Devlet, cinayet anını, cinayet sonrasını, söyleyeceği yalanları, kamuoyunda yaratacağı etkiyi iyi hesaplayan profesyonel bir seri katile dönüşmüş. Üstlenmiyor, ilgilenmiyor, katliamdan sonra ortada görünmüyor, sahte haberler yayınlıyor, basından yalancı tanıklar tutuyor, olay yerine en önce gidip delilleri yok ettiği halde yardıma en sonra gidiyor. Arat Dink 'bizimle dalga geçtiler' demişti. Dalganın en büyüğünü en sona saklamışlar. Meğer Hrant Dink üç-beş kendini bilmez tarafından öldürülmüş. Burada örgüt yokmuş. Bu kadarını beklemiyorduk. Bu karar yerleşik bir geleneğin bozulmadığı anlamına geliyor.

M. ÖZLEM

Her Şeye Gebe Bir Döneme Giriyoruz
27 Ocak 2012

B. ZEYNEP

Yatırdığın Prim Kadar, Paran Kadar Sağlık
27 Ocak 2012

YEŞİM ERGÜN

Düşünce Özgürlüğü Katliamı!
26 Ocak 2012

N. ZAFER

Hrant ve Ermeni Jenosidi
25 Ocak 2012

SERAP GÜNEŞ

Burjuva Hukuku, Cezaevleri ve Özgürlük (1)
24 Ocak 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Hrant'ın Hesabı Mutlaka Sorulacaktır!
23 Ocak 2012

RIDVAN TURAN

Katliam ve Yüzleşme
21 Ocak 2012

AFŞİN DEMİR

35 Cana Mahsup Edilen Başbuğ
21 Ocak 2012

SİNAN VARLIK

'Ağırlaştırılmış Müebbet'
21 Ocak 2012

M. ÖZLEM

Ordu Devletinden Polis Devletine
21 Ocak 2012

HRANT DİNK

Sizi Gidi Suç Ortakları
19 Ocak 2012

HALİL İBRAHİM VARGÜN

Cezaevi mi? Esir Kampı mı?
19 Ocak 2012

İLKAY TANYER

Aileyi Değil Kadınları Koru!
18 Ocak 2012

SERAP GÜNEŞ

Baharın Ömrü Bir Yıl Olmayacak
17 Ocak 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Evlerimizi Yıkmaya Kalkanların Saraylarını Başlarına Yıkacağız!
16 Ocak 2012

RIDVAN TURAN

Seri Katil
14 Ocak 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Şarkiyatçılıktan Esinlenen Bir Garip Garbiyatçılık
9 Ocak 2012

M. ÖZLEM

Evrimin Maymun Halkasında Takılanlar
5 Ocak 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

2012 İsyanın Yılı Olsun
2 Ocak 2012

GÜNAY KUBİLAY

Susma 'Sen de Bir Ses Çıkar'
1 Ocak 2012

RIDVAN TURAN

Yeni Yıla Girerken...
31 Aralık 2011

AFŞİN DEMİR

Ortak Hedef: Sosyalist Yeniden Kuruluş
30 Aralık 2011

N. ZAFER

Din Sorununa Sosyalizmin Gözlüğünden Bakmak
27 Aralık 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Seç Beğen! Soykırım, Katliam, Asimilasyon
26 Aralık 2011

SUNGUR SAVRAN

Yeni Bir Dönem Açılıyor: Büyük Depresyon
22 Aralık 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Direniş Noktası ve Teşkilinin Yöntemi
19 Aralık 2011

GÜNAY KUBİLAY

Sosyalist Yeniden Kuruluş Üzerine
18 Aralık 2011

RIDVAN TURAN

Sizin Adaletiniz Yerin Dibine Batsın!
17 Aralık 2011

M. ÖZLEM

Aşil'in Topuğu
14 Aralık 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Doğru Analiz Doğru Duruş Gerektirir
12 Aralık 2011

GÜNAY KUBİLAY

'Muhafazakar Demokratlık'tan 'Milliyetçi Muhafazakarlık'a
7 Aralık 2011

RIDVAN TURAN

İllüzyon
3 Aralık 2011

SERAP GÜNEŞ

İleri Yüzsüzlük, İleri Militarizm, İleri Karakol
30 Kasım 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Bir Yanımız Zindanlarda
28 Kasım 2011

AFŞİN DEMİR

Özrü Kabahatinden Değil, Kabahati Özründen Büyük
26 Kasım 2011

YEŞİM ERGÜN

İffetinizden Bıktık!
25 Kasım 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Kelebekler Uçtukça Özgürleşeceğiz
21 Kasım 2011

M. ÖZLEM

Gaza Getiriliyoruz
19 Kasım 2011

RIDVAN TURAN

Ölümü Yeğin Ülke
16 Kasım 2011

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Gelişen Yeni Sürece Karşı Duruş Üzerine
14 Kasım 2011

YEŞİM ERGÜN

Erkek Egemen Düzene Karşı Kazan Kaldırıyoruz
11 Kasım 2011

>>Tüm Yazılar

>>Yazar Dizini 2011


FEHMİ
BAYRAKTAROĞLU

22 NİSAN 2011
1 Mayıs'ta Özgürlük Mücadelemizin Hatırlattıkları
 
24 EKİM 2010
Açık Mektup - 2

20 EKİM 2010
Açık Mektup - 1
 
27 NİSAN 2010
Doğru Politik Tahlil ve Teori-Pratik İlişkisi Üzerine

16 NİSAN 2010
1 Mayıs 2010 Yaklaşırken

8 NİSAN 2010
Devrimci Sorumluluk Üzerine
 
26 ŞUBAT 2010
Yaşanan Gerçekler Doğruyu Söyletir, Yalanı Alır, Eşeklik Baki Kalır!

1 ŞUBAT 2010
Tekel İşçilerinin Eylemi Üzerine Düşünceler


Baran ve Ali Deniz'e Özgürlük!

▪▪Kim cevap verecek Tarık Ziya Ekinci'ye? / Özgür Mumcu, Radikal, 22 Aralık 2011

▪▪Baran ile Ali’ye yine tahliye yok / Milliyet, 21 Aralık 2011

▪▪Neden tutuklu? / Güngör Mengi, Vatan, 21 Aralık 2011

▪▪Analar ağladı okurlar yorumladı / Cüneyt Özdemir, Radikal, 21 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali'ye yine tahliye çıkmadı / Birgün, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali'ye tahliye yok / Radikal, 20 Aralık 2011

▪▪Nayır ve Kılıç tahliye edilmedi / Evrensel, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali'ye tahliye yok / Cumhuriyet, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali'ye tahliye yok / Hürriyet, 20 Aralık 2011

▪▪Nayır ve Kılıç'ın tahliye talebi reddedildi / Posta, 20 Aralık 2011

▪▪Adalet yine yok / Etha, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz'e tahliye yok / Sol, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz'e yine tahliye yok / Sendika.Org, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali’ye yine adalet yok! / Fırat News, 20 Aralık 2011

▪▪Tahliye Sevinci Havada Kaldı / Çağdaş Ses, 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Deniz'e Tahliye Yok / Bianet, 20 Aralık 2011

▪▪Mahkeme uzun tutukluluğa isyan etti ama tahliye vermedi! / T24, 20 Aralık 2011

▪▪Yargılamayı uzatanlar hakkında suç duyurusu / Posta, 20 Aralık 2011

▪▪Neden? / Özgür Mumcu, Radikal, 19 Aralık 2011

▪▪İki tutukluluk kurbanı: Ali Deniz ile Baran / Ahmet Hakan, Hürriyet, 19 Aralık 2011

▪▪İki gencin tutukluluk dramı / Hilal Köse, Cumhuriyet, 19 Aralık 2011

▪▪Kaşif-i meçhul molotoflar iki yıl tutukluluk getirdi / Elçin Yıldıral, Birgün, 19 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz / Yıldırım Türker, Radikal, 18 Aralık 2011

▪▪Savcının bırakın dediği iki genç iki yıldır hapiste / Meltem Günay, Vatan, 18 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz / Hürrem Sönmez, Huzursuzluğun Blogu, 17 Aralık 2011

▪▪'Baran ve Ali Deniz'e özgürlük' kampanyasına destek artıyor  / Fırat News, 17 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz'e özgürlük / Sendika.Org, 17 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz'e özgürlük çağrısı / Atılım, 17 Aralık 2011

▪▪SDP’li gençlerin davası AİHM’de / Burcu Karakaş / Milliyet, 17 Aralık 2011

▪▪Bir annenin mektubu / Derya Sazak / Milliyet, 16 Aralık 2011

▪▪Yapılamayan basın açıklamasına 2 yıl / Meriç Tafolar / Milliyet, 16 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz'in duruşması 20 Aralık'ta / Sol, 16 Aralık 2011

▪▪Ezene kızmak ezileni görmek / Enes Çinkay / Nüve, 16 Aralık 2011

▪▪Suç izi yok, 2 yıl hapis var / İsmail Saymaz / Radikal, 22 Ağustos 2011

▪▪Imprisoned despite lack of any evidence / İsmail Saymaz / Hürriyet Daily News, 22 Ağustos 2011

▪▪Tutuklama cezaları ve eğreti demokratlık / Ahmet İnsel / Radikal, 9 Ağustos 2011


Baran ve Ali Deniz'e Özgürlük!

▪▪Sizin Adaletiniz Yerin Dibine Batsın! / Rıdvan Turan

▪▪Merhaba! / Baran Nayır

▪▪F Tipi ve Tecrite Karşı Mücadele/ Ali Deniz Kılıç - Baran Nayır

▪▪Hamle Sırası/ Doğuş Şahin

▪▪Ali ve Baran Gibi Olmak / Rıdvan Turan


▪▪İşte adalet! 'Kanıt yok ama iki yıl yetmez' dediler / 20 Aralık 2011

▪▪Baran ve Ali Deniz için 20 Aralık'ta Beşiktaş'tayız

▪▪Genç ve sosyalist olmanın bedeli! / 28 Temmuz 2011

▪▪Ali Deniz Kılıç ve Baran Nayır'a yine tahliye yok.. / 17 Mart 2011

▪▪Dev-Genç'lilerin tutukluluğuna 5 ay daha uzatma / 12 Ekim 2010

▪▪Dev-Genç'lilerin tutukluluğuna 5 ay uzatma /13 Mayıs 2010

▪▪'Tutuklamalar bizi yıldıramaz!' / 11 Ocak 2010

▪▪'Yoldaşlarımız Serbest Bırakılsın!' / 6 Ocak 2010


 
 

Başbakan Adalı'yı anabiliyor ama öğrenci anınca suç

CHP Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan tutuklu öğrenciler ile ilgili aileleriyle beraber basın toplantısı düzenleyerek, "Necdet Adalı'yı Başbakan Erdoğan anarken normal, ama öğrenciler için suç" olduğunu söyledi. Düşüncelerini ifade etmek isteyen gazetecilerin, aydınların ve üniversite öğrencilerinin cezaevine koyulduklarını söyleyen Kaplan, Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinin de evlerinde bulunan bazı dergi ve kitapların suçu unsuru sayılarak tutuklandıklarını belirtti. Suç unsuru sayılan kitap ve dergilerin, "Sosyalist Demokrasi" dergisi ve Karl Marx'ın "Komünist Manifesto" su olduğunu belirten Kaplan, bu tutumun demokrasi olarak tanımlanamayacağını ifade etti.


Her Şeye Gebe Bir Döneme Giriyoruz

M. ÖZLEM

Fırtına öncesi sessizlik deyişi gündelik dilde büyük ve sıkıntılı olaylar öncesine denk gelen genel sükunet durumunu tarif eden doğal olaylardan esinlemiştir. Aslında büyük olay beklentisinin ifade edilişi olarak da algılanabilir, zira doğada meydana gelen büyük enerji patlamaları yani fırtına, deprem ya da kasırgalar öncesi büyük bir durgunluk ve sükunet izlenir. Deniz az sonra kopacak büyük fırtınayı haber verircesine dümdüzdür.


Yatırdığın Prim Kadar, Paran Kadar Sağlık

B. ZEYNEP

Neoliberal politikaların ödünsüz uygulayıcısı AKP, çıkardığı yasalarla en temel insan haklarından eğitim ve sağlık hizmetlerini piyasalaştırıyor. Gündemdeki GSS yasası IMF’nin direktifleriyle hazırlandı. 2005 yılı Mayıs ayında IMF ile AKP hükümeti arasında imzalanan 19. Stand-By Antlaşmasının gereği olarak, emek ve meslek örgütlerinin görüş ve eleştirileri umursanmaksızın hazırlanan SSGSS (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) Yasa Tasarısı 2006 yılında yasalaştırıldı.


Düşünce Özgürlüğü Katliamı!

YEŞİM ERGÜN

Başbakan Erdoğan 24 Ocak Salı günü yapılan grup toplantısında, Hrant Dink meselesinin de Uludere meselesinin de devletin derin dehlizlerinde kaybolmasına izin vermeyeceğini, Uludere’de hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarına 123 bin lira verileceğini, ve bu paranın da onlara analarının ak sütü gibi helal olduğunu söyledi. Başbakan bu konuşmayı Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden tam 19 yılı geçmişken ve failleri hala ‘bulunamamışken’  yaptı.


Hrant ve Ermeni Jenosidi

N. ZAFER

Geçtiğimiz haftanın en önemli olayı Hrant Dink davası hakkında 14. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği karardı. Bu haftanın -hafta gerçi daha bitmedi ama- en önemli olayı da Fransa Parlamentosunda Ermeni soykırımı hakkında alınan karar olacak gibi. 14. Ağır Ceza Mahkemesi cinayetin bir örgüt işi olmadığına karar verdi ve tüm sanıkları örgütlü suç isnadından beraat ettirdi. Ardından kararı veren heyetin başkanı çıkıp “kararın içlerine sinmediğini ve kararın örgütün olmadığı anlamına gelmediğini, yalnızca yeterli delilin bulunamaması sebebiyle” beraat verildiğini söyledi. Temyizi işaret etti.


Burjuva Hukuku, Cezaevleri ve Özgürlük (1)

SERAP GÜNEŞ

Temelini mülkiyet ilişkilerinden alan, insana değil mülkiyete odaklı olan burjuva hukuku; sermaye, güç ve iktidar sahiplerinin lehine, işçi, ezilen ve muhaliflerin ise aleyhine esnetilebilen bir baskı aracı. Türkiye’de “baklava çalan çocuklar” vakasından, depremde kaybedilen canlarla bunda sorumluluğu bulunanlara verilen cezalar arasındaki orantısızlıktan, kredi kartı borcu yüzünden intihar edenlerin sayısı artarken büyük şirketlerin vergi yolsuzluklarının aflarla sumen altı edilişinden ortalama algının kanıksadığı bir gerçek bu.


Hrant'ın Hesabı Mutlaka Sorulacaktır!

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Hrant davası aynen benzerleri gibi oligarşik diktatörlüğün aklanması ile sonuçlandı. Mahkemede alınan karar, devletin bazı kurumları tarafından bir tetikçinin azmettirilmesi sonucu öldürüldüğü açıkça belli olan Hrant Dink cinayetini sanki sıradan, herhangi bir cinayet gibi gösterme çabasıdır. Her yerde örgüt bulan, icat eden sistem nedense bu cinayetle ilgili olarak örgüt bulamamıştır.


Katliam ve Yüzleşme

RIDVAN TURAN

Uludere katliamı Türk devletinin en büyük katliamlarından biri olarak tarihteki yerini aldı. Ancak adı bir türlü konamadı. Aslında varlığı da 12 saat boyunca medya tarafından halktan gizlendi. Katliam ‘Irak sınırındaki olay’ olarak verildi. Hükümet ve asker katliam karşısında insanın kanını donduran bir kayıtsızlık örneği sergiledi.


35 Cana Mahsup Edilen Başbuğ

AFŞİN DEMİR

Görülüyor ki, devr-i Tayyip’in "iyi saatte olsunlar"ı cemaatçi polis, savcı ve yargıçlar, hükümetin zora girdiği her durumda yeni bir tutuklama dalgasına girişerek vaziyeti idare etme taktiğinde ısrar ederlerse, çok yakında hapishanelerde yer kalmayacak.


'Ağırlaştırılmış Müebbet'

SİNAN VARLIK

Bir hayat sekiz metrekareye sığar mı? Bu soru bugün F tiplerinde ağırlaştırılmış müebbet mahpusların durumunu anlatır nitelikte. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve bu cezaya uygulanan infaz modeli, hem infazın uygulanış süresi hem de tecritin içinde yeni bir tecrit doğurur tarzdaki infaz koşulları açısından kabul edilemez boyutlara gelmiştir.


Ordu Devletinden Polis Devletine

M. ÖZLEM

MİT dış istihbarat için kurulmuş görünse bile esas uğraş alanı iç istihbarat olmuştur. Hatta istihbarattan öteye geçen iç operasyonları da olmuştur. Dış istihbaratta daha çok CIA ve MOSSAD’ın taşeronu olarak çalışmıştır. Hem bölgesel güç olmayı planlayan TC’nin yeni dış politika ihtiyaçları hem de devlet aygıtının yeniden yapılandırılması süreci MİT’in yapısında ve ilgi alanında değişikliğe gidilmesini gerektirmiştir.


SDP'li gençlerin gözaltı süresi uzatıldı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilişinin 5. yıl dönümü nedeniyle dün yapılan anma sonrasında gözaltına alınan 11 SDP'li gencin gözaltı süresi İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından 1 gün uzatıldı. Dün, parti binası önünde gözaltına alınan gençler, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'ye götürülmüştü. Gözaltındaki gençler yarın Çağlayan Adliyesi'ne çıkarılacak.


Sosyalist Kadınlar: Tecride karşı mücadele hattı gelişmeli

Kadın hareketinin sosyalist aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde 27 Temmuz’dan bu yana süren tecridin AKP hükümetinin açılım politikasının fiyaskoyla sonuçlanması anlamına geldiğini belirterek, tecride karşı mücadele hattının gelişmesi gerektiğine dikkat çekti. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, sosyalist kadın çevrelerinde tepkiyle karşılanıyor. SDP’li kadınlardan Burcugül Çubuk, 3 milyon insanın ‘Öcalan irademdir’ diye imza verdiği dikkat alındığında tecridin amacının ortaya çıktığını belirtti.


Polis Hrant Dink anmasına müdahale etti, 11 SDP üyesi gözaltında

Hrant Dink’in katledilişinin 5. yıldönümü olan bugün, onbinlerce kişi Taksim’den Agos’a yürüyerek, yargının Türkiye siyasi tarihinin en büyük siyasi suikastlarından biri hakkında, arkasındaki güçleri koruyacak şekilde “örgüt yok” kararı vermesini protesto etti. Sosyalist Demokrasi Partisi de “Hrant için, Adalet için” diyerek bu olayın üstünün örtülmesine karşı bugün yapılan yürüyüşte yerini aldı. Yürüyüş dağılırken Sosyalist Demokrasi Partisi İstanbul İl binası önünde polis tarafından gaz bombası atılarak abluka oluşturuldu, parti binasına girmek isteyen parti üyeleri darp edilerek gözaltına alındı.


Sizi Gidi Suç Ortakları

HRANT DİNK

İfade özgürlüğü açısından sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi’nin bir kravat olmadığını hatırlatan Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in tutumu belli... Taha Akyol’un sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın tutumu belli... Meclis’teki bütçe görüşmesinde konuya değinen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün tutumu belli. 301'i kaldırmaya ya da değiştirmeye niyetli gözükmüyorlar. Bu da demektir ki daha uzunca bir süre ifade özgürlüğü açısından sıkıntılı günler yaşayacağız.


Cezaevi mi? Esir Kampı mı?

HALİL İBRAHİM VARGÜN

‘Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, “Hükümlünün, görüştüğü kişiler vasıtasıyla bir suç örgütünü yönlendirdiğine dair somut olguların tespiti halinde Cumhuriyet Başsavcısının istemi ve infaz hâkimliğinin kararıyla hükümlünün avukatlarıyla ve diğer kişilerle görüşmesi 6 aya kadar sınırlandırılabilecek.” Söz konusu kanun teklifi meclis genel kurulundan muhtemelen olduğu haliyle geçip yasalaşacak.


Aileyi Değil Kadınları Koru!

İLKAY TANYER

Aile ve sosyal politikalar bakanı Fatma Şahin uzun bir dönemdir, ‘’Kadının ve Aile bireylerinin şiddetten korunmasına dair kanun’’ başlığı altında tasarı taslağı çalışmaları sürdürüyor. Başta feministlere, bağımsız kadın örgütlerine, çeşitli sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunarak başlattığı bu çalışma, şimdilerde AKP’nin politikalarına doğru kaymalar göstermeye başladı bile.  Bu durum, yeni anayasa hazırlığı için Fatma Şahin’in dernek ve kuruluşlara yapmış olduğu çağrının ne kadar samimiyetsiz olduğunu ortaya koyuyor bir yanıyla.


Baharın Ömrü Bir Yıl Olmayacak

SERAP GÜNEŞ

NATO’nun Libya müdahalesinin Arap Baharı’nı kışa dönüştürdüğüne dair yorumlar, Suriye’ye karşı Türkiye’nin de başrol oyuncusu olarak bizzat içinde yer aldığı rejim değişikliği operasyonu ile yaygınlaştı. Ortadoğu’da Şii eksenini zayıflatma amaçlı bu operasyon henüz nihayete ermiş değil. ABD Irak’tan çekilmesinin ardından ortaya çıkan boşluğun İran tarafından doldurulmasını önlemek, Irak’taki İran etkisini kırmak ve Sünni-Kürt eksenini güçlendirmek için El Kaide ile uzlaşma yolları arıyor. Burada da başrolde yine Türkiye var.


Evlerimizi Yıkmaya Kalkanların Saraylarını Başlarına Yıkacağız!

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

“Kentsel dönüşüm projesi” adı altında planlanan halkın barınaklarını yıkım planları fiilen hayata geçirilmeye başlanmıştır. Yaklaşık 20 yıl önce kentin çeperlerinde kalan varoşlar gelişen ve büyüyen metropollerin ortasında kaldılar. Burjuvazi bu alanlara gözünü dikti ve bu alanları gasp ederek rant elde etmek istiyor. Hükümet bu halkın evlerinin kurulu olduğu alanları TOKİ  vasıtasıyla burjuvaziye peşkeş çekmeye çalışmaktadır. Öyle ki halkın yaşam alanlarını TOKİ’ye satmış ve halk yasal olarak TOKİ ile karşı karşıya bırakılmıştır.


Seri Katil

RIDVAN TURAN

Türkiye tarihinin en ciddi katliamlarından biri iki hafta önce gerçekleştirildi. Olayda 10 -15 yaşlarında çocuklar da dahil 35 vatandaşımız F16’lardan atılan bombalarla paramparça edildi. Atadan babadan aynı işi yapan, aynı yoldan aynı yere giden ve aynı alış verişi yapan insanlar “güvenlik kuvvetleri”nin bilgisi dâhilinde yok edildi. Dünyanın neresinde olsa büyük bir olay olacak olan böylesi bir katliam bizde sıradan bir olay olarak kaldı. Ne hükümet tatmin edici bir tutum takındı ne de genelkurmay.


Sizin Tek Bildiğiniz Koyun Gütmekmiş!

33 ay önce yerel seçimlerin hemen ardından başlatılan ve bugün artık milletvekillerine kadar uzanmış bulunan bu KCK operasyonları ve tutuklama terörüyle kelepçelenen BDP yöneticilerinin, belediye başkanlarının, insan hakları savunucularının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin tam sayısı artık bilinmemektedir. Başbakan Erdoğan’ın daha birkaç gün önce “buraya niye geldin dağa çıksaydın!” diyerek ihbar ettiği Leyla Zana’nın ev ve bürosunun basılması, özel yetkili savcıların ve mahkemelerin siyasal iktidarla ne kadar iç içe çalıştıklarını bir kez daha kanıtlamıştır.


Şarkiyatçılıktan Esinlenen Bir Garip Garbiyatçılık

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Batı’nın Doğu üzerindeki sömürgeci emellerini temel alan yaklaşımlarını Şarkiyatçılık olarak özetleyebiliriz. Doğu’yu tanımlarken belirgin bir aşağılamanın yanında ötekileştirmenin “edebiyatı” yaratılır Oryantalizmle. Adeta Batı tarafından Yeni Doğu üretilmeye çalışılmıştır. Bir zamanlar Doğu imparatorları tarafından fethedilmeye çalışılan Batı artık kendisini Doğu’nun kurtarıcısı olarak görmeye başlamıştır. Hindistan, Çin, Osmanlı İmparatorluğu, Arap Yarımadası farklı farklı malzemeleri aynı sonuçları çıkarabilmeleri için şarkiyatçıya sunuyordu.


Hükümet Katliamın Üstünü Örtmeye Çalışacak

Şırnak Uludere'de 35 kişinin katledilmesine ilişkin bölgeye giden aydınlar, yazarlar ve milletvekilleri Cezayir Restorant'ta yaptıkları toplantında tanıklıklarını anlattı. Heyette yer alan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan hükümetin katliamın üzerini örtmeye çalışacağını belirterek "Bu meseleyi kuyruğundan tutup bırakmamalıyız" dedi. Basın toplantısına, İlkay Akkaya, Aynur Doğan, Jülide Kural, Yasemin Göksu, Meryem Koray, Necmiye Alpay, Sema Solaklı, Ferhat Tunç, milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Levent Tüzel'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.


Evrimin Maymun Halkasında Takılanlar

M. ÖZLEM

Yaşadıklarımız insan bilincindeki yaralanmanın fiziksel bütün yaralanmalardan daha ağır olduğunu ispatlıyor. An geliyor kötünün kötüsüyle yüzleşiyor insan. Ölümün bile hafif kaldığı durumlar yaşanıyor ve beteri bu çeşit karşı karşıya gelişler çoğalıyor ve sıradanlaşıyor. Acı atıyor öfkeye karışıyor ve isyanla kanamaya başlıyor içimizde acıyan yerler. Acı tarifini yitiriyor sözcükler kayboluyor.


2012 İsyanın Yılı Olsun

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

2011’de Türkiye’deki ve Ortadoğu’daki iktidar ilişkileri açısından önemli gelişmeler yaşandı. Dünya çapında ise kapitalist sistemin bir türlü sürdürülebilir bir denge sağlayamadığı görüldü. Şu sıralar olgunlaşmakta olan daha büyük bir ekonomik krizden bahsedilmekte. Her ne kadar hükümet bir evvelki ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçtiğini iddia etse de, krizin sonuçlarını (bedelini) bütün dünya halkları, işçi sınıfı ve ezilenleri ödedi. Bu duruma karşı tüm dünya çapında eylemler yapıldı ve isyan hareketleri oluştu.


Susma 'Sen de Bir Ses Çıkar'

GÜNAY KUBİLAY

Hatırı sayılır bir zaman aralığından sonra Halkların Demokratik Kongresi (HDK) sokağa çıkmaya hazırlanıyor.  7 Ocak’ta “Sen de Bir Ses Çıkar” çağrısıyla politik bir kampanya başlatıyor. Kampanya boyunca her hafta işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, özcesi Türkiye halklarının emek, barış, özgürlük ve adalet özlemlerine anlamlı, eylemli ve etkili bir yanıt vermek için sürekli “sen de bir ses çıkar” çağrısı yapılacak. Bütün illerde eş zamanlı ve tek merkezde, değişen güncel ve öncelikli talepleri eksen alınarak üç ay boyunca kesintisiz biçimde sürecek.


Yeni Yıla Girerken...

RIDVAN TURAN

Yeni yıla günler kala eski yılın son bomba hareketi Ali Babacan’dan geldi. Avrupa’nın büyük bir ekonomik ve siyasal kaos içinde olduğunu söyleyen Babacan, "Bizim AK Parti iktidarımızı, hükümetimizi, Sayın Başbakanımızı bugün herhangi bir Avrupa ülkesine götürün koyun inanının 3 ayda sorunlar çözülür" dedi. Bu çıkışıyla “ben Kürt sorunu nedir bir türlü anlayamıyorum, arıyorum bulamıyorum” diyen, bilgi ve zekası sıfatından belli, kalbinde acar bir bekçi olmak var iken bir anda İçişleri Bakanlığına zıplamış kasaba toramanı İdris Naim Şahin’den de, “Dün kamyon sürdüm Leonardo da Vinci” diye komiklik yapan, Amerika’daki Türk dernekleri başkanlığından devşirilmiş Amerikan tarzı rahatlık ve cahillikle karışık çiğ ve yılışık ifadesi yüzünden eksik olmayan New York ibişi Egemen Bağış’tan da eksik kalır yanının olmadığını kanıtladı.


Terör şiir, resim, makale değil, savaş uçaklarınızın yağdırdığı bombalardır

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Kürtlerin hakları tanınacak demesi üzerine hepimizi endişe sardı. Çünkü 2007’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “iyi şeyler olacak” dediğinde askeri ve siyasi operasyonlar yoğunlaşmış, çözüm politikasının daha fazla ölüm olduğu anlaşılmıştı. Arınç’ın açıklamalarının hemen öncesi günlerde hükümet tarafından yapılan “KCK operasyonları ile askeri operasyonlar eşgüdümlü yürütülüyor” açıklaması, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in terör ve terörist tanımlamalarının neredeyse milyonları kapsaması, AKP iktidarının asıl niyetinin itirafı idi.


Ortak Hedef: Sosyalist Yeniden Kuruluş

AFŞİN DEMİR

Sosyalist hareketin içinde bulunduğu tıkanıklık ve yerinde sayma durumunun “eski altın günleri” ihya etme refleksiyle değil, toplumsal mücadelelere ve işçi hareketine bir “yeniden kuruluş” perspektifiyle yaklaşmak suretiyle aşılabileceği düşüncesi, Sosyalist Demokrasi Partisinin de içinde yer aldığı Sosyalist Yeniden Kuruluş Parti Girişimini (SYKPG) oluşturan öznelerin  ortak paydalarının en önemlilerinden birini teşkil ediyor. Bununla birlikte SYKPG’nin bugüne kadar sürdürdüğü tartışmaların seyrinin de açıkça ortaya koyduğu üzere “yeniden kuruluş” kavramından/hedefinden ne anlaşılması gerektiği konusundaki farklı bakış açıları arasında bir tür modus vivendi tesis edebilmek dahi, önemli bir düşünsel ve pratik mesaiyi gerektirmekte.


Din Sorununa Sosyalizmin Gözlüğünden Bakmak

N. ZAFER

Din sosyalistlerce hep sorunlu ve tuzaklarla dolu bir alan olarak görüldü. Dindarlık ve sosyalistlik birbirinin antitezi olarak değerlendirildi. Hatta ülkede sosyalizm mücadelesinin kitlesel bir karakter kazanamamasının sebebi olarak dinin toplumsal ve siyasal rolü gösterildi. Dine ilişkin tartışmalar türban, laiklik vb gibi gündemlerin sıkıştırmasıyla kimi zaman yoğunlaştı. Böylesi dönemlerde din ya şiddetli bir saldırının hedefi oldu ya da mütedeyyinlerle çatışma yaşamamak adına sorun yokmuş gibi davranıldı. Her durumda sol, tutum açıklamanın ötesine geçemedi ve din sosyalist politikaya dışsal adeta öncesiz ve sonrasız, verili bir hal olarak görüldü.


Seç Beğen! Soykırım, Katliam, Asimilasyon

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

İktidarının bir evresinde başbakan, AKP hükümetinin “asimilasyon ve inkar” politikalarına son verdiğini açıklamıştı. Geçen hafta başbakan yardımcısı Arınç da Kürtlerin bütün haklarını vereceklerini belirten bir konuşma yaptı. Bu iki ifade tarzı hem birbirleri ile çelişmekte hem de ortaklaştıkları bir gerçeğin altını çizmektedir. Aralarında çelişmekteler çünkü başbakan özet olarak sorunu çözdük, yardımcısı ise çözeceğiz demektedir. Ortaklaştıkları gerçek ise Kürt sorununun, asimilasyon-inkar ve hak gaspları ile varlığıdır. Bütün bu zulmü gerçekleştirenin de oligarşik diktatörlük olduğu itiraf edilmektedir


Yeni Bir Dönem Açılıyor: Büyük Depresyon

SUNGUR SAVRAN

Önümüzdeki dönemde üç senaryo mümkündür. Birinci senaryoda, AB’de ve dünyada bir resesyon yaşanırsa, Türkiye’nin büyüme hızı düşer, belki de negatif olur. İkinci senaryoda, Yunanistan resmen iflas eder, avrodan ayrılır, avro yaralanır. Bunun başta Avrupa olmak üzere dünya çapında sermaye birikiminde büyük bir sarsıntıya yol açmaması olanaksızdır. Türkiye ekonomisi büyük bir daralma yaşar, işsizlik 2009 baharının resmi rakamı % 16’nın üzerine çıkar, işçi ve emekçiler büyük zorluklarla karşı karşıya kalır. Üçüncü senaryoda, İtalya çöker ve... her şey çöker! Bu durumda olabilecekleri tahmin etmek bile zordur. 


              

Sosyalist Demokrasi'yi
izlemek için:




Btn_blue_122x44



SOSYALİST DEMOKRASİ

www.sosyalistdemokrasigazete.net posta@sosyalistdemokrasigazete.net
15 Günlük Siyasi Gazete
Adres: Şehit Muhtar Mah. Yoğurtçu Faik Sk. No:14 D: 2 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212256100

 
Loading