerle birlikte İstanbul’dan başlattığı ve Kocaeli, Bursa, Eskişehir üzerinden Ankara’ya ulaşan Barış Yürüyüşü İçişleri Bakanlığı önünde yapılan bir basın açıklamasıyla sona erdi.  Yürüyüş eyleminin tüm etaplarında, geçilen tüm kentlerde halkın yoğun ilgisi ve desteğiyle karşılaşıldı. Yürüyüşçüler, taşıdıkları pankartla, attıkları sloganlarla, üzerlerine giydikleri tişörtlerle barış ve demokratik çözüm şiarını 700 kilometrelik yol güzergahında herkese duyurmaya çalıştılar. Tüm kentlerde demokratik kurum temsilcileriyle bir araya geldiler ve çözüm önerilerini paylaştılar.

Ankara’ya varıldığında ise, 300’ü aşkın barış yürüyüşçüsü, Kurtuluş Parkı’ndan Kızılay’a barış sloganlarıyla yürüdü. Yüksel caddesine gelindiğinde ise kurulmuş olan kürsüden önce SDP genel başkanı Rıdvan Turan, ardından da birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi görüşlerini dillendirdi. Konuşmasına dayanışma için gelen dost kurumların temsilcilerine teşekkür ederek başlayan  SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, “Türkiye halklarının ensesinde boza pişirenlerin, halklarımızı birbirine kırdırmaya çalışanların etkisi gün geçtikçe kırılmaktadır. Türkiye’de barışı savunmak savaşı savunmaktan daha zordur, her zaman bedel ödemeyi gerektirir. Türkiye halkları Kürt sorununun çözümü için artık söz değil somut adımlar bekliyor, artık halk somut proje istiyor” dedi. CHP’ye, “sizin içinizde hiç mi barış umudu yok? Yüreğinizde hiç mi barış umudu şekillenmiyor” diye seslenen Rıdvan Turan, Askerin sürekli siyasete müdahalesini sert bir dille eleştirerek, Genelkurmay Başkanına da şunları söyledi. “Siyasetten elinizi çekin, oturun oturduğunuz yerde. Bombalarla, savaşla bu işi halledebilseydiniz bugüne kadar zaten hallederdiniz.” Bu arada sık sık, “Ordu Kışlaya Halk İktidara” sloganları atıldı. Herkesin bir araya gelmesi, barış için tek yumruk olması gerektiğini vurgulayan Rıdvan Turan “barış ve demokratik çözüm, Türk ve Kürt halkının, emekçilerin onurlu elleriyle gelecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

Etkinlikte konuk kurum temsilcileri de barışa ve demokratik çözüme ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdiler.

Yürüyüş eyleminin Pazartesi günkü son etabı, randevu talebi doğrultusunda İçişleri Bakanlığı’na gidilerek SDP’nin demokratik çözüm yolundaki görüşlerini iletmesini içeriyordu. İçişleri Bakanlığı’na giriş öncesinde SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan basına yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Yüzlerce kilometrelik İstanbul Ankara, Ankara Diyarbakır etabının bu bölümünde barış ve demokratik çözüm önerilerimizi İçişleri Bakanlığı’na sunmak için buradayız. Çözüm önerilerimizi halkımızın tüm kesimleriyle, Kürtlerle, Türklerle, işçilerle, emekçilerle, kadın ve gençlerle birlikte oluşturduk. Başbakanın geçen gün ulusa sesleniş konuşmasında söylediği ve İçişleri Bakanının da defalarca tekrarladığı önemli bir vurgu vardı: “Var olan sorunu tek başımıza çözemeyiz, bu nedenle sorunun çözümüne ilişkin, söyleyecek sözü olan,  görüş ve önerileri olan tüm kesimlerle görüşmeyi önemsiyoruz, bu konudaki tüm taleplere açığız” denmişti. Bizim söylenecek sözümüz var. Biz Başbakanın ve İçişleri Bakanının sözlerini ciddiye aldık ve akan kanın durması ve daha demokratik bir ülkenin kurulması için birikimimizi hükümetle paylaşmak için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyerek geldik. SDP Kürt sorununa ilişkin 30 yıllık bir siyasal birikimin sahibidir. Bu nedenle hükümet bizi dinlemelidir. Çözümün adresinin Ankara olmasını temenni ediyoruz bu nedenle muhatap olarak gördüğümüz İçişleri Bakanlığıyla görüşmeye geldik. Umuyor ve diliyorum ki henüz netlik kazanmamış olan ‘açılım’ süreci barış ve demokratik çözüm istikametinde gelişir ve biz de böyle bir süreçte elimizi taşın altına koymaya hazırız” dedi.

Ardından yoğun güvenlik önlemleri altında Genel Başkan Rıdvan Turan, Genel Başkan yardımcıları Ekin Bodur ve Yeşim Ergün’den oluşan bir heyet eşliğinde bakanlığa gitti. Ancak bakanlıkta, güvenlik amiri bir polisten başka muhatap bulunamaması ve bakanın ve kaleminin “çok işinin” olduğunun söylenmesi üzerine Turan, hükümetin bu tutumunu eleştirdiğini,  halkların ortak iradesini içeren çözüm önerilerini yüzlerce kilometre yol kat ederek bir polis memuruna teslim etmek için getirmediğini söyleyerek çözüm broşürünü vermeden bakanlıktan ayrıldı. İçişleri Bakanlığı’nda SDP genel başkanı ve yöneticilerine karşı takınılan tutum hükümetin açılım konusundaki tavrının da ipuçlarını içermektedir. “Sürece katkı sunmak isteyen her görüşe, her kesime açığız” diyen hükümet, bu konuda katkı sunmak isteyen bir siyasi partinin karşısına tek bir temsilcisini bile çıkaramamıştır. Bunun anlamı, iddiaların aksine, hükümetin farklı görüşleri açıkça yok saymasıdır.  İçişleri Bakanlığı ziyaretinin bu şekilde son bulmasının ardından, yine bir basın açıklaması yapan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, bu noktaya parmak bastı ve şöyle söyledi: “Bizler, yüzlerce kilometre yol aşarak barış, kardeşlik ve demokratik çözüm için sözümüzü iletmeye geldik ancak karşımızda muhatap bulamadık. Biz, yalnızca kendi görüşlerimizi değil, tüm emek, barış, demokrasi güçlerinin, tüm demokratik kurumların görüşlerini de alarak geldik. Bize karşı takınılan bu tavır, tüm demokrasi güçlerini dışlamak anlamına gelmektedir. Bu tavrın, barış ve demokrasiye hizmet edeceğini düşünmüyoruz. Hükümeti bu dışlayıcı tutumundan dolayı protesto ediyoruz. Bir kez daha tekrarlıyoruz, barış için atılacak adımları desteklemeye hazırız, ancak bu adımlar muhatapları dışlanarak atılamaz. Muhataplarından soyutlanmış bir çözüm, çözüm değildir. Bugüne kadar birçok paket açıklandı, ancak halkların iradesine dayanmayan bu ‘çözüm’ler sorunu olduğu gibi bıraktı. Bu nedenle, hükümeti bu tavrını değiştirmeye ve sorunu iddia ettiği gibi tüm kesimlere açık tartışmaya davet ediyoruz. Muhatap olarak gördüğümüz Ankara’da barış ve çözüm önerilerimiz için muhatap bulamadık, yarın Diyarbakır’da olacağız ve eminiz ki çözüme ilişkin muhatap bulamamış olan önerilerimiz, Diyarbakır’da muhatap bulacak ve halkımız onu bağrına basacaktır” dedi.

Açıklamanın ardından İçişleri Bakanının bugün yaptığı açıklamayı da değerlendiren Turan, “Dağ fare doğurmaktadır. Açıklamasında Kürt lafını ağzına hiç almayan, meseleyi terör jargonuyla ele alan, tek dil, tek bayrak, tek milleti kırmızı çizgi olarak vurgulayan ve dahası anayasa değişikliğinin gündemlerinde olmadığını söyleyen bakanın açıklaması barışa ilişkin umutları köreltmekten başka işe yaramamıştır. Hükümet aklını başına almalı ve daha önce denenmiş, fakat çözümsüz kalmış yolları tekrardan denemeye kalkışmamalıdır. Mesele bir terör sorunu değil, demokrasi sorunudur, hükümetin bunu bilmesi gerekmektedir” dedi. Ayrıca Turan, demokratik açılım talebinin anayasal bir güvencesinin olmadığı takdirde bir sonuca ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayarak “Barış, kardeşlik ve demokratik çözüm için başlatmış olduğumuz kampanyamızın Diyarbakır’dan sonraki ikinci ayağı, demokratik bir anayasa talebi olacaktır” dedi.

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın basın açıklamasıyla birlikte yürüyüşün Ankara etabını sona erdiren SDP, 1 Eylül günü Diyarbakır’da yapılacak etkinliklere katılmak üzere Rıdvan Turan ve ona eşlik eden bir heyetle yola çıktı.

 

Bu Yazının Basılı Sayfaları

SOSYALİST DEMOKRASİ 83


Tırsak General

AFŞİN DEMİR


■ Bu Rota Doğru mu?

DİLAY İNKAYA


■ Kampanyanın Ardından

RIDVAN TURAN


■ Yürüyüşün Eskişehir Durağı 

NURETTİN ALDEMİR


■ Ankara'da Barış Platformu


■ Muhatap Bulamadık!


■ 1 Eylül'de Diyarbakır'dan


■ Barış Sürecinde Kadınlar

YEŞİM ERGÜN


■ Bu Oyuna Artık Devam Etmek İstemiyoruz

NURŞEN YILDIRIM


■ Kent AŞ İşçileri Direniyor

FİLİZ KURNAZ


■ Olanaklar ve Olasılıklar

M. ÖZLEM


■ Açılımdan Operasyon Çıktı


■ 6-7 Eylül Olayları

ASLIHAN UMAR


■ Sessiz İmhaya Son!

STELA E.


■ İkitelli'de Olanlar

TAHİR OZAN


■ Yük Değil Kadındılar

Y. E.



Sosyalist Demokrasi Arşivi