EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK İÇİN BOYKOT!

AKP'nin referanduma sunduğu anayasa değişikliği paketi, 12 Eylül 2010 günü oylanacak. Bu pakette biz işçiler, emekçiler, ezilenler kendimizden bir şey bulamadık. Özgürlük ve eşitlik adına bir ilerleme yok.

AKP, kendi başına hazırladığı bu pakette sadece kendi çıkarlarıyla ilgileniyor. Kendi kadrolarına yüksek yargıda yer açmaya çalışıyor. Bunun adına da demokratikleşme diyor. YÖK Başkanını atadıklarında üniversiteler demokratikleşti mi? Anayasa Mahkemesi'nde ve HSYK'da da yaşanacak olan budur. Demokratik bir adım atmak için 12 Eylül kurumlarını ortadan kaldırmak gerekir.

Paketin cazibesini artırmak için konulan diğer maddeler göstermeliktir. Bu paket, ne parti kapatmaları yasaklıyor, ne kamu emekçilerine grevli toplusözleşme hakkını sağlıyor. 12 Eylül generallerinin yargılanmasını önleyen geçici 15. maddenin kaldırılması olumlu olsa da, “zaman aşımı” zırhı cunta suçlularını korumaya devam etmektedir.

Pakette olanlar kadar olmayanlar da önemli! Mesela, Kürt sorunuyla ilgili tek bir düzenleme yok. Üstelik de “Açılım” üzerine bunca söz tüketilirken. Ne Kürt ulusunun varlığını tanıyor, ne anadilde eğitim hakkını sağlıyor. Anayasanın tekçi yapısı olduğu gibi korunuyor.

AKP'nin paketi, tıpkı daha önceki 16 değişiklik paketi gibi, 12 Eylül Anayasası'nı makyajlayarak ömrünü uzatıyor. Bu yüzden bu pakete Evet demiyoruz.

MHP ve CHP'nin oluşturduğu Hayır cephesi ise, 12 Eylül Anayasasını ve onun kurumlarını güçlendirmeye çalışmaktadır. Bu referandumda 'Hayır' oyu vermek, 12 Eylül Anayasasını onaylamak anlamına gelir. Bu yüzden bu pakete Hayır da demiyoruz.

Egemenlerin önümüze koyduğu bu iki seçeneği de reddediyoruz. Kendi seçeneğimizi yaratmak için Boykot yapıyoruz. Boykot hareketimiz, 12 Eylül düzeniyle hesaplaşmaya, politik özgürlüğü ve demokratik hakları kazanmaya çağrıdır.

12 Eylül darbesi, işçilerin ve ezilenlerin kurtuluş mücadelelerini ezmek için yapılmıştı. Sömürü ve yağma sistemini güvenceye almış, emekçileri ve sömürülenleri ise bastırmıştı. 12 Eylül Anayasası da bunun belgesidir. Bu anayasayı çöpe atacak olan, 12 Eylül düzeninin yarattığı partiler değil, biz emekçiler ve ezilenleriz.

Boykot edelim ki, halkımızın 'Değişim' talebi gürül gürül aksın, sokaklardan yükselen mücadele 12 Eylül Anayasası'nı ve düzenini önüne katsın. 

Boykot edelim ki, Kürt sorununda özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kazansın.

Boykot edelim ki, 12 Eylül cuntasının tüm insanlık suçlarından hesap sorulsun!

Çünkü, işçilerin, ezilenlerin, halkımızın temel talepleri AKP'nin paketinde yoktur, olamaz da. Çünkü Hayırcı cephe de bu taleplere karşı durmaktadır.

Kürt sorununun demokratik çözümü için... İşçilerin ve kamu emekçilerinin sınırsız grev ve örgütlenme özgürlüğü için... Parasız eğitim, parasız sağlık, iş güvencesi için... Anadilde eğitim ve öğrenim hakkını sağlamak için... Halkın düşünce, ifade, basın, örgütlenme özgürlüğü için... Kadınların ve erkeklerin hukuki ve fiili eşitliği için... Seçim barajının kaldırılması için... YÖK'ün dağıtılması için... Diyanet'in lağvedilmesi ve zorunlu din derslerinin kaldırılması; Aleviler gibi ezilen inanç grupları üzerindeki baskıların yok edilmesi için... Yerel yönetimlerin, demokratik yerel meclisler aracılığıyla güçlendirilmesi için... Emekçi köylünün yıkımını durdurmak için...

Herkesi, 12 Eylül günü sandığa gitmemeye, sokağa çıkmaya çağırıyoruz.

Ne 12 Eylül Anayasası, Ne AKP Yalanı!

12 Eylül Anayasası çöpe, cuntacılar sanık sandalyesine!

Özgürlük ve eşitlik istiyorum, sandığa gitmiyorum!

EZİLENLERİN VE EMEKÇİLERİN BOYKOT CEPHESİ

 

u 4. KONFERANS VE SDP'NİN AMACI ÜZERİNE

u SDP 4. KONFERANS KARARLARI

u SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN'IN 4. BÜYÜK KONGRE KONUŞMASI

u 4. KONGRE FOTOĞRAF GALERİSİ

u SDP 4. KONFERANS/KONGRESİ

u SDP 4. OLAĞAN KONGRESİ BAŞLADI

u TÜRKİYE'DEN SOLSUZ SİYASET MANZARALARI VE 4. KONGREMİZ

u MÜCADELE İÇİN BİRLİK, BİRLİK İÇİN MÜCADELE, DEVRİM İÇİN SOSYALİST DEMOKRASİ

 

u 4. KADIN KONFERANSI SONUÇ METNİ 


DEVRİM İÇİN SOSYALİST DEMOKRASİ www.sosyalistdemokrasigazete.net posta@sosyalistdemokrasigazete.net
15 Günlük Siyasi Gazete
Adres: Şehit Muhtar Mah. Yoğurtçu Faik Sk. No:14 D: 2 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 02122549478
 
 

SOSYALİST DEMOKRASİ 96

Savaşa karşı barış, ölüme karşı hayat

Ne 12 Eylül Anayasası ne AKP aldatmacası

Özerklik talebi demokratik ve haklı bir temele dayanmaktadır RIDVAN TURAN

Barış şansımızı bir kez daha kaybetmeyelim YEŞİM ERGÜN

Paşasının başbakanından başbakanının paşasına AFŞİN DEMİR

Devletin erkekliği erkeğin devleti SEHER TAHRAN

30 yıldır 12 Eylül darbesinin karanlığı İLKAY TANYER

12 Eylül ve ülkücü hareketin tavrı

Toplu sözleşme hemen şimdi NURŞEN YILDIRIM

KESK ve referandum B. ZEYNEP

AKP neden 12 Eylül Anayasası'nda değişiklik ihtiyacı duyuyor?

Orta oyununa cevabımız: Boykot cephesi TUNCAY YILMAZ

Çel-Mer Metal işgalle kazandı

Mücadele ateşi UPS işçileriyle yükseliyor

UPS işçileri anlatıyor

İşçilerin birliği sermayeyi yenecek

Kolombiya'nın katliamcısı koltuğa oturdu ERKAN ÇINAR 

Yaşamımızın bir parçası haline gelen GDO'lu ürünler TAHİR OZAN 

Yaşayan tek Ermeni köyünün kadınlar kolu SULTAN SEÇİK 

Sokak şairi Yücel Yarımbatman ve bir 'imkan' olarak sokak K. MUTLU 

Yeni döneme girerken nasıl bir Genç-Sen? AYLİN MERT 

Bir savunma ve süregelen zihniyet ERDAL KOZAN  

 

 

 

 

 

 

 



GÜNAY KUBİLAY

Kürt sorununda kritik eşik

BERFİN GÜNAYLI

Savaşı anlatanlar, barışla yaşayanlar  

RIDVAN TURAN

Sosyalist birlik ve 21. yüzyıl sosyalizmi -2-

HÜSEYİN TAKA

Bütün Karadeniz'in dağları birleşin!

YEŞİM ERGÜN

Barış şansımızı bir kez daha kaybetmeyelim!

AFŞİN DEMİR

Devrimci kolektif özne için birlik!

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Nereden başlamalı?


Operasyonlar durdurulsun barış olsun

1 Eylül Dünya Barış günü İstanbul Taksim'de yapılan etkinlikle kutlandı. Galatasaray’da zincir oluşturarak tramvay  durağına kadar yüründü. "Operasyonlar Durdurulsun Barış Olsun" pankartının açıldığı etkinliğe SDP, TÖP, ESP, İHD, KESK Şubeler Platformu ve yanısıra 20 kurum daha katıldı. Etkinlikte "Hiç kimse asker doğmaz; Bıjı bıratıya gelan; Bıjı aşiti, Yaşasın barış." sloganları atıldı.


Ups genel merkezine yürüyüş

Ups işçileri direnişin 120. gününde Ups genel merkezine yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş Çapa'da başlayıp tranvay yolu üzerinden devam ederek genel merkez önünde sonlandı. Eyleme yaklaşık 600 kişi katıldı. Yürüyüş boyunca "Ups'ye sendika girecek başka yolu yok; Baskılar bizleri yıldıramaz; Gün gelecek devran dönecek, Ups işçiye hesap verecek." sloganları atıldı.


Savaşa karşı barış, ölüme karşı hayat

71 yıl önce, 1 Eylül’de Nazi ordularının Polonya’yı işgaliyle başlayan 2. Paylaşım Savaşı, ardında milyonlarca ölü, yaralı, sakat, yıkılmış kentler, onulmaz acılar bırakarak insanlık tarihinin en büyük yıkımına yol açtı. 71 yıl sonra bugün hala savaşlarla, işgallerle, çatışmalarla insan hayatı, insanlık değerleri, en temel insan hakları ayaklar altına alınarak; dünyamız, bölgemiz, ülkemiz, bir cehenneme çevrilmekte. Savaş çocuk-kadın-erkek ayırt etmeden tüm insanlığı insanlık değerlerinden sıyırarak başlarına atom bombası, seyreltilmiş uranyum yağdırmakta, Savaş yalnızca insanlara ve halkların varlığına değil; kültürlerine ve tarihlerine kastetmekte, hayatta kalmayı başaranların bilinçlerini ve duygularını taşlaştırmakta. 


AKP darbe anayasasının ömrünü uzatmak istiyor

Anayasa paketinde, işçi sınıfı ve ezilenler adına, demokrasi ve özgürlük adına hiçbir ilerlemenin olmaması ve bu yüzden Anayasa değişikliği referandumunu boykot etmek üzere bir araya gelen çeşitli siyasi partiler ve çevrelerden oluşan “Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi”nin Bursa ayağı kuruldu. Bursa’da yapılan basın açıklamasında bileşenler adına açıklamayı yapan SDP MYK üyesi Seher Tahran, “AKP, iddia ettiğinin aksine, 12 Eylül'le hesaplaşmıyor, 12 Eylül kurumlarında kendisine yer açmaya çalışıyor." dedi. 


Sandığa değil sokağa, hesap sormaya...

AKP'nin referanduma sunduğu anayasa değişikliği paketinde işçi sınıfı, ezilenler, demokrasi ve özgürlük adına bir ilerlemenin olmadığına dikkat çeken bazı siyasi partiler ve çevreler, referandumu boykot çalışmalarını yürütmek üzere Ankara'da Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesini kurdu. Boykot Cephesi, 16 Ağustos – 11 Eylül tarihleri arasında çeşitli eylem ve etkinliklerde bulunacak.


Aydınlar da 'boykot' dedi

Diyarbakır ve İstanbul'dan sonra Ankara'daki aydınlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de boykot kararına destek verdi. Geçen hafta İstanbul'da düzenlenen basın açıklaması ile sandığa gitmeme kararını üç yüzün üzerinde imza ile kamuoyuna açıklayan ve yeni imzalarla bu kampanyayı genişleten aydın, hukukçu, siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcileri Mülkiyeliler Birliği'nde basın açıklaması yaptı. Şairlerden Babür Pınar, Mehmet Özer, Ahmet Telli, Necmettin Salaz, Yazar Haluk Gerger, Av. Hüseyin Aslan, Prof. Dr. Cengiz Güleç, Yavuz Önen. Prof. Dr. Kadir Cangızbay ile çok sayıda aydının imzasının bulunduğu açıklamaya, BDP, SDP, İHD ve 78'liler Devrimci Dayanışma Derneği de destek verdi.


Emekçilerin ve ezilenlerin boykot cephesi kuruldu

12 Eylül Askeri cuntası koşullarında zorla kabul ettirilen; kapitalist sömürünün, emperyalist ekonomi politikalarının, tekçi inkarcı ırkçı anlayışın, faşist merkeziyetçi devlet yapısının, generallerin siyasete sistematik müdahalesinin, erkek egemenliğinin, Türk-İslam sentezinin üzerine inşa edilmiş 1982 Anayasası'nı çöpe atmayı hedefliyoruz. Demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, katılımcı ve sosyal haklara dayanan taleplerin kazanılması temelinde bir hareketi bütünlüklü olarak ele alan bir örgütlenme ve mücadele sürecini Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi'yle büyüteceğiz.


Kürt Halkı Yalnız Değildir


'Vatanını milletini sevenler' İnegöl'ü savaş alanına çevirdi


UPS'ye sendika girecek!


Adalı'nın yoldaşları Adalı'nın yolunda yürüyor!


u TÜM HABERLER


B. ZEYNEP

Kesk ve referandum

KESK örneğinden devam edersek; bu sendika tabanı içinde farklı politik tercihleri barındıran bir yapıya sahiptir. Var olan bu gruplarla herhangi bir örgütsel bağı yoktur. Sınıf örgütüdür. Farklı politik grup ve bu grupların farklı tercihlerinin herhangi birinin arkasında durması örgüt tabanını parçalama riskini taşır.


TAHİR OZAN

Boykot taktiği işlevselleştirilmelidir

Yapılması planlanan anayasal değişikliklerin, ezilenlere, işçilere, kadınlara, Kürtlere yeni bir şey getirmediği bilinirken, oligarşinin unsurları topu kendi aralarında çevirip halklara da bu işin figüranı rolünü uygun görürken, bu oyunu teşhir olanağını kullanmaktan imtina edip bu sürecin taraflarından olmaya kalkışmak abesle iştigal değilse nedir?


BARIŞTA ERDOST

Lenin'in 'belki en önemli hata'sı!

O Lenin’den “emperyalizm artık her yerdedir”i çıkarsadığı anda, emperyalizmin içsel olgu olduğunu da teslim etmiş olmakta, ama bu durumda antiemperyalizmin yabancı düşmanlığıyla ve milliyetçilikle alakasının kalmadığını anlayamamaktadır. Milliyetçiliğin kökenlerini enternasyonalizmde aramak gibi beyhude bir çabayı, emperyalizmi kapitalizmin dışında “spesifik” “uluslararası zorbalık” örnekleri olarak niteleyerek allayıp pullamaya çalışmaktadır.


FİLİZ KURNAZ

Filler çarpışırken ezilenler boykota...

Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi bugün yolun yarısını almıştır. Yolun diğer yarsında ise tüm bileşenleriyle boykot talebini daha güçlü haykırmalı bugünden yarına bu cepheyi tüm ezilenlerin ortak mücadele cephesine hizmet edecek şekilde örgütlemelidir.


İLKAY TANYER

TSK ormanları yakıyor

Geçtiğimiz Temmuz ayı içerisinde Güney ve Kuzey Kürdistan’da 33 alanda askeri operasyonlarla orman yangını çıkarıldı. Çıkarılan orman yangınlarında bir kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı.


DOĞUŞ ŞAHİN

La vita è bella

Roberto Benigni’nin senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamanda başrolünü oynadığı 1997 yapımı 3 oskarlı İtalyan filminin adı “La Vita è Bella”. Yani “Hayat Güzeldir”. Ben de kendime sordum hayat güzel mi?


ERSİN ÖNSEL

Neler oluyor?

Egemen sınıfların kendi bünyelerinde Hürriyet ve İtilaf Fırkasından beri dıştalanan, iktidarlara ortak edilmeyen varlıklı sınıflar sistematik bir tempoyla 80 yıllık bir maratonun sonunda İslam soslu yeni burjuvazi olarak tarih sahnesindeki yerini almış bulunmaktadır. Burjuvazinin kendi arasındaki rövanşı çok net bir şekilde gerçekleşmiş, Kemalist burjuvazi iktidar yolunda ağır bir darbe almıştır.


M. ÖZLEM

Tahrik olduk bir kere!

Tahrik olma eylemi egemene aittir. Erkeğe, Türk’e, yöneticiye aittir. Ezilenin ya da yönetilenin değerlerini, özgürlüğünü ya da kazanımlarını hiçe sayar. Toplumsal olarak tahrik kavramıyla açıklamaya başladığınız andan itibaren adalet kavramını hiçe saymaya başlamışsınızdır. Adalet çoğul bir kavramdır. Tahrik tekil bir kavramdır.


SULTAN SEÇİK

351 Kürt çocuk öldürüldü!

351 Kürt çocuk; Dağda hayvan otlatırken… Anasının kucağında mışıl mışıl uyurken… Sokakta top oynarken… Eve su taşırken… Çalı çırpı toplarken… Tarlada çapa yaparken… Babasının elinden tutmuş gezmeye giderken… öldürüldüler.


NURETTİN ALDEMİR

CHP yeni genel başkanı ile nereye koşuyor?


AYLİN MERT

Başbakan Necdet'in, Erdal'ın adlarını kirli politikalarına alet edemez


SERKAN KAYA

Ortada sandık var yandan geç


ERKAN ÇINAR

Medya mı, apoletli akbabalar mı?


Ç. YAŞAM

Referanduma gitmiyorum


u TÜM YAZILAR


     
Loading